"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1673 E., 2022/1524 K.
SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten yaralama
HÜKÜM : Kasten öldürme suçu bakımından istinaf başvurularının esastan reddi kararı, kasten yaralama suçu bakımından istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kasten öldürme suçu bakımından temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması, kasten yaralama suçu bakımından bozma
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2022/1673 Esas, 2022/1524 Karar sayılı kararının, sanık ve müdafii ile katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Kasten yaralama suçu bakımından temyiz incelemesine konu gerekçeli kararın, kamu davasına katılan sıfatı ile taraf olan ve hükmü temyize hak ve yetkisi bulunan katılan ...'e tebliğe çıkarıldığı ancak söz konusu tebliğ işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanun'u (7201 sayılı Kanun) hükümlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır.
Şöyle ki 7201 sayılı Kanun'un "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 10 uncu maddesinin birinci ve fıkralarına göre;
"Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.
(Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır."
Mezkûr hüküm gereği yapılan inceleme neticesinde adı geçen katılanın dava dosyasında bilinen en son adresinin Eşme Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/19 Talimat dosyasında beyan ettiği; "... Eşme/Uşak" olduğu ve bu adrese herhangi bir tebligat yapılmaksızın "... Eşme/Uşak" adresine tebligat çıkarıldığı belirlenmiştir.
7201 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği, adı geçen katılanın öncelikle bilinen en son adresleri esas alınarak gerekçeli kararın tebliği yoluna gidilmesi, 7201 sayılı Kanun'un "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca bu adreslere tebligat çıkarılıp söz konusu tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un aynı Kanun’un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca MERNİS adresi esas alınarak ve bu adrese tebligat yapılacaksa Mernis şerhi düşülerek tebliğ yoluna gidilmesi gerekmektedir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 20.11.2020 tarihli ve 2019/2 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; 7201 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereği gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsendiği, muhatabın bilinen en son adresine çıkarılan tebligatın iade edilmesi veya MERNİS adresinin bilinen adresten farklı olması hâlinde MERNİS adresine “MERNİS” şerhi düşülerek 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan tebligat çıkartılması gerekmektedir.
Mevcut açıklamalar ışığında, inceleme konusu gerekçeli kararın adı geçen katılana usûlüne uygun şekilde tebliği ile tebliğ ve tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemi hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.11.2024 tarihinde karar verildi.