Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/2273 E., 2023/608 K.

SUÇ : Kasten yaralama

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması

1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarih, 2018/11-38 Esas ve 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca ilk derece mahkemesince verilen "ceza verilmesine yer olmadığına" dair karar, istinaf mercii tarafından "mahkûmiyet" kararı verilerek hüküm türü değiştirildiğinden, kararın temyizi kabil olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır.

2.İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Amasya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2021/450 Esas, 2022/374 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 27/2. maddesi delaletiyle 5271 sayılı Kanun'un 223/3-c maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.03.2023 tarihli ve 2022/2273 Esas, 2023/608 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının(aleyhe) istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280/1. maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesiuyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla sanık hakkında katılana karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1-3-e, 87/1-c-son, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğine, haksız tahrik şartlarının oluşmadığına ilişkindir.

2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunma hükümleri uygulanarak sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, katılanın yüzünde sabit iz oluşturacak nitelikte yaralanma bulunmadığına, haksız tahrik nedeniyle yapılan indirimin yetersiz olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE

1.Katılan ile sanığın kızı tanık ...'nin olay öncesinde arkadaşlıklarının bulunduğu, bir süre sonra sanığın kızının katılandan ayrıldığı, katılanın kendisiyle süreç içerisinde görüşmek için girişimlerde bulunduğu, ancak tanık ...'nin görüşmek istemediği, buna rağmen katılanın görüşme isteğinden vazgeçmediği ve olay tarihinden yaklaşık 15 gün önce de yine alkollü halde akşam saatlerinde sanığın kızı olan ve birlikte aynı evde yaşadıkları ...'nin konutuna giderek kapıyı çaldığı, kapıyı sanığın açması üzerine oradan ayrıldığı, sanığın bu durumu katılanın babasına anlatarak rahatsızlıklarını bildirdiği, buna rağmen katılanın olay günü aşırı alkollü halde sanığın evine gelip kapı zilini çaldığı, kapıya gelip dürbünden baktığında katılanı gören tanık ...'nin kapıyı açmadan "git buradan" diyerek bağırdığı, ancak katılanın kapı önünden ayrılmadığı, ...'nin apartmanın içerisinde başkaları tarafından duyulması endişesiyle kapıyı açmak durumunda kaldığı ve tekrar gitmesi için uyarmasına rağmen katılanın eve girmeye çalıştığı, bu sırada sesleri duyan ve mutfakta olması nedeniyle elinde bıçak bulunan sanığın kapıya geldiği, eve girmek için zorlayan katılanla aralarında itekleşme başladığı ve bu sırada sanığın elindeki bıçakla katılana vurarak hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın olay sırasında bıçağı hedef gözeterek vurduğuna ilişkin kesin delil bulunmaması, tek darbe ile yetinmesi, bıçağı rastgele savurması ve katılanın vücudunda organ hasarı olmaması birlikte değerlendirildiğinde eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, olay tarihinde katılanın alkollü vaziyette sanığın ikametine geldiği ve ikamete girmeye çalıştığı sırada aralarında çıkan arbede sırasında sanığın katılanı sırt bölgesinden hayati tehlike geçirecek derecede yaraladığı olayda katılanın elinde sanık ve ailesine saldıracak veya zarar verecek elverişli bir alet bulunmaksızın sanığın ikametine geldiği ve aşırı alkollü olan katılanın sanık ve yanında bulunan kızı tarafından kuvvet uygulanması suretiyle ikametten uzaklaştırılabileceği, hususları birlikte değerlendirildiğinde katılandan sanığa yönelen ağır bir saldırı bulunduğundan bahsedilemeyeceği anlaşıldığından somut olayda meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin yasal koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Katılandan sanık ve ailesine yönelen, olay tarihi öncesinde ve olay tarihindeki haksız söz ve davranışların sürekliliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında sanık hakkında 1/4 ile 3/4 arasında indirim öngören 5237 sayılı Kanun 29. maddesi uyarınca haksız tahrik nedeniyle azami ile makul arasında bir oran belirlenerek indirim yapılması yerine yazılı şekilde 1/2 oranında makul seviyeden indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

4.Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 10.02.2022 tarihli raporunda katılanın yaralanmasının yaşamını tehlikeye soktuğu, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği ve yüzde sabit ize neden olmadığının belirtildiği, rapor içeriği ve dosya kapsamı itibariyle katılanın yüz bölgesinde herhangi bir yaralanma bulunmadığı, Mahkeme tarafından da sanığın eyleminin hayati tehlike oluşturacak derecede kasten yaralama suçunu oluşturduğunun kabul edilmesine karşın sanık hakkında uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 87/1-d maddesi yerine 87/1-c yazılması hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde (3 ve 4) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.03.2023 tarihli ve 2022/2273 Esas, 2023/608 Karar sayılı kararının haksız tahrik indirim oranı ve kanun maddesinin yanlış uygulanması nedenleriyle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.11.2024 tarihinde karar verildi.

***