Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/222 E., 2021/201 K.

HÜKÜM : Kısmen Kabul, Kısmen Ret

Taraflar arasında görülen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde, ... ili,... ilçesi ... Köyünde bulunan taşınmazı ...’dan satın aldığını, 1970 yılından bu yana nizasız fasılasız zilyet olduğunu ileri sürerek adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın 202 m2 lik kısmının 636 parsel sayılı mera içerisinde kalan kısmının da yol içerisinde kaldığını, zilyetlikle kazanımın mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... Belediyesi, davacının nisasız ve fasılasız taşınmazı kullanmadığını, tapusuz taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... Belediyesi, husumet itirazları olduğunu, davanın kendileri ile ilgisi bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemenin 26.12.2014 tarihli ve 2013/333 Esas, 2014/1321 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25.04.2017 tarihli ve 2017/596 Esas, 2017/2843 Karar sayılı kararı ile taşınmazın (A2) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümlerinin 18.06.1956 tarihinde harman yeri niteliği ile sınırlandırılarak Sınırtepe Köyü Tüzel Kişiliği adına tapuya tescil edildiği, buna göre davacının taşınmazı satın aldığını iddia ettiği 1970 yılında taşınmazın tapulu bir taşınmaz olduğu, tapulu taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun değer ifade etmeyeceği ve tapulu taşınmazlar hakkında açılan tescil davasının dinlenme olanağının bulunmadığı bu bölümler yönüyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği; (A1) harfi ile gösterilen bölüm yönünden ise yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığı, kabule göre de yasal hasım durumundaki davalıların yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı belirtilerek karar bozulmuştur.

B. Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar

Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Davacının “A1” harfi ile gösterilen alanda davasız ve aralıksız olarak 20 yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinin bulunduğu, taşınmazı imar ve ihya ettiği, dikili tarım yapmak, suretiyle kullandığı gerekçesiyle (A1) harfli bölüm yönünden davanın kabulüne, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Hazine temyiz dilekçesinde özetle, taşınmazın mera ve yol boşluğu olması nedeniyle tescil harici bırakıldığını, halen imar ihya edilmediğini, ev yapmanın imar ihya sayılmayacağını, tespitin kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve 17 nci maddeleri,

4721 sayılı TMK'nin 713 üncü maddesinin birinci fıkrası

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3/2 nci maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13 üncü maddesinin j bendi gereğince davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***