Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/1466 E., 2021/1750 K.

BİRLEŞTİRİLEN 20215/2 ESAS SAYILI DAVADA

BİRLEŞTİRİLEN 20215/3 ESAS SAYILI DAVADA

BİRLEŞTİRİLEN 2015/434 ESAS SAYILI DAVADA

HÜKÜM/KARAR: Ret / Hükmün kaldırılmasına yeniden hüküm kurulmasına

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2015/1 E., 2020/518 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların istinaf başvurularının reddine, kamu düzenine ilişkin nedenlerle hükmün kaldırılmasına ve gerekçesi değiştirilerek yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl davada davacılar dava dilekçelerinde; mirasbırakan ...’un torunları olduklarını, mirasbırakanlarının dava konusu 220 ada 75, 76, 77 ve 78 parsel sayılı taşınmazlarını, birleştirilen 2015/435 Esas sayılı davada ise 220 ada 56 parsel sayılı taşınmazını hibe senedi ile kendilerine bağışladığını ancak kadastro tespiti yapılırken taşınmazların davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

Birleştirilen 2015/3 Esas sayılı davada davacı dava dilekçesinde; mirasbırakan ...’un 28.04.1997 tarihli hibe senedi ile 173 ada 11 parsel sayılı taşınmazını kendisine bağışladığını ancak kadastro tespiti yapılırken taşınmazların davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Birleştirilen 2015/2 Esas sayılı davada davacı dava dilekçesinde; mirasbırakan ...’un 21.04.1999 tarihli hibe senedi ile 105 ada 83 parsel sayılı taşınmazını kendisine bağışladığını ancak kadastro tespiti yapılırken taşınmazların davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş; 19.01.2015 tarihli dilekçe ile davacı vekili, taşınmazın parsel numarasının sehven hatalı bildirildiğini, doğrusunun 82 parsel olduğunu beyan etmiş, davacı vekili 29.05.2015 tarihli dilekçe ile taşınmazın 105 ada 83 veya 82 parsel olduğunu bildirmiş, keşif mahallinde ise 105 ada 83 parsel sayılı taşınmaz için açtığını bildirmiştir.

II. CEVAP

Birleştirilen 2015/2 Esas sayılı davada davalı ...; davanın ... Kadastro Mahkemesinde görülen davalardan olduğunu, 2007/116 Esas sayılı davadan feragat ettiklerini, davanın Kadastro Mahkemesinin 2014/7 Esas sayılı dosyasında devam ettiğini, yapılan senetlerin, hibelerin uydurma ve mal kaçırma işlemleri olduğunu, mirasbırakana annesi ve babasının baktığını, kendilerinde bulunan 12.12.1992 tarihli hibe senedine ilişkin talepte bulunmadıklarını, burasının annesine verilen yer olduğunu, taşınmazın 20 yıldır zilyetliğinde olduğunu, ceviz diktiğini, ... Kaymakamlığının 16.04.2002 tarihinde yapılan müracatı reddettiğini, senette aza diye gösterilenlerin aza olmadığını, 21.04.2002 tarihinin mirasbırakanın ölümünden önceki bir tarihe çevrildiğini, senette oynama yapıldığını, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/75 Esas sayılı davasında yer alan 17.02.2002 havale tarihli dilekçesindeki beyanlarının belli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, taşınmazın ... varisleri adına yazılmasını istemiştir.

