Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/94 E., 2018/86 K.

HÜKÜM : Ret

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I .DAVA

Davacı Hazine vekili; Bingöl ili Yedisu ilçesi ... köyünde kain 157 ada 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle ... ve müşterekleri adına; aynı yer 121 ada 21 ve 124 ada 2 parsel sayılı taşınmazların ise ... adına tescil edildiğini ancak davalılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşmediğini, ... muhtarı ... tarafından Yedisu Kaymakamlık makamına verilen ihbar dilekçesinin mevcut olduğunu, taşınmazların kültür arazisi niteliğinde olduklarını ileri sürerek taşınmazların tapularının iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiş olup, yargılama sırasında ayrı ayrı açılan davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.

II. CEVAP

Davalılar; davanın reddini savunmuştur.

III. YARGILAMA SAFAHATİ VE MAHKEME KARARI

1- Karlıova Asliye Hukuk Mahkemesinin 28/01/2015 tarih, 2012/144 Esas, 2015/13 Karar sayılı kararıyla; asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, verilen karar davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

2-Yargıtay ( Kapatılan )16. Hukuk Dairesinin 12.02.2018 tarih, 2015/13809 Esas, 2018/760 Karar sayılı kararıyla; davalı ...’in isim ve adresinin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi hususunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle sair hususlar incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3- Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılardan ... 'ın dayanağı olan tapu kaydının taşınmazların mevki ve sınırlarına uyduğu, mahalli bilirkişi ve tanıkların taşınmazların 20 yılı aşkın süre aralıksız şekilde tarım yapmak suretiyle malik sıfatıyla davalıların kullandıklarını ifade ettikleri, taşınmazların çevresinde tahsisli mera arazilerinin bulunmadığı, zilyetlikle iktisap koşullarının davalılar lehine oluştuğu gerekçesiyle asıl davanın ve birleştirilen 2012/149 Esas sayılı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların taşınmazın kendilerine ait olduğuna yönelik belge ibraz etmediklerini,mal edinimlerine ilişkin hususun araştırılmadığını, soyut beyanlara itibar edilerek taşınmazın tescil edildiğini, hava fotoğraflarından yararlanılmadığını, yeterli araştırmanın yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddesi; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1. Mahkemece, yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de bozma ilamına uyulduğu halde bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; hava fotoğraflarından yararlanılmadığı, tanık ve yerel bilirkişilerin soyut, yetersiz beyanlarına dayanılarak hüküm kurulduğu, dava konusu taşınmazın tapu kaydı olarak 121 ada 21parsel sayılı taşınmazın dosyaya getirtildiği ancak fen bilirkişi raporunda 122 ada 21 parsel sayılı taşınmazın incelendiği, yine dosyada mevcut ziraat bilirkişi raporunda 122 ada 21 parsel sayılı taşınmazın incelendiği, diğer dava konusu taşınmaz olan 124 ada 2 parsel sayılı taşınmaza yönelik herhangibir inceleme yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.

Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle dava konusu taşınmazların ada ve parsel numaraları doğru tespit edilmek suretiyle çekişme konusu taşınmazların tespit tarihlerinden 15-20-25 yıl öncesine ( bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafının tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya ikmal edilmelidir.

2. Daha sonra, elverdiğince yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, taşınmazın bulunduğu köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik mahalli bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile fen (teknik) bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve ziraat mühendisi katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır.

3.Yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın öncesinin ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildikleri hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmelidir.

4. Ziraat mühendisi bilirkişisinden çekişmeli taşınmaz bölümünün niteliğiyle ilgili önceki raporları da irdeler mahiyette dava konusu taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığı ve ekonomik amaca uygun zilyetlik varsa hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü açıklattırılarak tarımsal niteliğini belirten, çevresindeki komşu taşınmazlar da incelenmek suretiyle dava konusu taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş hava fotoğrafları jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek stereoskop aletiyle incelenmeleri neticesinde taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, öncesinin ne olduğunu, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor hazırlatılmalıdır.

5.3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların mirasbırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenmeli, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

***