Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/154 E., 2022/525 K.

Mahkeme kararı davacılar vekili, davalı ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Van ili, Edremit ilçesi, ... köyünde bulunan 1240 parsel sayılı taşınmazın maliklerine miras olarak intikal ettiğini, parselin çevresinde bulunan tescil harici yerlerin de kadimden beri davacıların ve babasının zilyetliğinde bulunduğunu, murisleri Selim Kantar'ın bu yerlerin emek ve para sarfıyla ıslah ederek kullandığını, 1240 sayılı parselin çevresinde bulunan tescil harici yerlerin davacılar adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacıların talebinin reddine ile dava konusu yerin Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın usulsüz ve yersiz olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği hususların hiçbirisini kabul etmediklerini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davalı Kurumun hüküm ve tasarrufu altındaki bu yerin davalı İdare adına tescil edilmesine karar verilmesini istemiştir.

3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal süresi içinde açılmadığını bu nedenle zamanaşımından reddinin gerektiğini, davacıların 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresini doldurmadıklarını, taşınmazın niteliğinin komşu parsellerin durumu araştırılarak tespit edilmesi gerektiğini, taşınmazın tarıma elverişli olup olmadığı ve taşımaz üzerinde ne kadar süre ile tarım yapıldığının araştırılması gerektiğini belirtip davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 05.02.2016 tarihli ve 2012/406 Esas, 2016/194 Karar sayılı kararı ile; zilyetlikle kazanım şartları davacı lehine gerçekleştiği gerekçesiyle ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ile davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi 2019/5188 Esas, 2019/7803 Karar ve 27.11.2019 tarihli kararıyla; "hükme esas bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen dava konusu yerin, Hazine adına idari yoldan tescil edilen 1319 parsel sayılı taşınmaza isabet eden kısmı belirlenerek bu kısım hakkında usulünce açılmış tapu iptali ve tescil davası bulunmadığından davanın reddine karar verilmeli, geriye kalan tescil harici bölüm yönünden ise işin esasına girilerek toplanan ve toplanacak delillerin birlikte değerlendirilmesi" gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 3.984,22 m2 alan dava öncesi tescil harici yer olup davacıların bu kısım yönünden TMK'nın 713. maddesine göre talepte bulunabileceği, dava tarihinden en az 20 yıl öncesinden dava tarihine kadar davacıların malik sıfatı ile taşınmazı kullandıkları ve TMK'nın 713. maddesindeki tescil koşullarının oluştuğu, her ne kadar tescil koşullarının (B) ile gösterilen alan açısından oluştuğu belirlenmişse de taşınmazın bulunduğu yerin imar uygulaması sonrası yeni parsel numaraları aldığı tespit edilmiş olup öncelikle tescil harici yerin imar uygulaması sonrası hangi taşınmazda hangi oranda kaldığı hususunda rapor alındığı, 31.03.2021 tarihli raporda söz konusu alanın tamamının imar uygulaması aşamasında DOP olarak kullanıldığı ve bu nedenle hali hazırda herhangi bir parselde pay olarak bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 05.09.2021 tarihli fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda (A) harfi ile gösterilen 2.718,17 m2 alan bakımından davanın reddine, (B) harfi ile gösterilen 3.984,22 m2 alanın tescil şartlarının oluştuğunun tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ile karar verildiğini, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, davanın reddine karar verilmesi ve Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ile karar verildiğini, 2005 yılında idari yoldan tescil edildiğinde taşınmazların kullanılmadığını 2005 yılından sonraki yıllara ait hava fotoğraflarının incelenmesi gerektiğini öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

3.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; fen bilirkişi raporunda koordinat olmadığından kararın infazı olanağı bulunmadığı, (A) harfi ile gösterilen bölüm yönünden davanın reddinin, usul ekonomisi gereğince ayrı dava açılmasının, (B) ile gösterilen bölüm yönünden de DOP içerisinde kaldığı gerekçesiyle tespit hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğunu öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, kadastro sırasında tescil harici bırakılan taşınmaz bölümlerinin tescili talebine ilişkindir.

Dava konusu taşınmaz bölümleri, 1977 yılında Van ili, Edremit ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmalarında tescil harici bırakılmıştır.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un uygulanacağı davalar yönünden HUMK’un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığının anlaşılmasına göre davacılar vekili ile davalı Hazine vekilinin fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümler hakkında kurulan karara yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekir.

Davalı Hazine vekili, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölüm hakkında kurulan karara yönelik sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Ancak, kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır ve re'sen gözetilmelidir. Mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.

Somut olayda hükme esas alınan fen bilirkişi raporunun koordinatlı olmadığı, dosya arasında bulunan koordinatlı kroki hükme esas alındığında ise hüküm ile çeliştiği anlaşılmıştır. Fen bilirkişisinden koordinat içeren rapor alınmak suretiyle infazda tereddüt oluşturmayacak bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekili ile davalı Hazine vekilinin fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölüme yönelik yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün bu kısmının ONANMASINA,

Davacılar vekili ile davalılar Hazine ve Belediye vekillerinin fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölüme yönelik temyiz itirazlarının yukarıda yer verilen nedenle kabulü ile hükmün bu kısmının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davacılara ve davalı Belediyeye iadesine,

1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***