"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesince hükmün esastan bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne dair verilmiştir. Karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; kadastro sonucunda, Kocasinan ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 136 ada 131 parsel sayılı taşınmaz ile Höbek köyünde bulunan 135 ada 71 parsel sayılı taşınmaz mera olarak sınırlandırıldığını, Höbek köyü çalışma alanında 146 ada 145 parsel, 147 ada 89 parsel, 130 ada 234, 133 ada 35, 137 ada 28, 146 ada 26, 147 ada 85 ve 86 parsel sayılı taşınmazların ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildiğini ancak tespitin hatalı olduğunu, taşınmazların davacının annesi ... kızı Hacer Kaleli'ye ait iken, vefatı üzerine mirasçıları arasında yapılan taksim sonucu davacıya kaldığını, davacının eklemeli olarak 50-60 yıldır taşınmazlara zilyet olduğunu ileri sürerek, çekişmeli 137 ada 28, 147 ada 85 ve 86 parsel sayılı taşınmazların tamamı, diğer taşınmazların ise bir bölümü hakkında tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiştir.
Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; kadastro sonucu Kocasinan ilçesi, Höbek köyü çalışma alanında bulunan 130 ada 234 parsel sayılı taşınmazın ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, bu tespitin hatalı olduğunu ileri sürerek, irsen intikal taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanarak çekişmeli taşınmazın yaklaşık 10.000 m2 lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, dava konusu 147 ada 89 ve 90 parsel sayılı taşınmazların kadastro mahkemesinde davalı olduğunu, bu sebeple bu taşınmazlar yönünden açılan davada derdestlik bulunduğunu, usul ve yasaya aykırı olan davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Kayseri 8.Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.12.2015 tarihli ve 2013/21 Esas 2015/390 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 133 ada 35 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın reddine, diğer taşınmazlar hakkında açılan davanın kabulüne, çekişmeli 130 ada 234 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.975,61 metrekare yüz ölçümündeki bölümünün, 135 ada 71 parsel sayılı taşınmazın (C) harfi ile gösterilen 7.883,83 metrekare yüz ölçümündeki bölümünün, 137 ada 28, 147 ada 85 ve 86 parsel sayılı taşınmazların tamamının, 146 ada 26 parsel sayılı taşınmazın (D) harfi ile gösterilen 1.426,26 metrekare ve (E) harfi ile gösterilen 5.252,36 metrekare yüz ölçümündeki bölümlerinin, 136 ada 131 parsel sayılı taşınmazın (F) harfi ile gösterilen 2.796,03 metrekare yüz ölçümündeki bölümünün tapu kayıtlarının ayrı ayrı iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 24.06.2019 tarihli ve 2016/10072 Esas 2019/4697 Karar sayılı kararıyla, “...çekişmeli 135 ada 71 ve 136 ada 131 parsel sayılı taşınmazların mera olarak snırlandırılıp mahsus sicile kaydedildiği, meraların mülkiyet ... Hazineye, kullanım ... ise ilgili köy ya da belediye tüzel kişiliğine ait olduğu, somut olayda dava Hazine ile Höbek ve ... Köyü Tüzel Kişiliği hasım gösterilerek açılmış ise de karar tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun gereğince çekişmeli taşınmazların bulunduğu Kocasinan Belediye Başkanlığı ile Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığının ilgili kamu tüzel kişiliği olarak davaya dahil edilmesi gerektiği, ...mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu, kadastro tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (1992-1987-1982 yıllarına) ait farklı tarihlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik çift ... fotoğrafı ile çekişmeli taşınmaza komşu tüm parsellerin kadastro tespit tutanakları ve varsa dayanaklarının getirtilerek mahallinde, üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişilerinin tümü ve taraf tanıkları ile bir fen, bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi ile bir ziraat mühendisinden oluşacak bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılması, çekişmeli mera parseli hakkında, varsa mera tahsis kararı ve haritaları uygulanıp kapsamlarının belirlenmesi, mera tahsisi yoksa kadim mera araştırmasının yapılması, kadim mera olmadığının anlaşılması halinde öncesinin ne olduğu, imar ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığının, tespit edilmesi, buna göre mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarına başvurulması, bilirkişilerden rapor alınması, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle yöntemince giderilmesi ve tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenilmesi, davacı adına aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tespit edilen taşınmaz miktarı ile zilyetlikle iktisaba ilişkin yasal kısıtlamaların dikkate alınarak toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği" belirtilerek hüküm bozulmuştur.
