"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1013 E., 2023/1577 K..
İLK DERECE MAHKEMESİ : Pazar(Rize) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/136 E., 2021/739 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; ...'ı davalı olarak göstererek Rize ili .... ilçesi .... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda .... ada 2, .... ada 6 ve .... ada 1 parsel sayılı taşınmazların davacının amcası olan davalı adına tespit ve tescil edildiğini, söz konusu taşınmazların kök muristen intikal ettiğini ve tüm mirasçılar adına tespit ve tescil edilmesi gerektiğini bu kapsamda kadastro tespitinin gerçek durumu yansıtmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
2. Davacı vekili 06.04.2019 tarihli dilekçesiyle, davalı ...'ın vefat ettiğinin haricen öğrenildiğini belirterek nüfus kayıtlarından tespit edilen mirasçıları ..., ..., ..., ..., ... ve.....'ın davaya dahil edilmelerini talep etmiştir.
3. Davacı vekili 06.05.2019 tarihli dilekçesiyle, kayıtlarda aynı isimde birden çok kişi bulunması nedeniyle 06.04.2019 tarihli dilekçede bildirilen kişilerin kayıt maliki olmadığının sonradan anlaşıldığını, dava konusu taşınmazların kayıt malikinin ... olup adı geçenin ölü olması nedeniyle mirasçıları ... , ..., ..., ...,...,...,..., ve ...'ın davaya dahil edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemiş; davalı ... vekili, aşamalarda davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların tarafların kök murisi ...'tan intikal ettiği, kök murisin dava konusu taşınmazları sağlığında mirasçılarına bağışlamadığı, murisin ölümünden sonra da mirasçıları arasında yapılan bir taksim bulunmadığı, bu durumda davalı adına yapılan tespitin hatalı olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların 2009 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda ... adına tespit ve tescil edildiği ve halen ... adına kayıtlı olduğu, tespit maliki ...'ın davacının amcası olup 2016 yılında vefat ettiği, eldeki davanın ise 11.03.2019 tarihinde ... aleyhine açıldığı, davalı olarak gösterilen ...'ın hiçbir aşamada kayıt maliki olmadığı, davacı vekilince 06.04.2019 tarihinde davalı olarak gösterilen ...'ın ölü olduğu ileri sürülerek mirasçılarının davaya dahil edilmesinin talep edildiği, daha sonra 06.05.2019 tarihli dilekçede ise kayıtlarda aynı isimde birden çok kişi bulunması nedeniyle asıl davalının ... olduğunun anlaşıldığı ve adı geçenin ölü olması nedeniyle mirasçılarının davaya dahil edilmesinin talep edildiğini, İlk Derece Mahkemesince önce ... daha sonra da ... mirasçılarına tebligat yapılarak yargılamanın görülüp sonuçlandırıldığı, buna karşılık eldeki davanın niteliği gereği husumetin tapu kayıt malikine yöneltilmesinin zorunlu olduğu, davalı olarak gösterilip aleyhine husumet yöneltilmeyen kayıt maliklerinin sonradan davaya dâhil edilerek davalı sıfatı kazandırılmasının mümkün olmadığı, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ...'ın ise hiçbir zaman kayıt maliki olmadığı, kayıt malikinin davacının amcası olduğu nazara alındığında davalının kimliğinin ve dava tarihi itibariyle ölü olduğunun basit bir araştırma ile anlaşılabileceği, bu kapsamda davalının hatalı gösterilmesinin maddi bir hataya dayandığından ya da dürüstlük kuralına aykırı olmadığından söz edilemeyeceği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davaya dahil edilen ... mirasçıları hakkında usulünce açılmış bir dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eldeki davanın ...'a karşı açıldığını ancak adı geçenin tapu maliki olmadığının ve ölü olduğunun anlaşılması üzerine mirasçılarının davaya dahil edildiğini, taraf teşkilindeki sorunun ön inceleme aşamasından önce usulüne uygun şekilde çözüldüğünü, ... ile ... arasındaki isim benzerliğinin iltibasa mahal verdiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen hususların doktrin ve yargı kararlarında kabul edilebilir bir yanılgı olarak değerlendirildiğini, taraf değişikliğinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığı hallerde karşı tarafın rızası aranmaksızın taraf değişikliği talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği taleplerinin kabulünün usul ekonomisine de uygun düştüğünü ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucunda, Rize ili ... ilçesi .... köyü çalışma alanında bulunan .... ada 2 parsel, ... ada 6 parsel ve .... ada 1 parsel sayılı taşınmazlar senetsizden Hasan oğlu ... adına tespit görmüş, kadastro tespiti 01.06.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.