"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/36 E., 2023/156 K.
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi bozma
1. ... ..., ..., ... ve ... vekilinin katılan sıfatıyla 31.05.2023 tarihli süre tutum dilekçesi verdiği görülmüş ise de; bozma üzerine yapılan yargılamada adı geçen mağdurların şikayetlerinden vazgeçtiklerini ve katılma taleplerinin bulunmadığını beyan etmeleri nedeniyle katılan
sıfatlarının son bulması karşısında, adı geçenler vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
2. Cumhuriyet savcısı ile sanıklar ..., ..., , ... oğlu ..., ... müdafiilerinin temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında bozma üzerine verilen hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
3. Sanıklar ..., ..., ... oğlu ..., ..., ... hakkında tayin olunan ceza miktarları itibariyle sanıklar müdafiinin duruşma taleplerinin 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi gereğince reddine, karar verilerek, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli ve 2012/175 Esas, 2016/240 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında ...'i kasten yaralama, sanık ... hakkında ... ve ...'ı kasten yaralama, sanık ... hakkında ...'yi kasten yaralama, sanık ... (... oğlu) hakkında ...'i kasten yaralama, sanık ... hakkında ..., ... ve ...'i kasten öldürmeye teşebbüs, sanık ... hakkında ..., ... ve ...'i kasten öldürmeye teşebbüs, sanık ... hakkında ..., ... ve ...'i kasten öldürmeye teşebbüs, sanık ... hakkında ..., ... ve ...'i kasten öldürmeye teşebbüs, sanık ... (... oğlu) hakkında ..., ... ve ...'i kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından; 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, karar verilmiştir.
2. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli ve 2012/175 Esas, 2016/240 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı ve mağdur ... vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 13.12.2021 tarihli ve 2021/8952 Esas, 2021/14912 Karar sayılı kararı ile özetle ''...yetersiz gerekçeyle sanıkların beraatlerine karar verilmesi, gerekçeli karar başlığında sanıklar ..., ... ..., ..., ... ve ... (... oğlu) yönünden suç adının kasten öldürmeye teşebbüs yerine yaralama şeklinde hatalı şekilde yazılması,...'' gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2023 tarihli ve 2022/36 Esas, 2023/156 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık ... hakkında ... ve ...'e yönelik, sanık ... hakkında ...'e yönelik, sanık ... hakkında ...'ye yönelik, sanık ... (... oğlu) hakkında ...'e yönelik kasten yaralama suçlarından; açılan kamu davalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e, 66/4. maddeleri ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine,
b) Sanık ... hakkında mağdurlar ..., ... ve ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca (3 kez) 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Sanık ... hakkında ..., ..., ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1, 62/1 ve 53. maddeleri gereğince (3 kez) 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
d) Sanık ... hakkında ..., ..., ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1, 62/1 ve 53. maddeleri gereğince (3 kez) 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
e) Sanık ... hakkında ..., ..., ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1, 62/1 ve 53. maddeleri gereğince (3 kez) 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
f) Sanık ... (... oğlu) hakkında ..., ..., ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1, 62/1 ve 53. maddeleri gereğince (3 kez) 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; haklarında düşme kararı verilen sanıkların kasten öldürme suçundan cezalandırılmalarının gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, mahkumiyet hükmü verilen sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın atılı suçları işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak kesin delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi hükümlerinin uygulanmamasının açıkça usul ve yasalara aykırı olduğuna ilişkindir.