Birleştirilen 2015/3 Esas sayılı davada davalı ..., Kadastro Mahkemesinin 2007/116 Esas sayılı davasında davadan feragat edildiğini, yapılan senetlerin ve hibelerin uydurma olduğunu, mirasbırakan ...’a annesi ve babasının baktıklarını ve bütün masraflarını karşıladıklarını, mirasbırakanın da 12.12.1992 tarihli hibe senedinin bulunduğunu, taşınmazın annesine verildiğini ve onun mirasçıları adına yazılmasını istediğini, davacıların dayandığı senette köy meclis heyetinin oluşmadığını, aza diye gösterilenlerin aza olmadıklarını, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/75 Esas sayılı davasında yer alan 17.02.2002 havale tarihli dilekçesindeki beyanlarının belli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Birleştirilen 2015/2, 2015/3 Esas sayılı davalarda davalı ... ve ..., davalı ... ile aynı gerekçelerle davaların reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve esası belirtilen kararı ile; davacı ve davalı dayanağı senetlerin dava konusu taşınmazları kapsadığı ancak bu senetlerin birbirine üstün tutulmadığı gibi zilyetliğin tesliminin gerçekleşmediği, bu nedenle davaların ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili istinaf dilekçelerinde özetle, kararın dosya kapsamına ve hukuka uygun olmadığını, davalıların senetlerinin sahte olduğunu, bu hususta bir araştırma ve inceleme yapılmadığını, dava konusu tüm taşınmazların mirasbırakan ...’a ait olduğunun tartışmasız olduğunu, mirasbırakana öncesinde davalıların annesi olan kızı ...’nin baktığı, ...’nin 1993 yılında ölümünden sonra ise davacıların anneleri olan Seyde’nin baktığını, mahalli bilirkişi ve bir kısım tanıkların dava konusu taşınmazları davalıların, davacıların ve anneleri ...’ın kullandığını gördüklerini beyan ettiklerini, mirasbırakanın önceki hibe iradesinden vazgeçip lehlerine olan hibe senetlerini düzenlediğinin kabul edilmesi gerektiğini, davalıların dayandıkları belgeye göre mirasbırakanın, tüm taşınmazlarının eşit şekilde bölüşülmesini istediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemişlerdir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 220 ada 56,75,76,77 ve 78 parsel sayılı taşınmazlar yönünden taksimin geçersiz olduğu, dayanak senetlerin şekil şartını taşıdığı kabul edilse bile zilyetliğin teslim edilmediği ve dava konusu taşınmazları mirasbırakanın terekesinden çıkmadığı, hibeyi ispatlayamayan davacıların çoğun içinde azı vardır kuralı gereğince mirasbırakandan gelen miras payının tescili gerekeceği düşünülebilirse de davacıların annesi ...'ın hayatta olduğu, davacıların miras yoluyla gelen hakka dayanmasının mümkün olmadığı; 105 ada 83 parsel sayılı taşınmaz yönünden ...'ın ceviz ağacı dikmesi dışında zilyetlik bildirilmediği, dayanak senetlerin şekil şartını taşıdığı kabul edilse bile zilyetliğin teslim edilmediği ve dava konusu taşınmazın mirasbırakanın terekesinden çıkmadığı; 173 ada 11 parsel sayılı taşınmaz yönünden mirasbırakan tarafından 28.04.1997 tarihli gayrimenkul hibe senedi ile davacı ...'ya bağışlandığı hususunun ispat edilemediği, senede imza atan muhtar ve şahitlerin tanık olarak dinlenmediğine dair açık istinaf sebebi öne sürülmediği, dava konusu taşınmazın mirasbırakanın terekesinden çıkmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin asıl ve birleştirilen davaların reddine karar vermesinin bu gerekçe ile doğru olduğu için davacıların istinaf başvurularının reddine, kamu düzenine ilişkin nedenlerle hükmün kaldırılmasına ve gerekçesi değiştirilerek yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, gerekçelerin dosya kapsamına ve hukuka uygun olmadığını, davacıların hibe senetlerine dayanarak dava açmalarına rağmen anneleri hayatta diye davaların reddedildiğini, annelerinin hayatta olmasının mirasbırakan ...'in mirasını istemelerine engel olmadığını, davalıların sunduğu senetlerin sahte olduğunu ileri sürdüklerini, bu hususun araştırılmadığını, taşınmazların mirasbırakan ...'e ait olduğu hususunun tartışmasız olduğunu, taşınmazları anneleri, kendileri ve davalıların kullandıklarını gördüklerine dair beyanların olduğunu, dayandıkları senetlerin davalıların dayandıklarından sonraki tarihli senetler olduğunu, mirasbırakanın hibe iradesinden vazgeçip yenisini düzenlediğinin kabulü gerektiğini, davalılar tarafından sunulan ve sahte olduğu düşünülen vasiyetname hakkında da araştırma yapılmadığını, davalılar vasiyetnameye dayandıkları için belgenin içeriğini kabul ettikleri sonucu çıktığını, mirasbırakanın da orada eşit paylaşım olmasını istediğini, bu vasiyetname ile davalıların sundukları senetlerin çelişkili olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemişlerdir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 15 inci maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması HMK'nin 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Asıl davaya konu Karaman ili, ... ilçesi, ... Köyü 220 ada 75, 76, 77 ve 78 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin 19.04.2007 tarihinde, askı ilanlarının 13.07.2007-13.08.2007 tarihleri arasında yapıldığı; 220 ada 75 parsel sayılı taşınmazın tespitine yapılan itiraz nedeniyle Kadastro Mahkemesinin 2007/291 Esas sayılı davasında taşınmazın ... adına tescil edilmesine karar verildiği, birleştirilen 2015/3 Esas sayılı davasına konu Karaman ili, ... ilçesi, ... Köyü 173 ada 11 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 04.04.2012 tarihinde, askı ilanlarının 09.05.2012-07.06.2012 tarihleri arasında yapıldığı, birleştirilen 2015/2 Esas sayılı davasına konu Karaman ili, ... ilçesi, ... Köyü 105 ada 83 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 05.04.2012 tarihinde, askı ilanlarının 09.05.2012-07.06.2012 tarihleri arasında yapıldığı, birleştirilen 2015/435 Esas sayılı davasına konu Karaman ili, ... ilçesi, ... Köyü 220 ada 56 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 04.04.2012 tarihinde, askı ilanlarının 09.05.2012-07.06.2012 tarihleri arasında yapıldığı görülmüştür.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2024 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

***