Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/1023 E., 2021/1938 K.

HÜKÜM/KARAR : Ret/Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Gümüşhane Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/63 E., 2018/131 K.

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı ...; Gümüşhane ili, ... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmalarının 2007 yılında kesinleştiğini, köyün ... mevkiinde bulunan 118 ada 8 parsel (5.092,30 m²) numaralı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında tarla vasfıyla davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, söz konusu taşınmazın önceleri .. Köyü sınırları içerisinde olup Hazineye ait tapuların zemine uygulanmamasından dolayı davalılar adına hatalı şekilde kaydedildiğini ileri sürerek eski tarihli tapu kayıtlarının uygulanmasıyla ortaya çıkacak kısmın tapu kaydının iptali ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı ...; dava konusu taşınmazın kendilerine babalarından ve dedelerinden intikal ettiğini, yıllardır otunu biçmek suretiyle dava konusu yeri kullandıklarını, yapılan kadastro çalışmaları sonucunda da doğal olarak kendi adlarına tescil edildiğini, dava konusu yerle ilgili olarak davacı tarafın ... ve ... Köyünün ayrı ayrı yerleşmiş gibi ifadesinin gerçeği yansıtmadığını, ... ve ...'in aynı köy olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça sunulan eski tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza sınırları itibarıyla uymadığı, bu durumun mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla tespit edildiği, dava konusu taşınmazın davalıların miras bırakanlarından kendilerine intikal ettiği, davacı tarafça dosyaya sunulan ecrimisil ihbarnameleri ve bedel hesap tutanaklarında davalılar veya miras bırakanlarının isimlerinin bulunmadığı, söz konusu ecrimisil ihbarnameleri ve bedel hesap tutanaklarının ... Köyü Tüzel Kişiliği adına düzenlenmiş olduğu belirlenerek ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Nedenleri

Davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu 118 ada 8 parsel sayılı taşınmazın Hazineye ait olduğunu ispatlayan 4 adet eski tapu kaydının olduğunu, fen bilirkişi raporuna ekli krokide B harfi ile gösterilen alanın eski tapu kayıtlarının kapsamında kaldığını, B harfi ile gösterilen toplam 4.000,00 metrekarelik alanın parselin doğal sınırlarını oluşturduğunu, taşınmazın kadastro öncesi coğrafi konumu gereği doğu- batı yönünde 4 adet taşınmaza ayrılmış olduğunu, taşınmazın kuzey güney ve doğu yönünde mülkiyeti Hazineye ait 118 ada 13 nolu parselle çevrili olduğu dikkate alındığında 4 parça toplamı 4.000 metrekarelik alanın Hazineye ait olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyadaki belgelere, taraflarca ileri sürülen ve kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere, Hazinenin yalnızca tarla vasıflı dört adet tapu kaydına dayandığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanmadığı ve İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve 20 inci maddeleri,

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Kadastro sonucu; Gümüşhane ili, Merkez ilçesi, Yitirmez köyünde kain 118 ada 8 parsel sayılı taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla 5.092,30 metrekare yüzölçümüyle 4 hisse itibariyle, 3 hissesi davalı ..., 1 hissesi ise davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı ...; Gümüşhane ... köyü .... mevki yevmiye: 171, cilt no:85, sayfa/sıra no:26/78 sayılı 23.09.1958 tarihli tapu kaydı, aynı yer yevmiye; 171, cilt no:85, sayfa/sıra no:26/79 sayılı 23.09.1958 tarihli tapu kaydı, aynı yer yevmiye; 171, cilt no:85, sayfa/sıra no:26/80 sayılı 23.09.1958 tarihli tapu kaydı, aynı yer yevmiye: 171, cilt no:85, sayfa/sıra no:26/81 sayılı 23.09.1958 tarihli dört adet Hazine adına kayıtlı tapu kaydının zemine uygulanmadığının belirterek eldeki davayı açmıştır.

