"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/6 E., 2021/125 K.
HÜKÜM : Ret
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi tarafından hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi tarafından hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi, ... köyünde bulunan 127 ada 10, 11, 12, 13, 15, 228 ada 24 ve 26 ile ... köyünde bulunan 106 ada 13 ve 17, 129 ada 15 ve 8, 131 ada 4, 132 ada 1 ve 162 ada 1 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına kayıtlı olduğunu, oysa bu taşınmazların tümünün mirasbırakan babaları ...'ye ait iken mirasbırakanın rahatsızlığından faydalanılarak tüm taşınmazların erkek kardeşleri olan davalılar adına tapuya kayıt edildiğini, oysa taşınmazda kendi hissesinin de bulunduğunu ileri sürerek davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile murisin veraset ilamındaki payı oranında tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın yerinde olmadığını belirterek reddine karar verilmesini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.01.2014 tarihli ve 2011/117 Esas, 2014/26 K. sayılı kararıyla; "Dava konusu Çanakçılar köyü 127 ada 15 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının yanların ortak mirasbırakanından intikal ettiği, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmın ise satın alındığı gerekçesiyle bu kısmın tapusunun iptali ile veraset ilamındaki pay oranında tapuya tesciline, diğer taşınmazlarda ise davacının miras payının bulunduğu, mirasbırakanın davalılara yaptığı taşınmaz devirlerinin diğer mirasçılardan mal kaçırma iradesiyle yapıldığı, bu halde yapılan devirlerin muvazaa nedeniyle sakat olduğu, her ne kadar davalılar ve bir kısım tanık beyanlarında dava konusu taşınmazların bir kısmının üçüncü kişilerden devralındığını iddia etmişler ise de bu taşınmazların hangi taşınmazlar olduğunun açıkça belirtilmediği, taşınmazların üçüncü kişilerden devralındığına dair herhangi bir delil de ibraz edilemediği" gerekçesiyle dava konusu 131 ada 4 parsel ve 127 ada 15 parsel sayılı taşınmazın bir kısmı haricindeki diğer taşınmazların tapu kayıtlarının muris muvazaası nedeniyle kısmen iptali ile davacının miras payı oranında adına tapuya tesciline, dava konusu edilen ... köyü 131 ada 4 parsele ait davanın ise parselin dava dışı ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmakla davanın reddine, dava konusu 127 ada 10 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ahırın davacının da kabul beyanı dikkate alınarak davalı ...'ye ait olduğu kanaatine varılması nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davalılar temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Karar; Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.12.2014 tarihli ve 2014/15612 E., 2014/14674 K. sayılı kararı ile; davanın irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olduğu belirtilerek "Temyize konu ... köyü 127 ada 15, 228 ada 24, 26, ... köyü 106 ada 17, 132 ada 1 ve 162 ada 1 parsel sayılı taşınmazları iyi bilen yaşlı, yansız mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları, senet tanıkları ve uzman fen bilirkişisi ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılması, satış senetlerinin kapsamının belirlenmesi, imkan dahilinde senet tanıklarının dinlenmesi, çekişmeli taşınmazların tarafların ortak mirasbırakanı veya 3. kişiler tarafından davalılara satılarak zilyetliğin devredilip devredilmediğinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, davalıların zilyetliğinin tereke adına mı yoksa satışa istinaden kendi adlarına mı olduğunun tespit edilmesi, fen bilirkişisinden senetlerin kapsamı hakkında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi" gerektiğine değinilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.12.2015 tarihli ve 2015/79 Esas, 2015/439 Karar sayılı kararı ile; "Bozma ilamına uyularak 27.10.2015 tarihinde dava konusu taşınmazlar başında 2. kez keşif icra olunmuştur. Yapılan keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile davacının keşif sırasında verdiği beyanlar dikkate alındığında, davacı tarafça kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik, irsen intikal iddiası ile dava konusu edilen Bartın ili ... ilçesi ... köyü 127 ada 15 parsel ile 228 ada 24 parsel, 228 ada 26 parsel, Bartın ili ... ilçesi ... köyü 132 ada 1 parsel, 106 ada 17 parsel, 