"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/24 E., 2024/133 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
KARAR : Direnme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Katılan Kurum vekilinin 17.04.2024 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunulmuş ise de, temyiz dilekçesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 291. maddesinde belirlenen on beş günlük süre geçtikten sonra verildiği anlaşılmıştır.
Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2024 tarihli ve 2024/24 Esas, 2024/133 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 09.11.2023 tarihli ve 2022/15235 Esas, 2023/6891 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle;
Katılanlar ... ve ... vekili, sanık müdafiinin temyiz istemleri yönünden
Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2022 tarihli ve 2021/317 Esas, 2022/293 Karar sayılı kararının katılan Kurum vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine verilen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 19.10.2022 tarihli ve 2022/2953 Esas, 2022/2817 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 09.11.2023 tarihli ve 2022/15235 Esas, 2023/6891 Karar sayılı ilâmı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 29. maddesi uyarınca asgari düzeyde haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Bozma ilamı üzerine Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2024 tarihli ve 2024/24 Esas, 2024/133 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında maktule karşı nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82/1-d-son, 53. maddelerine göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfının tasarlayarak ve canavarca hisle öldürme olduğuna,
2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre sanığın babaannesi olan maktulü öldürme eyleminden sonra tüm aşamalardaki savunmalarında ısrarla maktulün annesi hakkındaki ağır sözleri ile anne ve babasının boşanmasına sebep olarak maktulü görmesine göre koşulları oluştuğu halde sanık lehine asgari düzeyde haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğinden Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 09.11.2023 tarihli ve 2022/15235 Esas, 2023/6891 Karar sayılı bozma kararında bir isabetsizlik bulunmamakla Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Katılan Kurum vekilinin temyiz talebi yönünden;
Katılan Kurum vekilinin 17.04.2024 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunulmuş ise de, temyiz dilekçesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 291. maddesinde belirlenen on beş günlük süre geçtikten sonra verildiği anlaşıldığından, temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi gereğince REDDİNE,
B. Katılanlar ... ve ... vekili ile sanık müdafiinin temyiz talepleri yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 09.11.2023 tarihli ve 2022/15235 Esas, 2023/6891 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,
06.02.2025 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Sanık ...'un olay tarihinde babaannesi olan ...'yi kasten öldürdüğü sabit olan dosyada yerel mahkeme ve Bam Ceza Dairesi tarafından nitelikli kasten adam öldürme suçundan cezalandırılmasına dair verilen karar dairemiz çoğunluğunca sanığın haksız tahrik altında bu suç işlediği kabul edilerek TCK'nin 29 uncu maddenin uygulanması gerektiği kanaatiyle oy çokluğuyla bozulması üzerine Mahkemece direnme kararı verilmiş ve direnme kararı oy çokluğuyla yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamına göre sanık lehine haksız tahriki oluşturabilecek herhangi bir durumun dosyada bulunmadığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı doğru olup kararın onanması gerektiği görüşüyle dairemizin dosyanın Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine yönelik çoğunluk görüşüne muhalifim.
Şöyle ki;
Sanık suç tarihi itibariyle 19 yaşında olup 8 yıl önce anne ve babası boşanmışlardır. Boşandıktan sonra sanık zaman zaman annesinin zaman zamanda babasının yanında kalmaktadır bu süreçler içerisinde babasının yanında kaldığı zamanlarda babaannesi olan makul ... ile de görüşmektedir.
Sanık olay günü dedesine ait tabancayı onun bilgisi ve izni dışında alarak mermi doldurmuş ve babasının evinde karşılaştığı babaannesine 12 el ateş ederek öldürmüş, devamında maktulenin kafasına keserle birden çok kez vurarak eylemlerini tamamlamıştır.
Sanık üzerine atılı suçu işlediğini kabul etmiş annesiyle babasının boşanması sonrası annesinin çok mağdur olduğunu kendisinin boşanma nedeni olarak gördüğü babaannesini sorumlu tuttuğunu ve yine babaannesine her gördüğünde maktulenin kendisine annesini kastederek o.. annen ne yapıyor şeklinde sözler söyleyip annesine daima hakaret ettiğini bu nedenlerle olay tarihinde babaannesini öldürdüğünü savunmuştur.
Her ne kadar sanık bu suçu isteme nedeni olarak 8 yıl önce boşanan anne ve babasının boşanmasından sorumlu tuttuğu, babaannesinin kendi öz annesine boşanma sonrasında da daima küfürler ettiğini söylemiş ise de dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ve delil durumuna göre maktulenin oğlundan boşanan gelinine karşı bu şekilde hakaret ve küfür oluşturacak sözlerinin bulunduğu yönündeki savunması hiç bir tanık tarafından doğrulanmamıştır. Boşanarak aile birlikteliğinin bozulması durumunda boşanan tarafların ikisi ve çocuklar açısından sıkıntılı bir durum oluşturacağı aşikârdır, ancak 8 yıl önce gerçekleşen boşanmadan sonra 8 yıllık süre içerisinde babaannesinin kendi annesine yönelik hakaret ve küfürlerinden dolayı herhangi bir resmi müracaatta bulunmamış veya böyle bir olayın olduğuna dair herhangi bir kimseye sanığın bir beyanı olmamış, böyle bir serzeniş dosya kapsamına yansımamıştır, bu nedenle babaannem sanığın babaannesinin anneme küfür ediyordu ve annemle babamın boşanmasının nedeniyle annem çok mağdur oldu ben de bu nedenle babaannemi öldürdüm şeklindeki savunma suçtan daha az ceza alabilmeye yönelik bir savunma olarak tarafımdan kabul edilip sanık lehine haksız tahrik indirimi uygulanmaması gerektiği kanaatiyle dairemizin çoğunluk görüşüne muhalifim.