"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/3897 değişik iş
İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli ve 2021/743 Esas, 2021/812 Karar sayılı kararıyla 2 ay 15 gün hapis cezasına hükümlü ...'nın, bu cezasının infazı sırasında, 11.05.2022 tarihinden geçerli olmak üzere koşullu salıverilmesine ilişkin İzmir 2. İnfaz Hakimliğinin 10.05.2022 tarihli ve 2022/6944 Esas, 2022/6950 Karar sayılı kararını müteakip, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilmesi sebebiyle koşullu salıverilme kararının geri alınması talebinin, ikinci suçun denetim süresi içerisinde işlenmediğinden bahisle reddine dair İzmir 2. İnfaz Hakimliğinin 14.09.2023 tarihli ve 2023/16508 Esas, 2023/16738 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2023 tarihli ve 2023/3897 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.12.2023 tarihli ve 94660652-105-35-29947-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2024 tarihli ve 2024/3295 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2024 tarihli ve 2024/3295 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Somut incelemeye konu infaz dosyasına göre, hükümlünün İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli ve 2021/743 Esas, 2021/812 Karar sayılı kararıyla hükmedilen 2 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin kararın infazı için ilk kez ceza infaz kurumuna 04.04.2022 tarihinde alındığı ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 04.04.2022 tarihli ve 2022/2-484 ilamat sayılı müddetnameye göre hakederek tahliye tarihinin 18.06.2022, koşullu salıverilme tarihinin ise 11.05.2022 olarak belirlendiği,
İnfaz hukukunda hükümlünün ceza evinde geçirmesi gereken süre ile koşullu salıverildikten sonra belirlenen denetim süreleri bakımından lehine olan hükümlerin alınarak karma bir uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, hükümlünün 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca şartla tahliye edildiği, 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin ikinci fıkrasının hükümlünün ceza evinde geçirmesi gereken süre bakımından lehe olduğu, çapraz ve karma bir uygulama yapılamayacağının anlaşılması karşısında, denetim süresinin 5275 sayılı Kanun'un 7242 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre belirlenmesi gerektiği, bu sürenin cezaevinde geçirilmesi gereken süre kadar devam edeceği gözetilerek yapılan değerlendirmede,
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince hükümlünün üzerine atılı 23.11.2018 tarihinde işlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin ikinci fıkrasında kapsam dışı sayılan suçlardan olmaması ve suç tarihinin de 30.03.2020 tarihinden önce olması nedeniyle, hükümlünün infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin cezasının yarısı oranında olması, denetim süresinin ise infaz kurumunda geçirmesi gereken süre kadar olması gerektiğinden, hükümlünün cezaevinde geçirmesi gereken sürenin 1 ay 7 gün olduğu, denetim süresinin bu süre kadar belirlenmesi nedeniyle denetim süresinin bihakkın tahliye tarihi olan 18.06.2022 tarihinde sona erdiği, hükümlünün 03.06.2022 tarihinde işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2022 tarihli ve 2022/205 Esas, 2022/467 Karar sayılı kararı ile 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan suçun denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılmakla, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107 nci maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca, koşullu salıverilmenin geri alınmasına konu 12 yıl 6 ay hapis cezasının iki katı süresinin, ikinci suç tarihi olan 03.06.2022 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 18.06.2022 tarihini geçmemek üzere 15 günlük sürenin geri alınmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. 23.11.2018 tarihinde işlemiş olduğu trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma suçundan 2 ay 15 gün hapis cezasına mahkum olan hükümlünün, bu cezasının infazı sırasında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezasından 1/2 oranında indirim yapılmak suretiyle 11.05.2022 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine karar verildiği, bihakkın tahliye tarihi 18.06.2022 olan hükümlünün tarihinde işlemiş olduğu uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.
3. Şartla tahliye edilen hükümlü hakkında infaz işleminin özgürlüğü bağlayıcı cezanın kanun gereği yerine getirilmesi tarihine kadar kesintisiz sürdüğünün kabul edilmesinin zorunlu olduğu, 7242 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile yapılan değişiklik öncesi 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin altıncı fıkrasında şartla tahliyesine karar verilen hükümlünün denetim süresine tabi tutulacağı, bu denetim süresinin ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadar olacağı ve süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemeyeceği öngörülmüştür.
