"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/317 E., 2024/515 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kabul- Karar Kaldırılarak Dava Usulden Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmancık 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/409 E., 2023/686 K.
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Çorum ili, Osmancık ilçesi, ... köyü, ... mevkinde yapılan kadastro çalışmaları neticesinde tüm taşınmazların tarla vasfında Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, müvekkillerinin İstanbul'da yaşadığını ve kadastro sonrası yapılan askı ilan işlemlerinden haberdar olmadıkları için süresinde kadastro mahkemesine dava açamadıklarını, 197 ada 4 ve 15 parsel sayılı taşınmazların müvekkillerinin babaları mirasbırakan ...'e ait iken mirasbırakanın ölümü ile müvekkillerine kaldığını, şimdiye kadar da nizasız ve fasılasız kullanılagelmiş olduğunu, kadastro tespiti sırasında mezkur taşınmazları kullanan kişi olarak müvekkillerinin yazıldığını, kadastro tutanağından da taşınmazların müvekkillerinin kullanımında olduğunun anlaşıldığını, davaya konu taşınmazların ham toprak vasfında olup zilyetlikle iktisabı mümkün yerlerden olduğunu ileri sürerek davalı Hazine adına olan kaydının iptali ile müvekkilleri adına miras hisseleri oranında kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine'ye dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; keşfe katılan mahalli bilirkişiler ve tanık beyanları ile, taşınmazların kendilerini bildi bileli davacıların mirasbırakanı ve davacılar tarafından kullanıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 nci maddeleri ile 4721 sayılı TMK'nın 713 üncü maddesi kapsamında imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz iktisap koşullarının sağlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikte iktisabının mümkün olmadığını, davacıların iddialarının hukuka aykırı ve haksız olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların hak düşürücü süre içinde taşınmazların kendi kök mirasbırakanları ...'ten geldiği iddiasıyla miras payı talebiyle eldeki davayı açtıkları, veraset belgesine bakıldığında davacılar dışında ... isminde bir mirasçının bulunduğunun anlaşıldığı, elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazlar üzerinde mirasçıların belirlenmiş payları olmayıp her birinin payının taşınmazın tamamı üzerinde olduğu, TMK'nın 702 nci maddesi gereğince tasarrufi işlemlerde oy birliği arandığı, dava da bir tasarrufi işlem olup kural olarak üçüncü kişilere karşı tüm mirasçıların birlikte dava açmaları ya da anlaşma sağlanamaz ise terekeye temsilci atanmak suretiyle dava açılması gerektiği, somut olayda, davacıların dava konusu taşınmazların kök mirasbırakandan gelen miras payı talebiyle davayı açmış oldukları, bu talebin düzeltilmesine yönelik bir ıslah veya düzeltmenin de bulunmadığı, davalının terekeye karşı üçüncü kişi durumunda olduğu, dolayısıyla davacıların açmış olduğu dava açısından aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, bu nedenle açılan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazlar ...'ten gelmekle birlikte ...'un ölümünden sonra mirasçı eşi ...'nin taşınmazla ilişiğini kestiğini, taşınmaza davacı çocukların zilyet olduğunu ve imar-ihyaya devam ettiklerini, nitekim kadastro tutanağında taşınmazların zilyedi olarak müvekkillerinin tespit edildiğini, davanın taşınmazın ... terekesine ait olduğu şekilde açılmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için bu şekilde düşünülse bile yargılama aşamasında dava dışı ...'nin muvafakatinin alınması ya da terekeye temsilci tayini için süre verilmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640, 701 ve 702'nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Kadastro sonucu; Çorum ili, Osmancık ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 197 ada 4 parsel ve 197 ada 15 parsel sayılı taşınmazlar sırasıyla 8.814,68 ve 22.906,25 metrekare yüzölçümleri ve tarla vasfı ile davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar miras yoluyla intikal ve zilyetik iddiasına dayanarak taşınmazlara yönelik miras payları oranında tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır.
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.