"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/98 E., 2022/11 K.
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.06.2017 tarihli ve 2015/8801 Esas, 2017/4871 Karar sayılı kararı ile esastan bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucu 101 ada 19 ve 79 parsel ile 131 ada 23 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, bu tescilin hatalı olduğunu, taşınmaza uzun süre zilyet olduklarını ileri sürerek tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazların Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili yargılama sırasında; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
İmranlı Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.11.2014 tarihli ve 2013/44 Esas, 2014/174 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 101 ada 19 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın reddine, çekişmeli 131 ada 23 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 101 ada 79 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 13.078,83 m2'lik bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.06.2017 tarihli ve 2015/8801 Esas, 2017/4871 Karar sayılı ilamı ile "...Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu açıklanarak tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ile komşu taşınmazların tutanakları ve dayanak belgelerinin getirtilmesi, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, fen bilirkişisi ve jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendisinin katılımı ile yeniden keşif yapılması, bu taşınmazların önceki ve şimdiki niteliği, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı, imar ihyaya muhtaç olup olmadığı, zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılması, ondan sonra kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi gerektiği belirtilerek..." karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazlardan 79 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının, 101 ada 19 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının ve 23 parsel sayılı taşınmazın tamamının davacı tarafından kullanıldığı, davacının kullanmış olduğu taşınmazı satış sureti ile edindiği, taşınmazların evveliyatının dava dışı ...'ye dayandığı, ...'den sonra taşınmazın ... tarafından satın alındığı, davacının adı geçen taşınmazları ...'dan satın aldığı, satın aldığı günden itibaren 79 parsel sayılı taşınmazın sınırları zeminde belirli, ekili ve krokide (A) harfi ile gösterilen bölümü, 19 parsel sayılı taşınmazdan krokide (B) harfi ile gösterilen bölümü ile 23 parsel sayılı taşınmazı zirai faaliyette bulunmak sureti ile ekip biçtiği, taşınmazların tespit tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla bir süredir malik sıfatıyla davasız ve aralıksız bir şekilde kullanıldığı, davacının da satın aldığı bu taşınmazları aynı şekilde kullanmaya devam ettiği zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu, davacının dayanak 14.01.1992 tarih 8 sıra nolu tapu kaydının 101 ada 79 parsel sayılı taşınmazda (A) harfi ile gösterilen kısıma ve aynı tarih 14 sıra nolu tapu kaydının 131 ada 23 parsel sayılı taşınmaza uyduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, çekişmeli 131 da 23 parsel sayılı taşınmaz, 101 ada 79 parsel sayılı taşınmazın 05.11.2021 havale tarihli krokide (A) harfi ile gösterilen kırmızı renkli 13,078,83 m²'lik kısmı ile 101 ada 19 parsel sayılı taşınmazın 05.11.2021 havale tarihli krokide (B) harfi ile gösterilen 518.44 m²'lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
D. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi temyiz talebinde bulunmuştur.
E.Temyiz Nedenleri
Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Hazine adına tapuda kayıtlı bir taşınmazın zilyetlikle mülkiyetinin kazanılamayacağını, Mahkemece yapılan araştırma ve uygulamanın yetersiz olduğunu belirterek ve resen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
F. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190 ıncı maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13 üncü, 14 üncü ve 20 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ncı ve 713 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
Kadastro sonucu ... köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 19 ve 79 ile 131 ada 23 parsel sayılı 1.059,86 m2, 434.893,46 m2 ve 6.543,28 m2 yüz ölçümündeki taşınmazlar Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 nci maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un uygulanacağı davalar yönünden HUMK’un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Hazine temsilcisinin 131 ada 23 parsel sayılı taşınmaz ile 101 ada 79 parsel sayılı taşınmazda fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölüm hakkında kurulan karara yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Davalı Hazine temsilcisinin 101 ada 19 parsel sayılı taşınmazda fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölüm hakkında kurulan karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Bilindiği üzere; Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Aynı şekilde mahkemece verilen ilk hükmün temyiz edilmemesi hâlinde, hükmü temyiz etmeyen taraf yönünden karar kesinleşmiş olur. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı kararı ).
Diğer taraftan; bir mahkeme kararını istinaf veya temyiz etmeyen taraf hakkında "kararı bu hâliyle benimsemiş olduğu" sonucuna ulaşılır. Kararın temyiz edilmeyerek şekli anlamda kesin hükme dönüşmesi, karar lehine olan için usuli müktesep hak oluştururken karar aleyhine olan kimse için de bir katlanma yükümlülüğü meydana getirir (Hukuk Genel Kurulu'nun 15.11.2023 tarihli ve 2022/2-1106 E., 2023/1099 K. sayılı kararı, § 8).
Hemen belirtilmelidir ki; Mahkemece bozma kararı öncesinde çekişmeli 101 ada 19 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın reddine karar verilmesine ve redde yönelik hükmün davacı tarafından temyiz edilmemesine göre bu parsel yönünden davalı Hazine lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeden bozma kararına uyulması sonucunda Mahkemesince bu parselde fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmın da davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi davalı lehine olan usuli kazanılmış hakka aykırılık teşkil etmektedir. Mahkemece bu kısım yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesi isabetsiz olmuştur.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine temsilcisinin 131 ada 23 parsel sayılı taşınmaz ile 101 ada 79 parsel sayılı taşınmazda fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölüme yönelik yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün bu kısmının ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı Hazine temsilcisinin 101 ada 19 parsel sayılı taşınmazda fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölüme yönelik yerinde bulunan temyiz itirazının kabulü ile hükmün bu kısmının (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 inci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.