Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/719 E., 2023/178 K.

HÜKÜM/KARAR : Ret / Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/396 E., 2020/268 K.

Taraflar arasındaki tapu iptal - tescil ve elatmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı; dava konusu 154 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalıların murisi aynı zamanda kendisinin oğlu olan ...adına kadastro tespiti ile tescil edildiğini, ancak taşınmazın maliki ve zilyedinin kendisi olduğunu, taşınmaz üzerindeki iki katlı kargir ev nitelikli taşınmazın 1975 yılında yapıldığını, ...'ın henüz 17 yaşında bir çocuk olduğunu, kadastro tespitinde de hibe edildiğinden oğlu adına tespit edildiğini, tutanakta imzasının alınmadığını, bağlayıcılığının olmadığını, davalıların evine geçmesini engellediklerini, kızları ile yaşadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, taşınmaza davalıların elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalılar; murisin bu taşınmazda evlendiğini, tüm çocuklarının bu evde doğduğunu ve murisin çocuklarının ve eşinin halen aynı evde oturduklarını, taşınmazın tapu kaydında her ne kadar 2 katlı kargir ev olarak görünse de 3 katlı yapının bulunduğunu, söz konusu evin davacının eşi ve çocukları ile birlikte yapıldığını, diğer katların muris ...ve oğulları tarafından yapıldığını, davacının evin yapıldığı yıllarda evi ve köyü terk ettiğini, yaklaşık 6 yıl sonra geri döndüğünü, zaten ev inşa edecek gelirinin ve birikiminin olmadığını, dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında oğlu muris ......'a kendisi tarafından tüm tutanak tanıkları ve muhtar huzurunda hibe ettiğini, ayrıca taşınmazın davacıya ya da davacının atalarına ait olmayıp davacının eşi... ...'a ait olduğunu, davacının başka köyden iç güvey olarak köye geldiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI

KDZ. Ereğli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 28.10.2020 tarihli 2018/396 E., 2020/268 K. sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın davacının eşi... ...'a ceddinden miras yoluyla intikal ettiği, davacı ...'ın komşu köyden damat olarak geldikten sonra eşinin ailesinin zilyetliğinde bulunan bu taşınmazda yaşamaya başladığı, ... ...'ın taşınmazı oğlu olan ...'a hibe ettiği, davacının kayınpederinin taşınmazı kendisine hibe ettiği iddiasını ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Nedenleri

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; eksik araştırma ile karar verildiğini, tutanakta malik ve zilyedin davacı olduğunun belirtildiğini, hibe senedi veya davacının imzasının olmadığını, hibenin davalılar tarafından kanıtlanması gerektiğini, davalıların taşınmazın...’den geldiğini iddia ettiğini, 1957 yılında evlendiğinde kayınpederinin bağışladığını, taşınmazda bulunan tahta evi yıkıp dava konusu yeri inşa ettiğini, zilyetliği devretmediğini, oğlu ile beraber oturduklarını, ikinci katı kendisinin yaptığını, oğlunun o dönem kurumda işçi olarak çalıştığını, mahalli bilirkişilerin görgüye dayalı bilgileri olmadığını, tanık ...’ın beyanı üzerinde durulmadığını, tanık ...’nin dinlenmesi gerektiğini, hibenin ispat edilemediğine ilişkin gerekçenin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 27.02.2023 tarih 2021/719 E., 2023/178 K. sayılı kararı ile; taşınmazın davacı ve eşine aitken davalıların murisine bağışlayıp zilyetliğini devrettiği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz talebinde bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın tapulu olduğunu, evi terk etmek zorunda kaldığını, davalılar da eve almadığından tapulara ulaşamadığını, kayınpederi tarafından eşine ve kendisine 12 adet taşınmaz hibe edildiğini, 15.09.1970 tarih 51 ve 47 nolu tapu kayıtlarının dava konusu yere ilişkin olduğunu, tespitte yer almadığının tutanak tanıkları tarafından belirtildiğini, hibe etmediğini, davalıların nizasız fasılasız zilyet olmadıklarını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1. maddesi.

3. Değerlendirme

Dava konusu Zonguldak ili, ..... ilçesi, ..... köyü 154 ada 2 parsel sayılı 1.312,45 m2 miktarlı iki katlı kargir ev ve bahçesi nitelikli taşınmazın senetsiz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinden ...’a aitken 1975 yılında birinci katı yaptığı, 1995 yılında ikinci katı ...’ın inşa ettiği, ....’in taşınmazı haricen ve rızaen 1985 yılında ...’a kayıtsız şartsız bedelsiz hibe ettiği ve zilyetliğini devrettiğinden ...adına tespit edildiği, tespitin dava açılmadığından 19.12.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle,

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 247,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

***