"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda Yerel Mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, süresi içinde davalılardan ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, ortak mirasbırakanları ....ın 14/09/1984 tarihli akitle kayden maliki olduğu 50, 274 ve 278 parsel sayılı taşınmazları belirli paylarla oğulları davalılar Mehmet, İsmet ve ....'e tapuda şatış suretiyle devrettiğini, yapılan temliklerin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, miras payı oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, İsmet murisin sağlığında mal paylaşımı yapıldığını, anneleri adına kayıtlı bulunan zeytinliğin davacıya verildiğini, davalı ... ise, temliklerin gerçek satış olduğu belirtip davanın davanın reddini savunmuşlardır. Davalı ...'in yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiş, dahili davalılar davayı takip etmemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18/07/2012 tarihli ve 2007/190 E., 2012/278 K. sayılı kararıyla; muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma Kararı
Dairenin 14/03/2016 tarihli ve 2014/14913 E., 2016/3046 K. sayılı kararıyla; "…Hâl böyle olunca, mirasbırakanın 50, 274, ve 278 parsel sayılı taşınmazlarını belirli paylarla mirastan mal kaçırmak kastıyla davalılara devrettiği, davalılar ...ve ....in ise 274 ve 278 parsellerdeki paylarını 14/08/1990 tarihinde davalı ...'e temlik ettikleri, ilk akdin tarafı olan davalı ..., işlemin muvazaalı olduğunu bilen kişi konumunda olup, 4721 sayılı TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı da gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
3. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 25/05/2021 tarihli ve 2020/146 E., 2021/138 K. sayılı kararıyla; murisin dava konusu 50, 274, ve 278 parsel sayılı taşınmazlarını belirli paylarla mirastan mal kaçırmak kastıyla davalılara devrettiği, davalılar İsmet ve Bekir'in ise 274 ve 278 parsellerdeki paylarını 14/08/1990 tarihinde davalı ...'e temlik ettikleri, ilk akdin tarafı olan davalı ..., işlemin muvazaalı olduğunu bilen kişi konumunda olup, 4721 sayılı TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ..., ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Temyiz Nedenleri
Mehmet-İsmet ve ... vekili, muris Kadir Aslan’ın sağlığında mal paylaşımı yapıldığını, bu hususun dinlenen tanıklardan Seydi Yaşar ve Kahraman Kızmaz beyanları ile de sabit olduğunu, ayrıca anneleri adına kayıtlı bulunan zeytinliğin davacıya verildiğini, müvekkili Mehmet’in gerçek satış işlemi ile, bedelini ödeyerek ve iyiniyetli bir şekilde taşınmazları satın aldığını, tüm bu hususlardan davacının yıllardan beri haberdar olduğunu, bu nedenle davacının iddia ettiği hususların tümünün TMK 2. maddesi gereğince hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, dosyadaki hiçbir delilin müvekkillerinin kötüniyetli olduğunu ispatlayamadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
6. Gerekçe
6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
6.2. İlgili Hukuk
Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
6.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, (IV/2.) no.lu paragrafta yer verilen hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılmasına göre (IV/3.) no.lu paragraftaki gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
V. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle; davalılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 2.381,42 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.