Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1764 E., 2024/1099 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Sürmene Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/302 E., 2022/47 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı; Trabzon ili, Köprübaşı ilçesi, ... Mahallesi 164 ada 1 parsel sayılı taşınmazın mera vasfı ile davalı Hazine adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazda yer alan ve keşif esnasında gösterilecek olan yaklaşık 10 dönüm yerin öncesinde ...'ye ait olduğunu, kendisinin taşınmazı anılan kişiden 1999 yılında haricen satın ve teslim aldığını, taşınmazda kendisine ait eski bir ev bulunduğunu, evin kalıntılarının da halen zeminde mevcut olduğunu, taşınmazın zilyetlikle kazanılması mümkün olan yerlerden olduğunu, çok eski dönemlerden beri ziraat arazisi ve hayvancılığa yönelik olarak kullanıldığını, taşınmazın yakınlarında özel şahıslara ait tapulu taşınmazlar bulunduğunu ileri sürerek kendisine ait olan kısmın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş; 23.05.2019 tarihli dilekçe ile davacı vekili, dava konusu taşınmaz mera niteliğinde olduğundan Trabzon Büyükşehir Belediyesinin ve Köprübaşı Belediyesinin davaya dahil edilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine; taşınmazın mera olduğunu, özel mülkiyete konu olamayacağını, davacının iddialarının soyut nitelikte olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Dahili davalı ..., taşınmazın mera vasfında olduğunu ve zilyetlikle kazanımının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Dahili davalı ..., taşınmazın mera vasfında olduğunu ve zilyetlikle kazanımının mümkün olmadığını, kendilerine husumet yönetilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın 164 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olarak belirtilmesine rağmen dava edilen yerin 1 parsel sayılı taşınmazın bitişiğinde olan 101 ada 8 parsel sayılı taşınmaz olduğunun fen bilirkişileri yardımıyla tespit edildiği ve yargılamaya 101 ada 8 parsel yönünden devam edildiği, bilirkişi raporunda dava edilen kısmın alanının 10.022,87m² olarak belirlendiği, taşınmazın dava edilen kısmı ile geri kalan kısmının arazi yapısı olarak bütünlük arz ettiği, dava konusu edilen yerin taşınmazın tamamıyla birlikte toprak ve üzerindeki çayır ve otsu bitkiler ile bütünlük oluşturduğu, taşınmazın bitkisel üretime, tarla tarımına veya meyve yetiştiriciliğine uygun olmadığı yönünde tespitler yapıldığı, hava fotoğraflarından da dava konusu edilen kısmın üzerinde bulunduğu taşınmazın yayla olduğunun anlaşıldığı, taşınmazın harici satışla teslim alınmasının zilyetlikle iktisaba elverişli olmadığı, fen bilirkişilerinden alınan rapor eki krokide de dava konusu edilen kısmın bitişiğinde yer alıp aralarından yol geçen ve mera parseli olan 164 ada 1 parsel sayılı taşınmazın da kamu orta malı olduğu, taşınmazın yayla olduğunun sabit olduğu, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazın özel mülkiyete geçirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahallinde yapılan ikinci keşif sonrası hava fotoğrafları ile zeminde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi kurulu raporlarına, mera vasfındaki taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin süre ve şekli ne olursa olsun hukukça bir değer taşımayacak olmasına ve tüm dosya kapsamına göre Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle:

Dava konusu taşınmazın bitişiğinde tapulu taşınmazların olduğunu, eşitlik ilkesine aykırı davranıldığını, çevre parsellerin niteliği yönünden de değerlendirme yapılması taleplerinin reddedildiğini, zilyetlik durumu hakkında herhangi bir sorun yaşanmadığını, kullanımın hep olduğunu; hükme esas alınan bilirkişi raporunun 3. paragrafında çevre parseller ile davaya konu (A) alanının 101 numaralı parsel ve etrafındaki diğer parseller ile gerek kullanım ve gerekse bitki örtüsü bakımından birebir bütünlük sağladığı belirtilmesine rağmen raporun sonuç kısmında taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlardan olduğu şeklinde görüş belirtildiğini, çelişki olduğunu, mahalli bilirkişi ve tanıkların iddialarını doğruladıklarını hatta dava konusu alanın hiçbir zaman kamu orta malı vasfı ile kullanılmadığını belirttiklerini, Mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosya içeriğinden; dava dilekçesinde dava konusunun Trabzon ili, Köprübaşı ilçesi, ... mahallesi 164 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olarak belirtilmesine rağmen dava edilen yerin 1 parsel sayılı taşınmazın bitişiğinde yer alan 101 ada 8 parsel sayılı taşınmaz olduğunun keşifte tespit edildiği ve yargılamaya 101 ada 8 parsel yönünden devam edildiği, kadastro çalışmalarında 8 parsel sayılı taşınmazın 23.11.2007 tarihinde yayla vasfı ile orta malı olarak sınırlandırıldığı, tespitin 25.01.2008 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

***