Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/476 E., 2022/1665 K.

HÜKÜM/KARAR : Ret / Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/320 E., 2021/710 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali-tescil, bedel ve tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın tapu iptali tescil ve bedel talebi yönünden reddine, tenkis talebi yönünden hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar; ortak mirasbırakanları ...'ün maliki olduğu 1286 numaralı parsel sayılı taşınmazını rücu şartlı bağış şeklinde 14.06.1989 tarihinde davalı oğluna devrettiğini, mirasçılardan mal kaçırma kastı ile bu bağışı yaptığını, kendilerinin mirasçılık belgesi çıkarttıktan sonra tapuda intikallerin yapıldığı sırada bu devirden haberdar olduklarını, davalı ...'un sonradan bu taşınmaza bina yaptırdığını ve bu şekilde taşınmazın yeni parsel numaralarının 2536 ve 2537 olduğunu, bu parsellerde bağımsız bölüm tapu kayıtlarının oluştuğunu ileri sürerek öncelikle tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde bedele, o da olmazda tenkise karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP

Davalı; tapuda yapılan işlemin bağış olduğunu, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı talepte bulunulamayacağını, tenkis yönünden ise hak düşürücü sürenin geçtiğini, kendisi tarafından dava konusu taşınmazda 2015 yılında başlanıp 2017 yılında bitirilen bina yaptırıldığını, hal böyle iken davacıların bu devri çok daha sonra öğrendikleri iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ayrıca mirasbırakanın ölüm tarihi üzerinden 10 yıldan fazla zamanın geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli ve 2021/320 Esas, 2021/710 Karar sayılı kararıyla; rücu şartlı bağışlama yönünden inceleme yapıldığında; davalı ... bağışlanan olup bağışlayandan önce vefat etmediği için bağışlamadan rücu şartı gerçeklemediğinden, bu yönüyle tapu iptali ve tescil talebi ile tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerektiği, muris muvazaası yönünden inceleme yapıldığında; tapuda yapılan resmi işlem bağış olup gerçek iradeye uygun geçerli bir işlem olduğu, l.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama olanağının bulunmadığı, tenkis yönünden yapılan incelemede ise; mirasbırakanın 30.10.2005 tarihinde öldüğü, eldeki davanın ise 13.07.2018 tarihinde açıldığı, ölüm olayıyla mirasın açıldığı, Türk Medeni Kanunu’nun 571 inci maddesi hükmü uyarınca mirasın açılması tarihinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içinde tenkis isteğinde bulunulmadığı gerekçeleri ile tapu iptali ve tescil ile tazminat talepleri yönünden davanın reddine, tenkis talebi yönünden davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, mirasbırakanın dava konusu taşınmazı davalı oğluna bağış yaparak diğer çocuklarından mal kaçırma kastı ile hareket ettiğini, müvekkillerinin bu durumdan mirasçılık belgesi çıkartarak intikal yaptırdıklarında haberdar olduğunu, mirasbırakanın sağlığında tek mirasçısı olarak davalıyı gördüğünü, dinlenen tanık beyanları ve diğer deliller itibari ile davalarının kabulünün gerektiğini, davalı tanığı ...'in beyanından da muvazaa kastının anlaşıldığını, tenkis yönünden ise hak düşürücü sürenin geçmediğini, müvekkillerinin tapudaki intikal sırasında bu devri öğrendiğini, yine kararın veriliş şekli dikkate alındığında en fazla davalı yararına maktu vekalet ücreti verilmesi gerekirken nispi vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu, kız çocuklarından mal kaçırmak kastı ile yapılan devir nedeni ile davalarının kabulü gerektiğini belirterek Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 29.11.2022 tarihli ve 2022/476 Esas, 2022/1665 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafın muris muvazaası hukuki nedenine dayalı talebi yönünden yapılan değerlendirmede; tapuda yapılan devir şekli bağış olduğundan ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının somut olayda uygulama yeri olmadığından davacı tarafın muris muvazaasına ilişkin talebinin İlk Derece Mahkemesince reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, kademeli talep olan tenkis yönünden ise; mirasbırakan ...'ün 30.10.2005 yılında öldüğü, dava tarihinin ise 13.07.2018 olduğu, dava tarihi itibarı ile tenkis davası için yasada tanımlanan hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle tenkis talebinin de reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığından esasa ilişkin davacılar vekilinin istinaf talebinin haksız görüldüğü, ücreti vekalete yönelik istinaf talebi yönünden ise davacı tarafın tüm taleplerinin esastan reddine karar verilmiş olmakla Mahkemece nispi vekalet ücreti takdir edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçeleri ile davacılar vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yineleyip verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel ya da tenkis istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı; Türk Medeni Kanunu'nun 706 ncı; Türk Borçlar Kanunu'nun 237 nci ve Tapu Kanunu'nun 26 ncı maddeleri.

2. Türk Medeni Kanunu'nun 571 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1915 doğumlu mirasbırakan ...'ün 30.10.2005 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davalı oğlu ..., davacı kızları ..., ..., ..., davacı torunu ... ve dava dışı torunlarının kaldığı, mirasbırakanın adına kayıtlı 1286 parsel sayılı taşınmazını 14.06.1989 tarihinde bağış yolu ile (kendisinden evvel ölümü halinde yine aslına rücu etmek kayıt ve şartı ile) davalı oğluna devrettiği, daha sonra bu taşınmaz için davalı ... ile yüklenici şirket arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, taşınmazdaki eski evin yüklenici tarafından yıkılarak 1286 parselin ifrazı sonucu oluşan 2536 ve 2537 parseller üzerine bağımsız bölümler yapıldığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre davalı ...'a 9 adet bağımsız bölüm verilmesinin kararlaştırıldığı, buna göre 2536 parseldeki 1-4-7-8-9 ve 12 nolu bağımsız bölümler ile 2537 parseldeki 1-8 ve 13 nolu bağımsız bölümlerin davalı ... adına kayıtlı hale geldiği, eldeki temyize konu davanın 13.07.2018 tarihinde tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel, o da olmazsa tenkis talepli olarak açıldığı anlaşılmaktadır.

2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 346,90 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

***