Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı yasal süresi içerisinde davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sonucunda dava konusu 104 ada 26 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit ve tescil edildiğini, yapılan tespitin hatalı olduğunu, taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16 ıncı ve 18 inci maddeleri uyarınca köyün ortak kullanımıdaki yerlerden olup zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 100 yıldır ailesi tarafından, son 40 yıldır da kendisi tarafından kullanıldığını, taşınmaz içerisinde evinin de bulunduğunu, taşınmazın hiçbir zaman köy halkı tarafından kullanılmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16/B maddesinde belirtilen kamu orta mallarından olmayıp özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden bulunduğu ve taşınmazda davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde ... Tevzi Komisyonunca çalışma yapılmış olmasına rağmen Mahkemece bu hususta araştırma ve inceleme yapılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının bilimsel verilere dayanmadığını, mera araştırmasının da yöntemince yapılmadığını, dava konusu taşınmazın yüksek eğiminin dahi özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğunu gösterdiğini ileri sürerek ve re’sen dikkate alınacak sebepler de göz önünde bulundurularak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın mera vasfında olmayıp çayır vasfında olduğu, komşu parsellerin de dava konusu taşınmazla aynı nitelik taşıdığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı Hazine vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü, 16/B, 17 nci ve 18 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Kadastro çalışmaları sonucunda ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 104 ada 26 parsel sayılı 5.823,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına bahçe vasfıyla tespit ve tescil edilmiştir.

2. Mahkemece, dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu yerlerden olduğu ve taşınmazda davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Somut olayda; mahallinde, komşu köylerde ikamet eden üç yerel bilirkişinin katılımıyla keşif yapılmış, bilirkişilerden ikisi taşınmazın bulunduğu yere daha önce hiç gelmediğini beyan etmiş, yerel bilirkişi ... ise, taşınmazın yaklaşık 20-25 yıldır davalı tarafından bahçe olarak kullanıldığını, daha öncesinde kim tarafından kullanıldığını bilmediğini beyan etmiştir. Mahkemece dava konusu taşınmaza komşu 105 ada 20 ve 127 ada 13 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tespit tutanakları varsa dayanağı kayıtlarla birlikte getirtilip dosya arasına alınmamış; dosya arasında bulunan dava konusu taşınmaza ait kadastro paftasının incelenmesinde, taşınmazın sınırında dere bulunduğu halde jeolog bilirkişiden taşınmazın dere yatağı vasfında olup olmadığına ya da dereden kazanılıp kazanılmadığına ilişkin rapor aldırılmamış; ziraat mühendisi bilirkişinin raporunda, taşınmaz üzerinde herhangi bir tarımsal işleme yapılmadığı, zeminde büyük kayaların bulunduğu ve üzerinde karışık meyve ağaçlarının dikili olduğu belirtildiği halde bu ağaçların yaşının, adedinin, cinsinin ve taşınmaz üzerindeki dağılımının ne olduğu hususunda bilirkişiden ayrıntılı rapor aldırılmamış; jeodezi ve fotogrametri bilirkişinin raporunda, 1989 yılı veya daha öncesinde taşınmazda imar-ihya faaliyetlerinin başladığına ve taşınmazda kullanım olduğuna dair emarelerin gözlemlendiği belirtildiği halde taşınmazda imar-ihya faaliyetinin tamamlanıp tamamlanmadığı hususunda bilirkişiden rapor aldırılmamış; tek bir yerel bilirkişinin yetersiz ve soyut beyanına itibar edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle dava konusu taşınmaza komşu 105 ada 20 ve 127 ada 13 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tespit tutanakları varsa dayanağı kayıtlarla birlikte getirtilmeli, taşınmazların kadastro tespiti kesinleşmiş ise tapu kayıtları getirtilip dosya arasına alınmalı, taşınmazın tespit tarihi olan 2008 yılından geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı taktirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet hava fotoğrafı Harita Genel Müdürlüğü'nden tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosyaya eklenmesi dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, taşınmazın bulunduğu köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, jeodezi ve fotogrametri mühendisi, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeolog bilirkişi ve teknik bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır.

Yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan; dava konusu taşınmazın kime ait olduğu, öncesinde kim tarafından kullanıldığı, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, öncesinin mera, yaylak, kışlak ya da genel harman yeri olup olmadığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, komşu taşınmazların varsa dayanak kayıtlarının dava konusu taşınmazın yönünü ne okuduğu belirlenmeli, bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; teknik bilirkişiye keşfi takibe elverişli, dava konusu taşınmazı komşularıyla birlikte gösterir krokili rapor düzenletilmeli; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmazın evvelki ve şimdiki niteliğini, ... yapısı ve eğimini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünün, üzerinde bulunan ağaçların yaşının, adedinin, cinsinin, taşınmaz üzerindeki dağılımının ne olduğunu, bakımlı olup olmadıklarını açıklayan, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden (özellikle dere ile olan sınırını gösterir şekilde) çekilmiş fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye, yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafı üzerinde stereoskop aletiyle incelenme yaptırılarak, taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, taşınmazda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcı, şekli ve süresini belirtir şekilde rapor istenmeli; jeolog bilirkişine taşınmazın evvelki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, taşınmazın dere yatağı vasfında olup olmadığını ya da dereden kazanılıp kazanılmadığını, halen aktif dere yatağında kalıp kalmadığını, aktif dere yatağında kalmıyor ise derenin etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığını açıklayan bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor hazırlatılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Açıklanan sebeplerle;

1. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***