"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/272 E., 2022/503 K.
HÜKÜM : Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı tereke temsilcisi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; mirasbırakan ...'in paydaşı olduğu 4277 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 4/5 payını davalıya satış işlemi ile devrettiğini, ancak temlikin hile nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tescile karar verilmesini istemiş; davacı ... 16.10.2017 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini, 14.11.2017 tarihli dilekçesi ile de feragatten vazgeçtiğini bildirmiş; bozma sonrası yapılan yargılamada davacılar, tüm mirasçılar adına dava açtıklarını beyan etmişler ve davacı ... 05.03.2021 havale tarihli dilekçesi ile davasından vazgeçtiğine dair yeniden beyanda bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazı bedeli karşılığı satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.12.2017 tarihli ve 2016/162 E.2017/495 K. sayılı kararıyla; davacıların miras payı oranında iptal tescil talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 22.06.2018 tarihli ve 2018/430 Esas, 2018/979 Karar sayılı kararıyla; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararları
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve tereke temsilcisi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 05.10.2020 tarihli2018/3856 E. 2020/5088 K. sayılı kararıyla; “...Mahkemece öncelikle davanın terekeye iade istekli olarak açıldığı düşünülerek dava dışı mirasçıların olurlarının alınması veya terekeye temsilci atanması için davacılara süre verilmiş, Elazığ 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/457 Esas sayılı dosyasında verilen 07.06.2016 tarihli karar ile mirasbırakan Zeynep’in terekesine Selim Aydın tereke temsilcisi olarak atanmış, tereke temsilcisi tarafından davacılar vekiline vekalet verilmiş, Mahkemece yargılamaya devam olunarak sonrasında dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Ancak dava dilekçesinin içeriğinde davacılar adına, sonuç kısmında ise açıklama yapılmadan "miras payı oranında" tescil istendiği gözetildiğinde isteğin davacıların payına mı, yoksa tüm mirasçıların adına mı yönelik olduğunun HMK'nın 31 inci maddesi gereğince açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Hal böyle olunca, dava dilekçesinde sonuç istek yönünden çelişki bulunduğu gözetilerek davacıların isteklerinin açıklattırılması ve sonucuna göre bir karar vermesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir....” gerekçesiyle bozulmuş; İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın ... yönünden feragat nedeniyle reddine, diğer davacılar yönünden ise her ne kadar satışın gerçeği yansıtmadığı, mirasçılardan mal kaçırma amaçlı olarak yapıldığı ifade edilmiş ise de özellikle dinlenen tanık beyanları, mirasbırakanın devam eden ortaklığın giderilmesi davasındaki pay bedellerini ödemek amacıyla dava konusu taşınmazı sattığı, bu hususun dava tarihleri, SHM dosya içerikleri ve işlem tanıklarının beyanları ile de örtüştüğü, bu durumda muvazaadan söz edilemeyeceği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm tereke temsilcisi vekili tarafından temyiz edilmiş; Dairenin 18.05.2022 tarihli ve 2022/1179 Esas, 2022/3978 Karar sayılı kararıyla; “... tarafların tüm delilleri toplanarak TBK'nın 39 uncu maddesi gereğince davanın öncelikle hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığının belirlenmesi, hak düşürücü süre içerisinde açılmış olması halinde yukarıdaki ilkeler uyarınca inceleme ve değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı hukuki nitelendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Öte yandan, kabule göre de terekeye iade istekli açılan davalarda terekeye temsilci atandıktan sonra davacı mirasçılardan birinin ya da birkaçının feragatinin sonuç doğurmayacağı gözetilmeden davacı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi de isabetsizdir..." gerekçesiyle bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı ve dinlenen tanık beyanlarına göre mirasbırakanın devam etmekte olan ortaklığın giderilmesi davasına konu taşınmazdaki pay bedellerini ödeyebilmek amacıyla dava konusu taşınmazı sattığı, dava tarihleri ve temlik tarihleri ile tanık beyanlarının örtüştüğü, mirasbırakanın iradesinin hile ile sakatlanarak temlik işlemi yaptığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tereke temsilcisi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Tereke temsilcisi vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava değerinin ıslah edilmediğini, hükmedilen karşı vekalet ücretinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya karşı çıkan ... ve ...’ın mirasbırakan ...’in mirasçıları olduklarını, yapılan satışla onların çocuklarının menfaat sağladığını, işlemin muvazaalı yapılmasına bunların sebep olduğunu, bu yüzden davaya katılmadıklarını, taşınmazın gerçek değeri ile tapudaki değeri arasında fahiş fark bulunduğunu, bedelin devam eden ortaklığın giderilmesi davasında mirasbırakanın aldığı yerler için ödendiğinin ispatlanamadığını, mirasbırakanın bankada 255.000 TL'si bulunduğunu, bununla satış bedelini ödediğini, başka taşınmazlarının olduğunu, değerli taşınmazın değerinden aşağı satılmasının mirasbırakanın aldatılarak satış yapıldığının kanıtı olduğunu, satış ve ölüm arasında kısa süre olmasına rağmen terekeden paranın çıkmadığını, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 36 ncı ve 39 uncu; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı, 1023 üncü ve 1024 üncü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190 ıncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ...’in 30.12.2015 de ölümü ile kardeşleri davacı ..., dava dışı ..., ..., ... ve yeğenleri davacılar ..., ..., ... ve ...in kaldığı, davalının mirasçı olmadığı, dava konusu 4277 ada 4 parsel sayılı 3.888,93 m2 miktarlı arsa nitelikli taşınmazın 4/5 payı mirasbırakan adına kayıtlı iken 04.02.2015 tarihinde davalıya 51.100 TL bedelle satış suretiyle devredildiği anlaşılmıştır.
2. İlk Derece Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tereke temsilcisi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 247,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacı taraftan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.