Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ

İLK DERECE

MAHKEMESİ : KARADENİZ EREĞLİ 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesince verilen 03/02/2022 tarihli 2022/30 Esas 2022/161 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı, mirasbırakanı Hilmi tarafından 96 parsel (yenileme ile 1222 ada 4 parsel), 97 parsel (yenileme ile 1222 ada 5 parsel), 98 parsel (yenileme ile 1222 ada 6 parsel), 334 parsel (yenileme ile 1223 ada 139 parsel) ve 335 parsel (yenileme ile 1223 ada 140 parsel) sayılı taşınmazların davalı ikinci eş Fethiye’ye ölünceye kadar bakma akdi ile devredildiğini, işlemin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile mirasbırakan ... adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı, mirasbırakana ölene kadar kendisinin baktığını, sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirildiğini, mal kaçırma kastının bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Karadeniz Ereğli 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/11/2020 tarihli ve 2017/179 E. - 2018/445 K. sayılı kararıyla; iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

1. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2. Kaldırma Kararı

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 31/05/2019 tarihli ve 2019/429 E. 2019/459 K. sayılı kararıyla; mirasbırakanın sağlığında hak dengesini gözeten kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırma yapıp yapmadığının araştırılması, davacıya devredilen taşınmazlar tespit edilerek devir tarihleri itibari ile değerlerinin belirlenmesi, ortada hak dengesini gözeten kabul edilebilir bir paylaştırmanın bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince, mirasbırakan tarafından hak dengesini gözeten ve tüm mirasçıları kapsayan bir paylaştırmanın yapılmadığı, asıl amacın ilk eşten olma davacı çocuğundan mal kaçırmak olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

3.İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

4.İstinaf Nedenleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmazların ölünceye kadar bakma akdi karşılığında devredildiğini, davalının sözleşmeden doğan yükümlülüğü yerine getirdiğini, mirasbırakanın devir tarihi ve sonraki tarihler itibariyle bakıma muhtaç olduğunu, davacı tarafından ilgilenilmediğini, mirasbırakan adına kayıtlı dava dışı taşınmazların bulunduğunu, mal kaçırma kastı ile hareket etmediğini, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

5. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 03/02/2022 tarihli ve 2022/30 E. 2022/161 K. sayılı kararıyla; ölünceye kadar bakma akdinin yapıldığı tarihte mirasbırakanın 51 yaşında olduğu, bakım ihtiyacı içinde bulunmadığı, bu durumda davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olduğu, ancak 32.411,11 TL harca hükmedilmesi gerektiği halde harcın yargılamada doğru alınarak kararda yanlış tespit edildiği gerekçesiyle kamu düzeninden olan bu hususun düzeltilerek yeniden davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

1. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Temyiz Nedenleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesindeki iddialarını tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

3. Gerekçe

3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakım akdinden kaynaklanan muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

3.2. İlgili Hukuk

3.2.1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 611. maddesine göre ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen bir akittir. Başka bir anlatımla ivazlı sözleşme türlerindendir. Bu sözleşme ile bakım alacaklısı, sözleşme konusu malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme; bakım borçlusu da bakım alacaklısına Yasa'nın öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girer.

Bakıp gözetme koşulu ile yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir. Bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması ya da alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz.

Kural olarak, bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikin de muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür. En sade anlatımla muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. Şayet bakım alacaklısının temliki işlemde bakıp gözetilme koşulunun değil de, bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenirse (örneğin mirasçılarından mal kaçırma düşüncesinde ise), bu takdirde akdin ivazlı (bedel karşılığı) olduğundan söz edilemez; akitte bağış amacının üstün tutulduğu sonucuna varılır. Bu halde de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı olayda, uygulama yeri bulur.

Mirasbırakanın, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi için de, sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın, tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların göz önünde tutulması gerekir.

3.3. Değerlendirme

Dosya içeriğine, toplanan delillere, delillerin takdirinin yerinde bulunmasına, (IV/5.) no.lu paragrafta yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

VI. SONUÇ:

Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün HMK'nın 370. maddesi gereğince ONANMASINA, 24.308,33 TL bakiye onama harcının hükmü temyiz eden davalıdan alınmasına, 14/09/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

***