162 ada 1 parsellerin tarafların ortak mirasbırakanı olan ...'den intikalen gelen yerlerden olmadığı, davalılarca 3. kişilerden satış yolu ile temlik alındığı tereke malı olmadığı anlaşıldığından temyiz konusu edilen 127 ada 15 parsel ile 228 ada 24 parsel, 228 ada 26 parsel, Bartın ili ... ilçesi ... köyü 132 ada 1 parsel, 106 ada 17 parsel, 162 ada 1 parseller yönünden davanın reddine, yine Bartın ili ... ilçesi Çanakçılar Kkyü 127 ada 12 parsel, 127 ada 10 parsel, 127 ada 11 parsel, 127 ada 13 parsel ve Bartın ili ... ilçesi ... köyü 129 ada 15 parsel, 129 ada 8 parsel, 131 ada 4 parsel, 106 ada 13 parsel sayılı taşınmazlar yönünden Mahkemenin 29.01.2014 tarihli 2011/117 Esas, 2014/26 Karar sayılı kararı temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıdaki kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.03.2020 tarihli ve 2016/15842 Esas, 2020/887 Karar sayılı ilamı ile; "1- Dava konusu Çanakçılar köyü 127 ada 10, 11, 12, 13, ... köyü 106 ada 13, 129 ada 8 ve 15 parsel sayılı taşınmazlar yönünden Mahkemece verilen önceki tarihli kabul kararı davalı tarafça temyiz edilmediğinden kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle, kesinleşen hususların temyiz yolu ile incelenmesi mümkün bulunmadığından davalılar ... ve arkadaşları vekilinin bu parsellerle ilgili temyiz inceleme isteminin reddine, 2- Çanakçılar köyü 127 ada 15, 228 ada 24, 26 sayılı parseller ile ... köyü 106 ada 17, 132 ada 1 ve 162 ada 1 sayılı parsellerle ilgili temyiz itirazlarına gelince; dosya içeriğine, Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ...’ın bu parsellerle ilgili hükme yönelik sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak dava, miras payına yönelik olarak görüldüğüne göre, dava değerinin davacının miras payı üzerinden belirlenerek davalı tarafa verilecek olan vekalet ücretinin bu değere göre hesaplanması gerekirken, taşınmazların toplam değeri üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş olması isabetsiz olup davacı ...’ın temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün bozulmasına" karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli ve 2021/6 Esas, 2021/125 Karar sayılı kararıyla; "Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmekle dosya kapsamında yer alan ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/250 Esas ve 2010/223 Karar sayılı ilamı ile muris ... mirasçısı ...'ın miras payının 3/32 olduğu, davacının reddedilen toplam dava değerinin (119.941,88 x 3/32) 11.244,55 TL olduğu hesaplanmış olup bu değer üzerinden davalı yana vekalet ücreti takdiri yapılarak; dava konusu 127 ada 12 parsel, 127 ada 10 parsel, 127 ada 11 parsel, 127 ada 13 parsel ve Bartın ili ... ilçesi ... köyü 129 ada 15 parsel , 129 ada 8 parsel, 131 ada 4 parsel, 106 ada 13 parsel sayılı taşınmazlar yönünden Mahkememizin 29.01.2014 tarihli ve 2011/117 Esas, 2014/26 Karar sayılı ilamı temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına; 127 ada 15 parsel ile 228 ada 24 parsel, 228 ada 26 parsel, 132 ada 1 parsel, 106 ada 17 parsel, 162 ada 1 parsel yönünden açılan davanın reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece aleyhte karar verilen ... köyü 127 ada 15 parsel, 228 ada 24 ve 26 parsel ile ... köyü 132 ada 1 parsel, 106 ada 17 parsel, 162 ada 1 parsel sayılı 6 adet taşınmazın da dava konusu edilen diğer taşınmazlar gibi tarafların ortak mirasbırakanına ait olup ölümü ile geride kalan mirasçılarına intikal eden taşınmazlar olduğunu, dava konusu diğer parsellerde olduğu gibi bahse konu parseller yönünden de davanın kabulüne karar verilerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacının miras payı oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yukarıdaki parseller yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasının hatalı bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
01.04.1974 tarihli İBK, 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3/2 nci maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı HUMK uygulanacağı davalar yönünden HUMK'nın 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 210,55 TL bakiye onama harcının temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 inci maddesi uyarınca miktar yönünden karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
07.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.