"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/256 E., 2021/219 K.
DAVA TARİHİ : ...
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasında görülen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde; ... köyü çalışma alanında bulunan taşınmazların babasından intikal ettiğini ve kardeşleri arasında taksim edildiğini, kardeşlerin parselleri arasında yol olarak yer bırakma hususunda anlaşmış olmalarına rağmen diğerlerinin parselleri arasında yol bulunmadığı gibi fiiliyatta kendisine kalan taşınmazın içerisinden yol geçirildiğini, bu yolun işlerliğinin de mümkün olmadığını, Tokat Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/182 Esas sayılı dosyasında da yol olarak tespit harici bırakılan bu taşınmazın davacıya ait olduğunun beyan edildiğini ileri sürerek bu kısmın davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 10.05.2016 tarihli ve 2015/277 Esas 2016/347 Karar sayılı kararıyla; davaya konu taşınmazın yol olmadığı ve davacının izniyle kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 15.04.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda yeri işaretlenen 93,44 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay(Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.06.2020 tarihli ve 2016/16130 Esas 2020/2051 Karar sayılı ilamıyla; Köy Tüzel Kişiliğinin davaya dahil edilmesi ve yasal ilanların yapılması gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki tarihli hükmün gerekçesi tekrarlanarak bozma ilamındaki eksikliklerin de tamamlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 15.04.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda yeri işaretlenen 93,44 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde kararın eksik inceleme ile verildiğini, davacı lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddesinin 1 inci fıkrası ve 6 ncı maddesi; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14, 16 ve 17 nci maddeleri; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3/2 nci maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyanın incelenmesinden; davaya konu taşınmaz bölümünün 2008 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında yol vasfıyla tespit harici bırakıldığı, komşu taşınmazların senetsizden davacı adına tespit edildiği, eldeki davanın 23.07.2015 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13 üncü maddesinin j bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.