"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/29 E., 2021/71 K.
HÜKÜM : Ret
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde, ... İli, ... ilçesi, ... mahallesinde bulunan 164 ada 24 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, kadastro çalışmalarında parselin yüzölçümünün eksik tespit edildiğini eksikliğin davalı Hazine adına tespit ve tescil edilen 164 ada 26 parsel sayılı taşınmazın içerisindeki 3603 metrekarelik bölüm olduğunu belirterek bu bölümün tapu kaydının iptali ile maliki olduğu 164 ada 24 parsele ilave edilerek adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Maliye Hazinesi cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 13.04.2016 tarih ve 2015/106 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne 164 ada 26 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda A harfi ile gösterilen kısmının 164 ada 26 parselden ifrazı ile 164 adanın son parsel numarası verilmek sureti ile Mehmet Özkan adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 02.12.2019 tarihli ve 2016/13604 Esas, 2019/7963 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece, nizalı taşınmaz bölümü üzerinde malik sıfatıyla zilyet olduğunu ispatlayamayan davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu belirtilerek hüküm bozulmuştur.
B.Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin; 26.05.2021 tarihli ve 2021/29 Esas, 2021/71 Karar sayılı kararı ile, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maliki olduğu taşınmazın kadastro tespitine dayanak olan "Zilyetlik Satış Sözleşmesinde" taşınmazın sınırlarının Doğusu: Köy Boşluğu, Batısı: Köy Hizmetler Şantiyesi, Güneyi: Çay (Irmak), Kuzeyi: Basketbol Sahası şeklinde belirtildiği, keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin doğal sınırları gösterdikleri ve sınırların sözleşme ile uyumlu olduğu, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Daresi'nin 02.12.2019 tarihli 2016/13604 Esas, 2019/ 7963 Karar sayılı kararında ve Yerel Mahkeme kararında çekişmeli taşınmazın kuzey sınırında yol olduğu gerekçesiyle taşınmazın sınırları ile senet sınırlarının uyuşmadığı hususunun belirteldiği, sonradan gerçekleştirilen, parselasyon bu şekilde yapılmış olsa da söz konusu yerde herhangi bir yolun mevcut olmadığı parsele ait fotoğrafta da arazideki bütünlüğün sağlandığı, yola dair bir belirti olmadığı senetteki sınırların taşınmazla örtüşmediği gerekçesini kabul etmediklerini belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
2-Davaya konu yerde davacının davalı kurumun üstün hakkını kabul etmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının köy boşluğu olarak adlandırılan alandan 6.655, 54 m2'lik kısmı satın alma talebi bulunduğunu beyanla yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 15 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, somut olayda davacının nizalı taşınmazın 3603 metrekarelik bölümü üzerinde malik sıfatıyla zilyetlik iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 210,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.