3.Sanıklar ..., ..., ..., ... (... oğlu) müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanıklar hakkında atılı suçlardan lehlerine olarak bozma kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Olay günü sanık ... ile mağdur sanık ... arasında ...'in otlattığı hayvanların ...'nin aracına zarar vereceği meselesi yüzünden tartışma yaşandığı ve tarafların birbirlerini darp ederek hakarette bulundukları, daha sonra olay yerine ...'nin çocukları ..., ... ve ...'ın gelerek ...'i darp ettikleri, ...'in kardeşleri ..., ... ve ...'in ...'in evine gittiklerinde ...'in kardeşlerine olayın büyümemesi için telkinde bulundukları, görüşme sonrasında evlerine dönerken
durağa doğru hareket ettikleri sırada ..., ..., ..., ... (... oğlu) ve ...'ın ellerinde bulunan silahlarla ..., ... ve ...'a ateş ettikleri, ...'in ...'i kolundan ve göğsünden yaraladığı, ...'ın ...'in önüne atlaması sonucu yaralandığı, sanık ...'in (... oğlu) ...'a ateş ederek yaraladığı ve ...'in ... ve ...'e, ...'in (... oğlu) ...'e doğru ateş ettiği, yaşanılan arbede sırasında ... ve ... tarafından da ele geçirilemeyen tabancalar ile ...'in yaralandığı, daha sonra olay yerine gelen ...'in (... oğlu) ...'i bıçakla yaraladığı, ...'ın, ...'yi bıçakla yaraladığı, ...'in silahla ...'ı yaraladığı, taraflar arasında olan silahlı kavga olayını duyan polis ekiplerinin olay yerine geldikleri, ... oğlu ...'in olay yerine gelen görevli ekiplerde bulunan bir polis memuruna yumruk atarak görevlerini yapmasına engel olduğu olayda;
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, ..., ... ve ...'a yönelik eylemlerin sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (... oğlu) tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, kasten yaralama suçu için 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi dikkate alındığında sanıklar ..., ..., ... ve ...'in (... oğlu) hakkında açılan davalar yönünden verilen düşme kararlarında isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle haklarında mahkumiyet kararı verilen sanıklar hakkında uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafii, sanıklar ..., ..., ..., ... (... oğlu) müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (... oğlu) haklarında kurulan hükümlerdeki bozma nedenleri dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanıklar ..., ..., ..., ... (... oğlu), ... hakkında ..., ... ve ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümler yönünden;
a) Mağdur ... ... hakkında düzenlenen Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin 20.02.2015 tarihli raporunda özetle; kişinin 3 adet ateşli silah yaralanması ile yaralandığı, mevcut yaralanmalardan sol temporoparietalde beyin kontizyonuna neden olan yaralanmanın kişinin yaşamını tehlikeye soktuğu, etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde olduğu, diğer iki ateşli silah yaralanmasının ise yumuşak doku seyirli olup kişinin yaşamını tehlikeye sokmadığı ancak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte de olmadığının, sol parietalde ve çenedeki kesilerin sabit iz niteliğinde olmadığının belirtildiği,
b) Mağdur ... hakkında düzenlenen Diyarbakır Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 31.01.2012 tarihli raporunda; kişinin ateşli üç (bir yara şüpheli kalacak şekilde) adet ateşli silah yaralanması ile yaralandığı, sternum ön sağ yanda epigastrik bölgenin sağında bir adet ateşli silah girişi, solda sırtta çıkış, solda karın üst kadranda bir adet ateşli silah girişi ve solda sırtta ele gelen kurşun, sol femur kalça kemiği dış yanda ateşli silah sıyrık şekilde yara olduğu, mevcut yaralanmaların kişinin yaşamını tehlikeye soktuğu, etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde olduğu, kemik kırığı tarif edilmediği,
splenektomiye neden olan yaralanmasının organlardan birinin işlevinin sürekli yitirilmesi niteliğinde olduğunun belirtildiği,
c) Mağdur ... hakkında Diyarbakır Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 31.01.2012 tarihli raporunda; sağ göğüs ön aksiller hatta 1 cm'lik kesici delici alete ait yara ile sternum üst kısımda bir adet, sol kol üst iç kısımda bir adet ve sol kol üst dış kısımda ateşli silah yaralanması mevcut olduğu, mevcut ateşli silah yaralanmaların yumuşak doku seyirli olup, kişinin yaşamını tehlikeye sokmadığı ancak etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde olduğu ve kemik kırığı tarif edilmediğinin belirtildiği, olayda;
Mağdurlara ait tüm rapor, hasta müşahede evrakı, film ve grafilerin Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilerek, mağdurlardaki her bir ateşli silah, kesici delici alet ve darp yaralarının iç organlara nüfuz edip etmediği, yaşamsal tehlike oluşturup oluşturmadığı hususunda rapor aldırılıp sonucuna göre her bir mağdur yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılarak ceza tayini ile sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği düşünülmeden, eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Gerekçe başlığının (1) numaralı paragrafında detaylı izah edildiği üzere; ... ile ...'in ilk karşılaşmalarından sonra ...'nin çocuklarının ...'i darp ettikleri ve devamında ...'in kardeşlerinin ...'in evinden çıkmalarına müteakip yine sanıkların ateşli silahlarla mağdurlara yönelik ateş ettikleri kabul edilen olayda; hükmün gerekçe kısmında sanıklar lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde tartışılması gerektiği düşünülmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230/1-b maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
1. Sanık ... Hakkında ... ve ...'a Karşı, Sanık ... Hakkında ...'a Karşı, Sanık ... Hakkında ...'a Karşı, Sanık ... (... oğlu) Hakkında ...'a Karşı Kasten Yaralama Suçlarından Verilen Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2023 tarihli ve 2022/36 Esas, 2023/156 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Sanıklar ..., ..., ..., ... (... oğlu), ... Hakkında ..., ... ... ve ...'a Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünde yer alan (3) ve (4) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2023 tarihli ve 2022/36 Esas 2023/156 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafii, sanıklar ..., ..., ..., ... (... oğlu) müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.02.2025 tarihinde karar verildi.