Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

.... ....... ...

DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne dair verilen karar, süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı ... dava dilekçesinde; Ermenek ilçesi Aşağı Çağlar köyü 258 ada 106, 331 ada 3 ve 334 ada 3 parsel sayılı taşınmazların tarafların babası ... ...’a ait iken ölümü ile mirasçılarına kaldığını, 258 ada 106 parsel sayılı taşınmazın mirasçılardan ... ... eşi ... adına 331 ada 3 ve 334 ada 3 parsel sayılı taşınmazların ise mirasçılardan ... ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tescil edildiğini, Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından tereke temsilcisi olarak atandığını belirterek, tapu kayıtlarının iptali ile veraset ilamındaki payı oranında tesciline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında 258 ada 106 parsel sayılı taşınmaz için sehven dava açtığını, asıl dava açmak istediği taşınmazın 296 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olduğunu belirtmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; muris ... ... ölümünden sonra ve kadastro tespitinden önce mirasçıların bir araya gelerek taşınmazları kendi adlarına taksim ettiklerini, davacının kendisine isabet eden taşınmazların bir kısmını 3. kişilere kadastro tespitinden önce satarak devrettiğini, halihazırda köyde davacı adına tescil edilmiş taşınmazların bulunduğunu, 334 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 3. kişilerden satın alındığı için tereke malı olmadığını, 331 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tereke malı olup ...'nin annesine isabet ettiğini ve sonrasında ...'ye hibe edildiğini, 258 ada 106 parsel sayılı taşınmazın da kök muristen gelen taşınmaz olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Ermenek Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/09/2017 tarihli 2017/146 E. 2017/283 K. sayılı kararıyla taşınmazların terekeye karşı 3. kişi konumundaki kişilere ait olduğu, terekeye karşı 3. kişi konumunda olan kişilere karşı miras payı oranında dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 13/12/2017 tarihli 2017/1143 E. 2017/1159 K. sayılı kararı ile davacının tereke temsilcisi olarak atanmış olması ve dilekçe içeriğine göre talebin tereke temsilcisi sıfatıyla tapu kayıtlarının iptali ve mirasçılık belgesindeki hisseleri oranında tüm mirasçılar adına açıldığı kabul edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiş, Ermenek Asliye Hukuk Mahkemesi 28/11/2018 tarihli ve 2018/72 E. 2018/412 K. sayılı kararıyla; yapılan keşifte alınan beyanlar ve bilirkişi raporları neticesinde dava konusu taşınmazlar üzerinde zilyetliğin ispat edilememesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

1. İstinaf Yoluna Başvuranlar

Ermenek Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.İstinaf Nedenleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazların kök muristen gelen taşınmazlar olduğunu, taşınmazlar üzerinde diğer mirasçıların da paylarının olmasına rağmen davalıların ne hakla kendi üzerlerine tescil edildiğini ispat edemediklerini, taşınmazlarda herhangi bir taksimin yapılmadığını, yapılan araştırmanın yetersiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir,

3. Gerekçe ve Sonuç

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12 . Hukuk Dairesinin 05/02/2020 tarihli ve 2019/692 E. 2020/120 K. sayılı kararıyla; davacının, çekişmeli taşınmazların müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasına dayanarak dava açtığı, davalı tarafın ise, taşınmazların kök muris tarafından taksim edildiğini savunduğu, bu durumda, taşınmazların muristen kalıp kalmadığının davacı tarafından ispatlanması gerektiği, muristen kaldığının ispatlanması halinde, davalı tarafın da taşınmazların taksim veya başka bir nedenle tek başlarına kendilerine ait olduğunu ispat etmesi gerektiği, dosya kapsamına göre; davacı tarafından taşınmazların muris ...'ten kaldığının ispatlandığı, dinlenen mahalli bilirkişiler ve taraf tanıklarının beyanlarından da murisin sağlığında taşınmazlarını paylaştırmadığı, ölümünden sonra tüm mirasçıların katılımıyla yapılmış usulüne uygun bir paylaşımın bulunmadığı, başka bir anlatımla, taşınmazların taksim edildiği veya terekeden çıktığı kanıtlanamadığına göre yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olmasının toplanan deliller ve dosya kapsamına uygun düşmediği, davanın tereke temsilcisi tarafından açıldığı ve tüm mirasçılar adına tescilin istendiği, dava dilekçesinde hatalı yazılan parsel numarasının düzeltildiği göz önünde tutularak, tüm mirasçıların payı oranında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru görülmediği, davacının istinaf isteğinin yerinde olduğu belirtilerek, Ermenek Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.11.2018 tarihli 2018/72 Esas 2018/412 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, Aşağıçağlar köyü 331 ada 3 ve 334 ada 3 parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına olan tapu kaydının iptaline, muris ... ... ait, Karaman Sulh Hukuk Mahkemesinin 06/10/2010 tarihli 2010/1539 Esas ve 2010/1507 Karar sayılı mirasçılık belgesindeki miras payları oranında mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, Aşağıçağlar köyü 296 ada 1 parselin, davalı ... adına olan tapu kaydının iptaline, muris ... ... ait, Karaman Sulh Hukuk Mahkemesinin 06/10/2010 tarihli 2010/1539 Esas ve 2010/1507 Karar sayılı mirasçılık belgesindeki miras payları oranında mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

1.Temyiz Yoluna Başvuranlar

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Temyiz Nedenleri

Davalılar temyiz dilekçesinde, davacı tarafından 258 ada 106 parsel hakkında dava açılıp daha sonra bu taşınmazın 296 ada 1 parsel olarak değiştirildiğini, bu taşınmazın davalı ...'nin annesinden intikal eden taşınmaz olup davacılar ile herhangi bir irtibatının bulunmadığını, hiçbir talepleri kabul edilmemesi halinde bile 296 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, diğer taşınmazlar yönünden ise taşınmazlara biçilen değerin çok yüksek olduğunu, davacının iddiasını ispat edemediğini, davacının kendi beyanında dahi, terekeye dahil taşınmazların mirasçılar arasında paylaşıldığını kabul ettiğini, bu durumun ise taksime karine olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin nitelemesinin yerinde olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir.

3. Gerekçe

3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro öncesi nedene tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

3.2. İlgili Hukuk

3.2.1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1. maddesi, “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. “

3.2.2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi, “ Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.” hükümlerini içermektedir.

3.3. Değerlendirme

Dosya içeriğine göre dava konusu taşınmazların kök muristen geldiği ve yöntemine uygun olarak taksim edilmediği anlaşıldığından dosya kapsamına, toplanan delillere, kararın dayandığı yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinin yerinde olmasına göre Bölge Adliye Mahkemesince (IV.3) numaralı paragrafta yer verilen gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

V. SONUÇ:

Açıklanan nedenlerle; davalıların yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı 13.735,49 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 27/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.

***