"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1607 E., 2023/2967 K.
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesinin,12.11.2019 tarihli ve 2016/42 Esas, 2019/577 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2020/1531 Esas ve 2021/779 Karar sayılı kararı ile kabulüne karar verilerek duruşmalı yargılama neticesinde sanığın beraatine karar verildiği, bu kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2022/11304 Esas, 2023/2364 Karar sayılı ilâmı ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-(b) maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 16.11.2023 tarihli ve 2023/1607 Esas, 2023/2967 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37/1, 86/1, 86/3-(e), 87/1-(c), 62/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın iştirak iradesinin bulunmadığına, sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 87/1-(c) maddesi uyarınca artırım yapılmasının hatalı olduğuna, sanığın cezasında haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmasına, sanığın beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından temyiz dışı sanık ile iştirak halinde gerçekleştirildiğinin katılan ve tanık anlatımları ile dosya kapsamındaki diğer delillerle saptandığı, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 29.04.2019 tarihli raporuna göre sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 87/1-(c) maddesine göre artırım yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı, somut olayda sanık lehine haksız tahrik koşullarının oluşmadığı, sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 5 yıl hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 50/1. maddesi gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, aynı Kanun'un 51/1. maddesi gereği ertelenmesine ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, ileri sürülen temyiz nedenlerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 16.11.2023 tarihli ve 2023/1607 Esas, 2023/2967 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.11.2024 tarihinde karar verildi.