Dosyaya kazandırılan ziraat bilirkişi raporuna göre; dava konusu taşınmazın eğimi %35-40 civarında olup üzerinde kuru kayalar ve çalımsı formda ağaçların bulunduğu, üzerinde uzun zamandır işlemeli tarım yapılmadığı tespit edilmiş ve fen bilirkişilerin hazırladığı rapora göre ise davacının dayandığı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza uyup uymadığı ile ilgili kesin bir kanaate varılamadığı bildirilmiştir.

12.10.2017 tarihli keşifte beyanına başvurulan davalı ... ise aynen ''dava konusu taşınmazın bizimle bir ilgisi bulunmamaktadır, dava konusu taşınmaz bize ait değildir.'' beyanında bulunmuştur.

Mahkemece; davacının dayandığı tapu kayıtları zeminde yöntemince uygulanmamış; yine dosyaya kazandırılan ziraat bilirkişi raporu ile davalı ...'ın beyanı nazara alındığında, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı hususunda çelişki ortaya çıktığı ve bu çelişkinin giderilmediği anlaşılmıştır. Mahkemece bu şekilde eksik ve yetersiz araştırma ve incelemeye dayanılarak karar verilemez.

Hal böyle olunca doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ilişkin hava fotoğrafları ile yüksek çözünürlüklü uydu fotoğrafları getirtilerek dosya arasına konulmalı, yine davacının dayandığı tapu kayıtları ilk oluşumundan itibaren tüm tedavülleri (eksiksiz ve tedavülleri birbiriyle bağlantılı olacak ve bilgisayar ya da daktilo ile yazılı şekilde) varsa kroki ve haritaları ile birlikte getirtilip dosya arasına alınmalı, tapu kayıtlarının kadastro sırasında revizyon görüp görmediği Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, varsa revizyon gördüğü parsellere ait onaylı tutanak örnekleri, tutanakları kesinleşmiş ise kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları ve dava konusu taşınmaza komşu parsellerin tutanaklarının onaylı örnekleri, varsa dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.

Dosya bu şekilde tamamlandıktan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ile tespit bilirkişileri, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, davacının dayandığı tapu kayıtlarının haritası mevcutsa 3402 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca kayıtların kapsamı haritasına göre belirlenmelidir.

Tapu kayıtlarının haritasının olmaması, bulunamaması veya uygulanamaması halinde yerel bilirkişilerden kayıtların mevkii ve sınırları hakkında tek tek bilgi alınmalı, bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme imkanı tanınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel kayıtları ile denetlenmeli; bu yolla taşınmazın davacının dayandığı tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız şekilde saptanmalı; uzman fen bilirkişisinden, keşfi ve uygulanan tapu kayıtlarının kapsadığı alanı gösterir gösterir, gerekçeli ve krokili rapor alınmalı, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden dosya arasına aldırılan hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak, taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalıdır.

Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı ... vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

- KARŞI OY -

Dava, tapu kaydına dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır. İlk Derece Mahkemesince (İDM) davacının tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uymadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince (BAM) de davacının tapu kaydına dayandığı dava dilekçesinde dava konusu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasının da bulunmadığı nazara alınarak istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Dairemizin Sayın Çoğunluğunca ise başka gerekçelerin yanı sıra davacı tarafın tapu kaydına dayanmasının yeterli olduğu, ayrıca taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanılmamasının bu iddianın ileri sürülmediği anlamına gelmeyeceği kabul edilerek BAM kararının kaldırılarak İDM kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Tüm dosya kapsamından davacının dava sebebi olarak tapu kayıtlarına dayandığı ve taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasını ileri sürmediği açık olup İDM'nin dava sebebiyle sınırlı bir yargılama yapıp davayı sonuçlandırması gerektiği açıktır.

Bu çerçevede İDM ve BAM kararlarının hukuka uygun olduğu düşünüldüğünden aksi yöndeki bozma kararına iştirak edilememiştir.

***