Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1859 E., 2023/1029 K.

HÜKÜM/KARAR : Ret / Kabul - Karar Kaldırılarak Dava Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/23 E., 2022/72 K.

Taraflar arasındaki muris muvaazası nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; tarafların murisi ...'ün 17.01.2003 tarihinde evli olarak vefat ettiğini, murisin dava konusu arsayı 1962 yılında kendi kazancı ve birikimiyle aldığını, davalıya ise arsayı satın aldığı tarihten 37 yıl sonra 25.11.1999'da temlik ettiğini, zengin ve varlıklı olan murisin mal satmaya ihtiyacı yokken yapılan temlikin müvekkilinden mal kaçırmak amaçlı olduğunu ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının müvekkilinin miras payı oranında iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; murisin muvazaa kastı olmadığını, murisin bakımı ile davalının ilgilendiğini, davalının da çalışmaları ile aile ekonomisine katkısının olduğunu, ayrıca murisin diğer taşınmazından da intikal sırasında davalının hak talep etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; resmi senette bedelin gerçek değerin altında gösterilmesinin muvazaanın ispatı için tek başına yeterli olmadığı, toplanan deliller itibariyle taşınmazın muvazaalı olarak devredildiğine ilişkin yeterli kanaat oluşmadığı belirtilerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Nedenleri

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesini tekrar ederek taraflarınca iddianın ispatlandığını, davalının ileri sürdüğü vakıalara ilişkin delil sunamadığını, Mahkemenin delilleri yanılgılı değerlendirdiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/230 Esas, 2019/96 Karar sayılı dosyasında; davacı ... tarafından davalı aleyhine aynı taşınmazla ilgili muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak terekeye iade istekli dava açıldığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verildiği, kararın davacı ... vekilince istinaf edildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 2019/128 Esas, 1292 Karar sayılı kararının davacı vekilince istinaf edildiği, tereke temsilcisi ...'e gerekçeli kararın 17.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği, tereke temsilcisi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı; tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisinin ortadan kalktığı, istinaf hakkının miras ortaklığına atanan temsilciye ait olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verildiği; kararın temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 09.12.2020 tarihli ve 2019/4494 Esas, 2020/6586 Karar sayılı kararı ile; davada terekeye temsilci atandığı ve tereke temsilcisi ...’e Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun usulden reddine ilişkin gerekçeli kararı tebliğ edilmesine karşın kararı temyiz etmediği, kararın davacı vekili tarafından temyiz edildiği, terekeye temsilci atanmasından sonra tereke ortağının ya da ortaklarının davayı takip yetkisinin ortadan kalktığı belirlenerek davayı takip yetkisi sona eren davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildiğinin anlaşıldığı; somut olayda; murisin oğlu olan davacının muris tarafından eşi olan davalıya yaptığı satış suretiyle temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payı oranında tapu iptal ve tescil istekli eldeki davayı açtığı ve davacı tarafından daha önce açılan satış işleminin iptali ve terekeye iade istekli davanın, temlikte murisin mal kaçırma iradesi olmadığı gerekçesiyle reddedildiği ve tereke temsilcisi tarafından yasa yollarına başvurulmadığı, davacının istinaf ve temyiz isteklerinin ise reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği gözetildiğinde eldeki davanın dinlenemeyeceği belirlenerek davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve gerekçe değiştirilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; dava dilekçe ile istinaf dilekçesini tekrar etmiş, Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/230 Esas, 2019/96 Karar sayılı dosya ile eldeki dava dosyasının tarafları ve konusu aynı, taleplerinin ve hüküm gerekçelerinin birbirinden farklı olduğunu ve davaya konu gizli işlemin gerçekte bir satış olmayıp mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvaazalı olduğunun dava dosya kapsamı ile sabit olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince nispi vekalet ücretine hükmedildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince ise karar kaldırılarak taraflarına maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, davanın nispi harca tabi bir dava olması nedeniyle taraflarına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, muris muvaazası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı,

Türk Medeni Kanunu'nun 706. maddesi,

Türk Borçlar Kanunu'nun 237. maddesi,

Tapu Kanunu'nun 26. maddesi,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 303. maddesi,

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Muris ...'ün 25.11.1999 tarihinde 4978 parsel sayılı arsa nitelikli taşınmazını 5.700.000.000,00 ETL bedelle eşi ...'e satış suretiyle temlik ettiği, murisin 17.01.2003 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak eşi davalı ... ile evlatları davacı ..., dava dışı ..., ... ve ...'in kaldığı anlaşılmaktadır.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 157,75 TL bakiye onama harcının temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

***