"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2105 E., 2022/2172 K.
DAVA TARİHİ : 28.07.2021
HÜKÜM/KARAR : Ret/Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Elbistan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/104 E., 2021/268 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali- tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; ... ili, ... ilçesi,... Mahallesinde kain 225 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının davacıların mirasbırakanı Halil Kaya'ya ait iken yapılan kadastro çalışmalarında o dönem davacıların köy yerinde olmaması ve mirasbırakan babalarının işlemleri takip edemeyecek kadar yaşlı olması nedeniyle sehven davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini , söz konusu taşınmazın 2013 yılında ... tarafından annesi davalı Gülüzar Bülbül'e muvazaalı olarak satıldığını, davacıların bu durumu mirasbırakan babalarının ölümünden sonra intikal ve veraset işlemleri sırasında öğrendiklerini dava konusu 225 da 1 parsel sayılı taşınmazın fiilen de bölünmüş olan kısmının halen davacılar tarafından kullanılmakta olduğunu, söz konusu yerin kadastro çalışmasından önce ve muvazaalı satıştan sonra olmak üzere davacılar tarafından kullanıldığını ve bu süreç içerisinde davalıların herhangi bir ikaz ya da engellemesi bulunmadığını belirterek dava konusu taşınmazın yapılacak tespit ve keşif sonrası belirlenen kısmının iptali ile davacılar adına miras payı oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli ve 2021/104 Esas, 2021/268 Karar sayılı kararıyla;dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 13.07.2007 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 28.07.2021 tarihinde açıldığı belirtilerek davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı Gülüzar Bülbül'ün oğlu olan diğer davalı ...'ya bedel karşılığı satış yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaza davacıların babalarının kadastro öncesinde ve sonrasında malik sıfatıyla zilyet olduğunu, davacıların babalarının ölümünden sonra da davacıların malik sıfatıyla zilyetliklerinin devam ettiğini, her iki davalının da devirden önce ve sonra hak sahipliğini bildiklerinden dava konusu alanı terkettiklerini, davacıların sadece kadastro öncesi nedene dayanmayıp kadastro sonrası nedene de dayandığı halde Mahkemenin sadece kadastro öncesi nedenlere dayanıldığı şeklindeki değerlendirmesinin yanılgılı ve hukuka aykırı olduğunu, davalıların uzun bir süre fiili durum olan davacıların zilyetliğine sessiz kalmasının da mülkiyetin terkedildiğine icazet verildiğinin karinesi olduğunu, tapu kaydının hukuki değerini yitirmiş olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.12.2022 tarihli ve 2022/2105 Esas, 2022/2172 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu′nun 12/3 üncü maddesi
3. Değerlendirme
1.Dava konusu ... ili, ... ilçesi,... (...) Mahallesi çalışma alanında bulunan 225 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin kesinleşme tarihinin 13.07.2007 olduğu, davanın ise Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesinin 3 üncü fıkrasında düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 28.07.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR :
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA;
Aşağıda yazılı bakiye 89,95 TL temyiz harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.