"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/151 E., 2023/105 K.
DAVALILAR : Hazine, Zara Mahmutağaçiftliği Köyü Tüzel Kişiliği
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, Sulh Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Zara ilçesi, Mahmutağaçiftliği köyünde bulunan 113 ada 23 parsel sayılı taşınmaz ile tescil harici bırakılan bir kısım taşınmaz bölümüne ait tapu kayıtları bulunmasına rağmen, bu taşınmazların adına tescil edilmediğini belirterek Hazine adına tespit edilen 113 ada 23 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiş, 11.03.2009 tarihli celsede talebinin 112 ada 23 parsel sayılı taşınmaza ve bu taşınmazın batısında bulunan tescil harici bölüme yönelik olduğunu beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddini istemiştir.
Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi; çekişmeli taşınmazın davacıya ait olduğunu, davacı tarafından satın alınmak sureti ile kullanıldığını, taşınmaza ilişkin davacının tapu kaydı bulunduğunu belirtmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.08.2010 tarihli ve 2008/438 Esas, 2010/407 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın değeri dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmiştir.
Görevsizlik kararı sonrasında Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.03.2013 tarihli ve 2010/216 Esas, 2013/50 Karar sayılı kararı ile; gerekçe belirtilmeksizin davanın kabulüne, 112 ada 23 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş, kararın davalı Hazine temsilcisi tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 30.01.2014 tarih ve 2013/13855 Esas, 2014/414 Karar sayılı kararıyla; Mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiği açıklanmış, Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yetersiz olduğu belirtilerek zilyetlikle edinim koşullarının davacı lehine gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Mahkemenin 11.10.2018 tarihli ve 2014/117 Esas, 2018/378 Karar sayılı kararıyla; davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, çekişmeli 112 ada 23 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline, teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 34.007,15 metrekare yüz ölçümündeki bölüm ve teknik bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen ve kadastro sırasında dere yatağı olarak tescil harici bırakılan 23.856,85 metrekare yüz ölçümündeki bölüm birleştirilerek toplam 57.864,00 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, 112 ada 23 parsel sayılı taşınmazın kalan bölümünün mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.06.2021 tarihli ve 2019/842 Esas, 2021/4647 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu belirtilmiş, hava fotoğraflarından ve komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmak ve üç kişilik ziraat bilirkişi kurulundan rapor alınmak sureti ile 112 ada 23 parsel sayılı taşınmazın (A) harfli bölümüne yönelik olarak usulünce mera ve zilyetlik araştırması yapılması, tescil harici bölümde kalan ve bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünde ise zilyetlik araştırması ile TMK'nın 713/4-5. maddesi uyarınca yasal ilanların yapılması gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşularının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 112 ada 23 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline, bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 32.723,75 m2 yüz ölçümlü kısmın taşınmazdan ifraz edilerek ifraz edilen kısım ile fen bilirkişisinin raporunda (B) harfi ile gösterdiği dere yatağı olarak tescil harici bırakılan 23.853,99 m2 yüz ölçümlü kısmın birleştirilerek toplam 56.577,74 m2'lik alanın aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına tesciline, bilirkişinin raporunda (A) harfi ile gösterdiği 32.723,75 m2 yüz ölçümlü kısmın taşınmazdan ifrazı neticesinde taşınmazdan geriye kalan kısmın aynı ada ve parsel numarası altında kamu orta malı olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Davacı vekili; 01.06.2023 tarihli dilekçesi ile hükmün vekalet ücretine yönelik kısmının yanlış olduğunu belirterek gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinin tashih, tavzih veya hükmün tamamlanması yoluyla düzeltilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin 02.06.2023 tarihli kararı ile verilen vekalet ücretinin tarifeye uygun olduğu belirtilerek talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, bu durumun düzeltilmesini istemelerine karşın taleplerinin reddedildiğini, ek kararın ve asıl kararın vekalet ücretine yönelik kısmının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmün vekalet ücretine yönelik kısmının düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
Davalı Hazine temsilcisi; dava konusu taşınmazın bir bölümünün dere yatağı, bir bölümünün ise mera niteliğinde olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; Sivas ili, Zara ilçesi, Mahmutağaçiftliği köyü çalışma alanında bulunan 112 ada 23 parsel sayılı 477.292,53 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz mera niteliği ile tespit edilmiş, 112 ada 23 parsele komşu çekişmeli taşınmaz bölümü ise tespit harici bırakılmıştır.
