Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1344 E., 2024/969 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Karlıova Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/205 E., 2023/83 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile katılma yoluyla Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bingöl ili Yedisu ilçesi ... köyü 155 ada 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların davacının dedesinden babasına, ondan da davacıya kaldığını, ayrıca eklemeli olarak 60-70 yılı aşkın bir süreden beridir davacının kullanmasına rağmen gerekli incelemeler yapılmadan haksız ve hukuka aykırı olarak mera vasfıyla Hazine adına tescili yapıldığını ileri sürerek taşınmazların tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından davanın usulden reddinin gerektiğini, muristen intikal ve eklemeli zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı olarak açılan mülkiyetin aktarılmasına dair tapu iptal ve tescil davalarında terekenin elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğundan tüm mirasçıların birlikte davayı açmalarının zorunlu olduğunu, dolayısıyla davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerekirken sadece bir mirasçının açtığı davanın taraf teşkili bakımından reddedilmesi gerektiğini, ayrıca dava konusu taşınmazın niteliği itibariyle Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması ve mera niteliğini haiz olması nedeniyle kamu orta malı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini, dava konusu 155 ada 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kadastro çalışmalarının kesinleşmesine müteakip dava açılması için öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından davanın usulden reddini gerektiğini, ayrıca dava konusu taşınmaz hakkında Karlıova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/126 Esas, 2014/149 sayılı kararı ile karar verilmiş olup Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27/01/2017 tarihli ve 2016/8297 Esas, 2017/244 Karar sayılı kararı ile onandığını, kesin hüküm niteliğinde ilam bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; Karlıova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/126 Esas, 2014/149 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde dosyanın davacısının Hazine, davanın tapu iptal-tescil davası olduğu, dava konusu taşınmazların iş bu dava konusu taşınmazları kapsadığı, Mahkeme tarafından verilen hüküm sonucunda eldeki dava konusu taşınmazların Hazine adına tapuya kayıt ve tescilinin yapıldığı, söz konusu kararın Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2016/8297 Esas, 2017/244 Karar sayılı onama kararı ile kesinleştiği, tarafların karar düzeltme yoluna başvurması üzerine yine aynı Dairenin 2018/4115-8200 Esas ve Karar sayılı ilamı ile karar düzeltme istekli dilekçenin reddine karar verildiği, sözü edilen Mahkemenin 2012/126 Esas, 2014/149 Karar sayılı ilamındaki davalıların bu davadaki davacının murisleri olduğu ve bu haliyle külli halefiyet yoluyla davacı yönünden kesin hüküm oluşturduğu, kural olarak kesin hükmün 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i ve 115/2. maddeleri uyarınca kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında Mahkemece re'sen gözetilmesi gerekli olumsuz dava koşullarından olduğu gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukukî değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekili ve davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Karlıova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/126 Esas, 2014/149 Karar sayılı ilamının eldeki dosya bakımından kesin hüküm teşkil etmemesi gerektiğini, zira taraflarının farklı olduğunu, Mahkemece bu hususun nazara alınmadığını, dava dosyası bakımından esastan inceleme yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

Davalı Hazine vekili katılma yoluyla verdiği temyiz dilekçesinde özetle; davacının davasının reddine karar verilmesinin hukuka uygun olduğunu, ancak davalı kurum lehine vekalet ücreti takdirinde hataya düşüldüğünü, dava değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedildiğini, hükmedilen bu miktarın Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ilgili bölümündeki miktarın altında kaldığından hükmün düzeltilmesi ve AAÜT'ye göre ücret takdir edilmesiyle Yerel Mahkeme hükmünün düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, kadastro öncesi hukuki nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Karlıova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/126 Esas, 2014/149 Karar sayılı dava dosyasında davacının Hazine olduğu, davalıların eldeki davada davacı ...'nin kardeşleri ..., ..., ... ve ... olduğu, dava konusunun eldeki davaya konu taşınmazlara ilişkin tapu iptal-tescil davası olduğu, Mahkeme tarafından verilen hüküm sonucunda dava konusu taşınmazların Hazine adına tapuya kayıt ve tescilinin yapıldığı, söz konusu kararın Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2016/8297 Esas, 2017/244 Karar sayılı onama kararı ile kesinleştiği, tarafların karar düzeltme yoluna başvurması üzerine yine aynı dairenin 2018/4115-8200 Esas ve Karar sayılı ilamı ile karar düzeltme istekli dilekçenin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

***