4. 7242 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile yapılan değişiklik sonrası 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre şartla tahliyesine karar verilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresinin ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadar olacağı ve süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemeyeceği öngörülmüştür.
5. 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin 12 nci fıkrasında şartla tahliye edilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde şartla tahliye kararının geri alınacağı, aynı maddenin 14 üncü fıkrasında, denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi halli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağı kabul edilmiştir.
6. Hükümlünün infaza konu suçun işlendiği suç tarihinden sonra şartla tahliye süresinin ve buna bağlı olarak denetim süresinin hükümlü lehine düzenleme getiren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un geçici 6 ncı madde hükmü dikkate alınarak yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, ancak bu belirleme yapılırken daha önceki şartla tahliye tarihinin değiştirilmesinin mümkün olmadığı, belirlemenin lehe yapılan değişiklik nedeniyle ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin tespiti ve bu tespite göre denetim süresinin belirlenmesi ile sınırlı olduğunun kabulü gerektiği, ayrıca lehe kanun uygulamasında temel kural, eski ve yeni kanun hükümlerinin ayrı ayrı bir kül olarak değerlendirilip, hangi kanunun lehe olduğunun belirlenmesi ve şartla tahliye edilen hükümlünün hapis cezasını gerektiren ikinci suçu bu belirlenen denetim süresi içinde işlemesi halinde şartla tahliye kararının geri alınmasına karar verilmesi gerekmektedir.
7. Bu açıklamalara göre; 23.11.2018 tarihinde işlemiş olduğu suç nedeniyle verilen ve kesinleşen 2 ay 15 gün hapis cezasının infazı sırasında 11.05.2022 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine karar verilen hükümlünün 7242 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile değişiklik yapılmadan önceki mevcut düzenlemeye göre hukuki durumu değerlendirildiğinde, hükümlünün şartla tahliyeye hak kazanabilmesi için ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre 2/3 oranı üzerinden hesaplama yapılarak şartla tahliye tarihinin tespit edilmesi gerektiği, 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre tabi olacağı denetim süresinin ise ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadar olacağı ve hükümlünün şartla tahliyeye hak kazanabilmesi için ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin 50 gün olması nedeniyle, denetim süresi açısından lehe gibi gözükse de şartla tahliyeye hak kazanabilmesi için ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken süre açısından hükümlünün aleyhine olduğundan uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
8. 7242 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile değişiklik sonrası duruma göre hükümlünün hukuki durumu değerlendirildiğinde, hükümlünün şartla tahliyeye hak kazanabilmesi için ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre ½ oranı üzerinden hesaplama yapıldığında 37 gün olduğu, suç tarihi dikkate alındığında yasa gereği tabi olacağı denetim süresinin ise 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre 37 gün olduğu ve denetim süresinin başlangıcının hükümlünün fiilen şartla tahliye edildiği 11.05.2022 tarihi esas alınarak belirlenmesi gerektiğinden, hükümlünün denetim süresinin bihakkın tahliye tarihi olan 18.06.2022 tarihine kadar devam ettiği ve bu tarihte tamamlandığı anlaşılmaktadır. Şartla tahliyeye hak kazanabilmesi için ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre açısından lehe olması nedeniyle hükümlünün şartla tahliye tarihinin ve buna bağlı olarak denetim süresinin 7242 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesine göre belirlenmesi gerekmektedir.
9. Hükümlünün, şartla tahliyeye hak kazanabilmesi için ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken süre ile buna bağlı olarak belirlenmesi gereken denetim süresinin sadece yapılan yasal değişikliklerin bir bölümü esas alınarak tespit edilmesi ve uygulanmasının mümkün olmadığı, yasal düzenlemenin bir bütün halinde olaya uygulanarak hükümlünün hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği, bihakkın tahliye tarihi 18.06.2022 olan hükümlünün 03.06.2022 tarihinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı suçtan mahkum olduğu anlaşılmakla, şartla tahliye kararının geri alınmasına ve aynen infaza ilişkin karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karma uygulama yapılmak suretiyle denetim süresinin dolmasından sonra ikinci suçun işlendiği gerekçesiyle şartla tahliye kararının geri alınmasına ilişkin talebin reddine dair İnfaz Hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 09.11.2023 tarihli ve 2023/3897 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.07.2024 tarihinde karar verildi.