"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/514 E., 2021/1072 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret/Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akkuş Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/153 E., 2020/37 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde; ... Mahallesinde bulunan 280 ada 3 ve 10 parsel, 281 ada 10 parsel ile ... Mahallesinde bulunan 173 ada 3 parsel, 174 ada 2 parsel, 175 ada 3 parsel, 177 ada 1 parsel ve 178 ada 1 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında mirasbırakan ... ... mirasçıları adına tespit edildiğini, ... ...'in mirasçısı olan tespit maliki ...'in taşınmazlarda bulunan 1/4 payını 50 yıl kadar önce kendisine satarak zilyetliğini devrettiğini ileri sürerek davaya konu taşınmazların 1/4 payının tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ..., ..., ... ve ... ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde; mirasbırakanları ...'in yaklaşık 20 yıl önce İstanbul'a geldikten sonra taşınmazları davacının ekmesine müsaade ettiğini ve kardeş oldukları için "yıllık ne verirsen ver kardeşiz” dediğini, ölümünden sonra da bu taşınmazlar için davacı tarafından kendilerine herhangi bir bedel ödenmediğini, ecrimisil haklarını saklı tuttuklarını belirterek davanın reddini talep etmişlerdir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; mirasbırakan ...'in 20 yıl önce İstanbul'a giderken davaya konu taşınmazları davacının ekmesine müsaade ederek "yıllık ne verirsen ver" dediğini, yeğenlerinin diğer yeğenlerine herhangi bir bedel ödemediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2018 tarihli ve 2015/227 Esas 2018/40 Karar sayılı ilamı ile; bir kısım davalıların davaya konu yerlerin kullanılması için davacıya 20 yıl önce müsade edildiğini, mirasbırakanın ölümünden sonra herhangi bir ücret ödenmediğini belirttikleri ancak bu iddialarını ispatlayamadıkları, dinlenen tanık bayanlarına göre çekişmeli taşınmazlardaki ... hissesinin davacı tarafından satın alındığı ve zilyetliğin 20 yılı aşkın zamandır davacı tarafından sürdürüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların ... adına olan tapu kayıtlarının iptali ile 1/4 hissenin davacı adına tesciline, kalan payların malikleri üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Davalılar ..., ... ve ...'in istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.07.2018 tarih ve 2018/888 Esas ve 2018/992 Karar sayılı ilamı ile; taşınmaza ilişkin davalarda mahalli bilirkişi ve tanıkların keşif mahallinde dinlenmesi gerekirken Mahkemece sadece bir davacı tanığının keşifte dinlendiği, duruşmada dinlenen tanık beyanı esas alınarak hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, bir kısım taşınmazların kadastro tespitine karşı açılan 2013/366 Esas sayılı dava dosyası da getirilerek tarafların delillerinin usulüne uygun olarak toplanması, davacının zilyet olduğunun anlaşılması halinde sürdürülen zilyetliğin aslen mi yoksa feri zilyet olarak mı sürdürüldüğü hususunun aydınlatılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadastro çalışmalarının 2009 yılında yapıldığı, taşınmazların tarafların mirasbırakanı ... ...'e ait olduğu ve mirasçıları arasında herhangi bir taksim yapmadığı, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların davacının iddia ettiği satıştan haberdar olmadığı, bir kısım tanık beyanlarının duyuma dayandığı ve keşifte dinlenilmeyen tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, davacının farklı bir delile dayanmadığı ve davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalıların süresinde cevap dilekçesi vermediğini, davacının 1968 yılında taşınmazları satın aldığını ve o tarihten bu yana kullandığını, davalıların sundukları dilekçelerde taşınmazın davacı tarafından kullanıldığını beyan ve kabul ettiklerini, davacıdan herhangi bir kira talep edilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tanığı ...'in kaldırma ilamı öncesinde davacı lehine beyanda bulunduğunu ancak yaşı nedeniyle hatırlamakta zorlandığını, yine davacı tanığı ...'in de satışa tanıklık ettiğini, kadastro tanıklarından 73 yaşındaki ...'ın taşınmazın davacıya ait olduğunu beyan ettiğini, yerel bilirkişiler ..., ... ve ...'in yaşları itibariyle 50 yıl önceki satış işlemini bilemeyeceklerini, davanın kadastro bilirkişileri ve tanık delili ile kanıtlandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazların ... ...'den intikal ettiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların pay satışı yapılıp yapılmadığı hususunda bilgi sahibi olmadığı, davacının iddiasının ispatlanamadığı ve bu nedenle verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilesindeki hususları tekrarlamış ve kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastrodan önceki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 15 inci maddeleri; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesi; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı maddesi; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (I) sayılı tarifesi.
3. Değerlendirme
1.Dosyanın incelenmesinden; çekişmeli 280 ada 3 ve 10 parsel ile 281 ada 10 parsel sayılı taşınmazların irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... oğlu ... adına tespit edildiği, ...'in itirazı üzerine 23.12.2009 tarihli komisyon kararı ile 1/4'er payla ... çocukları ..., ..., ... ve ... adına tespit edildiği ve kadastro tespitinin 31.01.2010 tarihinde kesinleştiği; çekişmeli 173 ada 3 parsel, 174 ada 2 parsel, 175 ada 3 parsel, 177 ada 1 parsel ve 178 ada 1 parsel sayılı taşınmazların irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/3'er payla ..., ... ve ... adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 03.10.2009 tarihinde kesinleştiği, Akkuş Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.07.2014 tarihli ve 2013/366 Esas 2014/148 Karar sayılı ilamı ile tapu kayıtlarının ...'in miras payı oranında iptali ile tek mirasçısı ... adına tesciline karar verildiği, böylelikle çekişmeli taşınmazların tamamının yukarıda adı geçen ... çocukları adına 1/4'er payla kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.492 sayılı Harçlar Kanunu'nun yargı harçlarına ilişkin (I) sayılı tarifesi uyarınca davanın reddi halinde maktu harç alınması gerekirken mahkemece nispi 3.873,26 TL harca hükmedilmiş olması, öte yandan Bölge Adliye Mahkemesinin önceki kaldırma ilamında istinaf karar harcının davalıya iadesi hususunda hüküm kurulmuşken yeniden bu harcın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesi doğru değildir.
4.Ne var ki, anılan hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı tarafın temyiz itirazının değinilen yönler nedeniyle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 2, 3, 4 ve 5 numaralı bentlerinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine;
"2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 54,40 TL maktu karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin olarak yatırılan 7.032,62 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 6.978,22 TL harcın davacıya iadesine,
3- Yargılama sırasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4- Davalı tarafça yatırılan 98,10 TL istinaf yoluna başvuru harcı ve 253,40 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” ibarelerinin yazılması ve hükmün takip eden maddelerinin buna göre numaralandırılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.