Davacı yan, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak dava açmış; Mahkemece, dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek sureti ile davanın kabulü yönünde yazılı şekilde karar verilmiştir.
Ne var ki; Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş, eksik araştırma ile karar verilmiştir. Bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin niteliği ve zilyetlikle edinilip edinilemeyecekleri hususu kesin olarak belirlenmemiş, taşınmazlarla ilgili usulünce mera araştırması yapılmamış, uyuşmazlığın çözümünde hava fotoğraflarından ve komşu parsel tutanak ve dayanaklarından usulünce yararlanılmamış, davacı yan tapu kaydına dayanmasına rağmen kayıtlar eksiksiz olarak getirtilmemiş ve kapsamları kesin olarak belirlenmemiş, bozma ilamında tescil harici bölüm yönünden yasal ilanların yapılması gereğine değinilmesine rağmen ilanlar yapılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, davacı tarafın dayandığı tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleri ve varsa haritası ile birlikte mahalli Tapu Müdürlüğü ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Tapu Arşiv Daire Başkanlığından istenilmelidir. Dayanılan kayıtların kadastro tespiti sırasında başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılarak tespit edilmeli, revizyon görmüşlerse kadastro tespit tutanakları, dava konusu taşınmazlara komşu tüm parsellerin (komşu köyde olanlar dahil) kadastro tespit tutanakları ve uygulanan kayıtlar da getirtilmelidir. Öte yandan, zilyetlik araştırmasına esas teşkil etmek üzere çekişmeli taşınmazlara ait eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmaz bölümlerinin bulunduğu köyü/mahalleyi/mevkiyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafları bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle mera parseli yönünden tespit tarihinden ve tescil harici bölüm yönünden dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait (bulunmadığı taktirde bulunan tüm hava fotoğrafları getirtilerek) stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirilerek dosya arasına konulmalıdır.
Bundan sonra, dava konusu taşınmazların bulunduğu yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, komşu köylerden ve aynı köyden belirlenecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ile teknik bilirkişi huzuru ile yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte davacının dayandığı tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup sınırlarının yerel bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, gösterilen sınırlar fen bilirkişisine işaretlettirilmeli, yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, davacının dayandığı tapu kayıtlarının haritasının bulunması halinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20/A maddesi gereğince haritası ile zemine uygulanarak kapsamı belirlenmeli, bu suretle kaydın kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının beyanları arasında çelişki doğduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli; yerel bilirkişiler ve tanıklardan dava konusu taşınmazların öncesinin mera olup olmadığı, kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kimin ne zamandan beri hangi süre ile zilyet olduğu hususlarında somut olaylara dayalı olarak bilgi alınmalı, fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir ve davacının dayandığı tapu kayıtlarının uygulamasını gösterir krokili rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmazların sınırlarını ve niteliğini, üzerlerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcı, şekli ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı; 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde değerlendirilerek çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu mera parselinden nasıl ayrıldığı, mera ile arada doğal ya da yapay ayırt edici bir sınır bulunup bulunmadığı ve taşınmazın meradan açılan bir yer olup olmadığını açıklayıp tarımsal niteliğini belirten, taşınmazların zilyetlikle mülk edinebilecek yerlerden olup olmadığını açıklayan, bilimsel verilere dayalı rapor istenmeli; yine taşınmazları dört tarafından gösteren panoramik fotoğrafları çektirilip dosya arasına konulmalı; tescil harici bölüm yönünden mükerrer tapu oluşumunun önüne geçmek adına hükme esas alınacak fen bilirkişisi raporu Kadastro Müdürlüğüne gönderilerek daha önce tapu kaydı oluşan yerlerden olup olmadığı sorulmalı ve TMK'nın 713/4-5. maddesinde belirtilen gerekli ilanlar mutlak surette yapılarak yararı olan kişilere itiraz hakkı tanınmalı; bundan sonra 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde düzenlenen sınırlamalar da gözetilmek suretiyle toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine temsilcisinin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın Zara Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,1086 sayılı HMUK’un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.