Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

KARAR : Ret

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Yerel Mahkeme kararı bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar, mirasbırakanları ...'nun 756 parsel sayılı taşınmazını ve 1011 parsel sayılı taşınmazdaki payını 2. eşinden olan davalı oğluna mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak satış yoluyla devrettiğini ileri sürerek, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP

Davalı, satışın gerçek olduğunu, mirasbırakanın davacılara da kazandırmalarda bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/04/2012 tarihli ve 2006/327 E. 2012/212 K. sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 27.05.2013 tarihli 2012/14657 E. 2013/8476 K. sayılı kararıyla “...Somut olaya gelince, Mahkemece yukarıdaki ilkeleri kapsar biçimde uygulama ve araştırma yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur. Davalının cevap dilekçesinde davacılara yapılan kazandırmalar olarak belirttiği 188 ve 22 no.lu parsellerin kayıtları dosya içerisine getirtilmemiş, tanıklar davalı savunmaları doğrultusunda dinlenmemiş, ayrıca murisin eşi olan ... da dahil olmak üzere tüm mirasçılarına kazandırmalarda bulunup bulunmadığı denetime elverişli olacak şekilde araştırılmamıştır. Hal böyle olunca, miras bırakandan tüm mirasçılarına intikal eden taşınır taşınmaz mallar ve haklar araştırılmalı, tapu kayıtları ve varsa öteki delil ve belgeler mercilerinden getirtilmeli her bir mirasçıya nakledilen malların ve hakların nitelikleri ve değerleri hakkında uzman bilirkişiden rapor alınmalı böylece yukarıda değinilen anlamda bir paylaştırma kastının bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmalı ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere eksik soruşturma ile hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.09.2015 tarihli ve 2013/544 E. 2015/643 K. sayılı kararıyla muvazaa iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 08.07.2020 tarihli ve 2016/3340 E. 2020/3624 K. sayılı kararıyla “... Somut olayda, dosya içeriği, toplanan deliller ve özellikle tanık beyanlarından; mirasbırakan tarafından tüm mirasçıları kapsayan bir paylaştırma yapılmadığı ancak, mirasbırakanın davacı çocuklarından mal kaçırmasını gerektiren bir nedenin varlığı ortaya konulamadığı, ancak getirtilen kayıtlardan ve UYAP sisteminden temin edilen verilerden mirasbırakanın ölümü ile geriye mirasçılarına on iki parça daha taşınmaz bıraktığı, mirasbırakan mal kaçırma kastı ile hareket etseydi terekesindeki taşınmazları da davalıya temlik edebileceği sonucuna varılmaktadır. Tüm bu olgu ve deliller, yukarıda değinilen ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde, mirasbırakanın yaptığı temlikler ile mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla hareket etmediği, davacı tarafın muvazaa iddiasını, 6100 sayılı HMK’nın 190. ve 4721 sayılı TMK’nın 6. maddeleri uyarınca ispat edemediği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kabule göre de; dava konusu 1011 parsel sayılı taşınmazdaki davalı ...’ın satış yoluyla dava dışı kişilerden edindiği ve dava ile bir ilgisi bulunmayan payların da iptal ve tescil kapsamına alınması da hatalıdır. ...." gerekçesiyle bozulmuş, davacılar vekilinin karar düzeltme isteği Dairenin 14.12.2020 tarihli ve 2020/3548 E., 2020/6684 K. sayılı kararıyla reddedilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Bir kısım davacılar vekili, mirasbırakanın tüm mirasçıları kapsar şekilde paylaştırma yapmadığını, intikal eden 12 parça taşınmazdan her bir mirasçıya cüzi paylar isabet ettiğini, dava konusu payların daha fazla ve değerli olduğunu, mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacı olmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun 706., Türk Borçlar Kanunu'nun 237. (Borçlar Kanun'un 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras ... çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, ... ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

2. 6100 sayılı HMK’nın 190. maddesi şöyledir:

"İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.",

4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi şöyledir:

"Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür."

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Bir kısım davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 120,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden bir kısım davacılardan alınmasına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***