Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/264 E., 2022/371 K.

HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi/ Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/166 E., 2021/272 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali- tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili; davacıların,...ili, ... ilçesi,...köyünde bulunan 204 ada 5 parsel, 204 ada 6 parsel, 204 ada 1 parsel, 204 ada 2 parsel sayılı taşınmazları 12.12.1980 ve 22.07.1981 tarihlerinde senetle satın alıp zilyetliğini de devraldıklarını, 1996 yılında uygulanan kadastro işlemlerine dair bilgileri bulunmadığını, yolsuz tescile ilişkin bu durumu sonradan fark ettiklerini ileri sürerek 204 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 03.12.2021 tarihli ve 2021/166 Esas, 2021/272 Karar sayılı kararıyla; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesindeki on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Nedenleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; esasa ilişkin iddialarını tekrar ederek ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin iyi niyetli kazanımları korumakta olduğunu, davalının ise dava konusu taşınmazın kendisine ait olmadığının farkında olması nedeniyle kötüniyetli olduğundan hak düşürücü sürenin uygulanamayacağını, Anayasa Mahkemesi kararları ve Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ve hak arama hürriyetine dayanarak karar verilmesi gerektiğinis ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 24.03.2022 tarihli ve 2022/264 Esas, 2022/371 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 07.11.1996 tarihinde kesinleştiği, davanın 3402 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin 3 üncü fıkrasında düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 14.09.2021 tarihinde açıldığı, hak düşürücü süre geçmiş olduğundan davanın usulden reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının dosya kapsamına ve yasaya uygun olduğu, davacılar vekilinin esasa ilişkin istinaf nedenlerinin incelenemeyeceği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Nedenleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

3402 sayılı Kadastro Kanunu′nun 12 nci maddesinin 3 üncü fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Dava konusu...ili, ... ilçesi,...köyü çalışma alanında bulunan 204 ada 5 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro kesinleşme tarihinin 08.11.1996 olduğu, davanın ise Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesi 3 üncü fıkrasında düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra, 14.09.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA;

Aşağıda yazılı bakiye 189,15 TL temyiz harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

***