C. Bozma Sonrası Mahkeme Kararı
Kayseri 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.01.2021 tarihli ve 2019/248 E., 2021/14 K. sayılı kararıyla, dava konusu 146 ada 145 parsel ve 147 ada 89 parsel sayılı taşınmazlar ile ilgili her ne kadar dava açılmış ise de; dava derdest iken davacı vekilinin bu parsellerle ilgili olarak herhangi bir davası bulunmadığını beyan etmiş olması nedeniyle bu parsellere ilişkin esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, çekişmeli taşınmazlarla ilgili olarak alınan ziraat bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere, tarımsal faaliyetin yapıldığı, mera parselleri olarak talep ettiği bazı parsellerin mera ile bir bütünlük oluşturmadığı, keza dosya içerisinde var olan ... fotoğraflarının incelenmesi sonucunda davacının tarımsal faaliyette bulunduğu, nitekim dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarında teknik olarak alınan bilirkişi raporu ile çelişki arz etmediği, davacının babasından yani 1970 yılından itibaren eklemeli zilyet şeklinde taşınmazı nizasız ve fazılasız kullandığı gerekçesiyle, asıl ve birleştirilen davanın kabulüne; 20/08/2020 tarihli teknik bilirkişi raporunda 130 ada 234 parsel sayılı taşınmazda (A) harfi ile gösterilen 1975,61 m² lik kısım, 133 ada 35 parsel sayılı taşınmazda (B) harfi ile gösterilen 4.572,73 m² lik kısım, 135 ada 71 parsel sayılı taşınmazda (C) harfi ile gösterilen 7883,83 m² lik kısım, 136 ada 131 parsel sayılı taşınmazda (F) harfi ile gösterilen 2796,03 m² lik kısım,146 ada 26 parsel sayılı taşınmazda (E) harfi ile gösterilen 8426,41 m² lik kısım, (F) harfi ile gösterilen 1207,79 m² lik kısım ve (G) harfi ile gösterilen 218,47 m² lik kısım ile 137 ada 28 parsel, 147 ada 85 ve 86 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile tarla vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
D. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
E. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle, kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, çekişmeli taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek nitelikte yerlerden olmadığını, davacının yurt dışında yaşaması nedeniyle taşınmazları fiilen kullanmasının imkansız olduğunu, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, beyanların soyut ve yetersiz olduğunu belirterek ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
F. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesinde, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir."
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesinde, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür."
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde; “ Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüz ölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.”
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesinde; “Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde hazine adına tespit edilir.”
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1. maddesinde; "Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. " düzenlemeleri yer almaktadır.
3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın uygulanacağı davalar yönünden HUMK’un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna ve bozma kararına uygun olup, davalı tarafın 146 ada 26 parsel sayılı taşınmaz dışındaki diğer taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalı Hazine vekilinin 146 ada 26 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece Yargıtay bozma kararına uyulduğu halde, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Her ne kadar çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; ziraat bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın (E) ve (D) harfi ile gösterilen kısımların tarımsal faaliyet yapılan yer olduğu belirtilmiş olmasına rağmen, kabul kararı verilen (F) ve (G) harfi ile gösterilen kısımlar hakkında açıklamada bulunulmamıştır. Yine jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi raporunda 1981 ve 1992 yılına ait ... fotoğraflarından dava konusu (E) harfi ile gösterilen kısma yönelik rapor hazırlanmadığı gibi, (G) harfi ile gösterilen kısım için aynı raporda hem ham toprak vasfında olduğu hem de kültür arazisi vasfında olduğu, belirtilerek kendi içinde çelişmesine rağmen mahkemece bu çelişkiler giderilmemiştir. Rapor hazırlanmayan kısımlar hakkında hüküm kısmında bilirkişi raporları dayanak gösterilip davacı taraf lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğunun belirtilmesi isabetsiz olmuştur. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.
Hal böyle olunca; Mahkemece dosya daha önce gönderilen bilirkişi kuruluna tevdi edilerek Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde değerlendirilerek çekişmeli 146 ada 26 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (F) ve (G) harfi ile gösterilen kısımların toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve tarımsal niteliğini belirten, taşınmaz üzerinde zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğünü, imar-ihyaya muhtaç ise bu işlemin ne zaman tamamlandığı hususlarını açıklayan ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş somut verilere dayalı ayrıntılı ek rapor alınmalı;
Jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişisinden, uydu ve ... fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde 146 ada 26 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (E) ve (G) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin sınırlarını ve niteliğini, imar-ihyaları tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde ve (G) harfi ile gösterilen kısma yönelik önceki rapordaki çelişkileri de giderecek şekilde ek rapor alınmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı Hazine vekilinin 130 ada 234, 133 ada 35, 135 ada 71, 136 ada 131, 137 ad 28, 147 ada 85 ve 86 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle bu taşınmazlara yönelik usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2. Davalı Hazine vekilinin 146 ada 26 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasa'nın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
14/02/2023 gününde oy birliği ile karar verildi.