"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/120 E., 2022/231 K.
DAVA TARİHİ : 25.02.2015
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde; Kastamonu ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 136 ada 35 parsel sayılı taşınmaz ve 120 ada 24 parsel sayılı taşınmazdaki iki katlı evin üst katı ile evin batı girişindeki bahçesi ve odunluğun babası ... tarafından hazırlanan vasiyetname ile kendisine bırakılmış olmasına rağmen davalı ve kendisi adına müşterek tespit edildiğini ileri sürerek davaya konu taşınmazların tapu kaydının iptali ile adına tescilini, iki katlı evin üst katının ve batı girişindeki bahçesinin ve odunluğun kendisine ait olduğunun beyanlar hanesine şerh düşülmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; davaya konu 136 ada 35 parsel sayılı taşınmazın davacıya vasiyet edilmesi nedeniyle bu taşınmaz hakkındaki davayı kabul ettiğini beyan etmiş, davaya konu 120 ada 24 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacı tarafından daha önce açılan davanın reddedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 05.05.2016 tarihli ve 2015/55 Esas 2016/121 Karar sayılı ilamıyla; 136 ada 35 parsel yönünden davanın kabul edildiği, dosya arasındaki vasiyetnamenin taşınmazlara uygulanması sonucunda davaya konu alanların davacıya verildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 136 ada 35 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, çekişmeli 120 ada 24 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile, 19.04.2016 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 290,79 m2’lik bölümün bahçe vasfıyla davacı adına tesciline, bu bölüm üzerinde bulunan odunluğun davacı ve davalıya ait olduğunun tapu kaydının beyanlar hanesine şerh düşülmesine; aynı raporda (B) harfi ile gösterilen 387,29 m2’lik bölümün ise davalı adına tesciline, bu bölüm üzerinde bulunan iki katlı kargir evin birinci katının davalıya, ikinci katının ise davacıya ait olduğunun tapu kaydının beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 10.02.2021 tarihli ve 2017/478 Esas 2021/973 Karar sayılı ilamı ile; temyize konu 120 ada 24 parsel sayılı taşınmazda bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölüme ilişkin sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, bu bölüm hakkında davalı tarafından açılmış bir dava bulunmadığı halde bu bölümün tamamının tapu kaydının iptali ile davalı adına tescilinin isabetsiz olduğu, (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü yönünden bu kısımda bulunan odunluğun kime ait olduğu hususunda yeterli araştırmanın yapılmadığı, mahallinde inşaat bilirkişisi eşliğinde yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan odunluğun kime ait olduğu, kim tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, zilyetliğinin davacıya devredilip devredilmediği hususlarının sorulması ve toplanan delillerin sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 136 ada 35 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabul edildiği, mirasbırakan Hasan tarafından düzenlenen vasiyetnameyede evin batı girişindeki bahçesi olarak belirtilen yerin (A) harfi ile gösterilen yer olduğu konusunda ihtilaf bulunmadığı, bozma ilamı doğrultusunda yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin odunluğun taraflardan birine bırakılıp bırakılmadığı hususunda bilgi sahibi olmadığı, tanıkların ise odunluğun davacıya bırakıldığı yönünde beyanda bulunduğu, bu nedenle odunluğun da bulunduğu kısım ile birlikte davacıya bırakıldığı kanaatinin oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile 06.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 290,79 m2’lik kısmının bahçe vasfı ile davacı adına tesciline, (B) harfi ile gösterilen 387,29 m2’lik kısmını iptalden önceki malikleri adına aynı oranda tesciline, taşınmaz üzerindeki iki katlı kargir evin ikinci katının davacıya ait olduğunu beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... temyiz dilekçesinde; davanın açılmasına sebep olmadığını ve başından beri davaya konu 136 ada 35 parsel sayılı taşınmaz yönünden kabul beyanında bulunduğunu, bu nedenle aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, çekişmeli 120 ada 24 parsel sayılı taşınmaz yönünden verilen kararın isabetsiz olduğunu, davanın ispat edilemediğini, keşifte dinlenen yerel bilirkişilerin odunluğun davalı tarafından kullanılarak tamir ettirildiğini beyan ettiğini, vasiyetnamede odunluğa ilişkin hiçbir tasarruf işleminin bulunmadığını, davacı tanığı Fatma Konuk'un yanlı beyanda bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastrodan önceki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14, 15, 19 ve 20 nci maddeleri; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dosyanın incelenmesinden; temyize konu 120 ada 24 parsel sayılı 678,08 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kargir iki katlı ev ve odunluk ve arsası vasfıyla eşit paylarla davacı ... ve davalı ... adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 02.08.2008 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın miras yoluyla gelen hakka dayalı olarak 25.02.2015 tarihinde açıldığı, davacının dayandığı 31.20.1991 tarihli düzenleme şeklindeki vasiyetnamede mirasbırakanın davacı ve davalı çocukları ile eşine bıraktığı taşınmazların açıklandığı, vasiyetnamenin Cide Sulh Hukuk Mahkemesinin 1997/260 Esas 1998/108 Karar sayılı dosyasında açılıp okunduğu anlaşılmıştır.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı asılın aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Ancak, Mahkemece teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptali ile son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tesciline karar verilmesi neticesinde davaya konu 120 ada 24 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan ve (B) ile gösterilen kısmının davacı ve davalı adına eşit hisseyle tescil edilmiş şekilde bırakılması ve davacının talebi doğrultusunda bu taşınmaz üzerindeki muhdesatın davacıya ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesi ile yetinilmesi gerekirken HMK'nın 297 nci maddesine uygun olmayacak ve infazda tereddüt yaratacak şekilde, ayrıca davalı yönünden de taşınmazın edinme sebebi değiştirilerek bu bölümün de son parsel numarası verilerek taraflar adına tesciline dair hüküm kurulması hatalıdır.
4. Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı tarafın temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile Mahkeme kararının;
a. 1 numaralı hüküm fıkrasının 2. paragrafının çıkarılarak yerine "Davaya konusu 120 ada 24 parsel sayılı taşınmazda geriye kalan ve 06.12.2021 tarihli teknik bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 387,29 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz bölümünün tapu kaydında olduğu gibi taraflar adına eşit hisseyle ipkasına"
b. 2 numaralı hüküm fıkrasının başlangıcına " 120 ada 24 parsel sayılı taşınmazda geriye kalan ve 06.12.2021 tarihli teknik bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 387,29 metrekare yüz ölçümündeki" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III - 1 inci maddesi uyarınca karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.