"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/28 E., 2021/249 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece verilen karar Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde Ordu İli, ....., ilçesi, ...., mahallesi 110 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini ancak tespitin yanlış olduğunu, aslında 2001 yılında ....., Köyü Tüzel Kişiliğinin 25.09.2001 tarihli 16 nolu kararı ile ...'ün kendisine ait fırın yeri olan gayrimenkul ile köye ait gayrimenkulün takas edildiğini, davalının köye hibe ettiği yere karşılık köy karar defterinde açıkça yazdığı üzere davalıya köyde bulunan su deposu yanındaki 100 metrekare yer verildiğini, davalıya verilen yerin şuanda dava konusu 110 ada 1 parselin içerisinde kaldığını, ancak 110 ada 1 parselin tamamının davalıya verilmediğini, 110 ada 1 parselin 229,38 metrekare olduğunu, kadastro tespitinde davalı adına 100 metrekarelik yerin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek, 110 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 100 metrekarelik kısım dışında kalan kısmın Belediye adına tapuya kayıt ve tescil edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde açılan davayı kabul etmediğini, taşınmazın tamamının kendisi tarafından kullanıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mesudiye Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.06.2016 tarihli 2014/350 Esas, 2016/221 Karar sayılı kararıyla; "... davalının 09.06.2016 tarihli duruşmada sunduğu köy defterinin 21/03/2004 tarihli toplantı tutanağında 'azalar ve muhtar ...'in huzurunda yapılan toplantıda karar no 16 ve 25/09/2001 tarihli karar gereğince ...'den yer karşılığı olarak alınan yerin sınırları köy ihtiyar heyeti tarafından tespit edilerek sınır taşları belirlenerek yer tespit edildi' şeklinde 21 sıra numaralı kararın tanzim edildiği, dava konusu taşınmazın fen bilirkişisince düzenlenen 10.05.2016 tarihli raporunda toplam 229,38 metrekare olduğu, yapılan keşif esnasında mahalli bilirkişiler beyanlarında; taşınmazın 100 metrekare olarak belirlendiğini beyan etmiş iseler de davalı tarafından Mahkemeye sunulan 21 numaralı karar tutanağında belirtilen sınırlar belirlendikten sonra evin inşa edildiği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA ve BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. BOZMA KARARI
Mahkemenin kararın davacı tarafından temyiz edilmesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 30.09.2019 tarihli 2016/12222 Esas, 2019/5795 Karar sayılı kararıyla; "(...) davalının, takasla kendisine verilen yerin sınırlarının belirlendiği yönündeki iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından, mahkemece fen bilirkişi raporuna ekli kroki de (A) harfi ile gösterilen bölümün davacı ... adına tesciline, (B) harfi ile gösterilen bölümün ise davalı ... uhdesinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, Ordu İli, ......, ilçesi, ....., mahallesinde bulunan 110 ada 1 parsel sayılı 229,38 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın tapu kaydının iptali ile Fen Bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen kısmın yeni ada ve parsel numarasıyla davacı ... adına tesciline, (B) harfiyle gösterilen kısmın davalı ... uhdesine bırakılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde davalının, o dönemin köy muhtarı ...’in kendisine yaptığı teklif üzerine, köy meydanındaki arazisine karşılık, dava konusu 110 ada 1 parsel sayılı araziyi köy tüzel kişiliği ile takas ettiğini, dönemin köy karar defterinde de 25.09.2001 tarihinde yapılan bu takasın açıkça yazdığını, bu kararda herhangi bir metrakere belirtilmemiş olmasına rağmen, daha sonra köy muhtarlığına gelen .....,'ün aralarında yıllardır süren husumetten kaynaklı olarak dava açtığını, Ordu ilinin büyük şehir olması ile davaya Mesudiye Belediyesi'nin devam etmek durumunda kaldığını, dava konusu taşınmazın, takasın yapıldığı 2001 yılından beri davacının kullanımında olduğunu, davacının bu araziye ev yaptığını ve orada yaşadığını, mahkeme kararının, davacının evinin neredeyse duvar dibinden itibaren köşeye doğru ilerleyen kısmını elinden aldığını, köy meydanında bulunan davacı tarafından verilen arazinin değeri ile iki yol arasında kalan meydanın dışındaki bir köşedeki arazinin değer bakımından yüksek olduğunu, takasın 100 metrakare ile sınırlı olduğu iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3/2 inci maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı Kanun'un uygulanacağı davalar yönünden 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Kadastro sonucu Ordu İli, Mesudiye ilçesi Alan mahallesi çalışma alanında bulunan 110 ada 1 parsel sayılı 229,38 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının, usûle, yasaya ve Yargıtay bozma ilamına uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 412,82 TL harcın temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.