Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/119 E., 2022/9 K.

DAVA TARİHİ: 08.02.2013

HÜKÜM : Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili, dahili davalı ... Belediye Başkanlığı vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.06.2020 tarihli, 2016/18158 Esas, 2020/1382 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar davalı Hazine vekili ile dahili davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 269 ve 270 parsel sayılı taşınmazların müvekkilinin mirasbırakanı olan annesine ait olduğunu, annesinin vefatından sonra bu taşınmazlar ile hudutları dava dilekçesinde belirtilen nizalı taşınmaz bölümünün müvekkili tarafından kullanılmaya devam olunduğunu, müvekkili tarafından imar-ihya edilip 40-45 yıldır zilyet edilen nizalı taşınmaz bölümü kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakıldığı için eldeki davayı açmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP

1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından nizalı taşınmaz bölümünün mirasbırakanı olan annesinden geldiği ileri sürüldüğüne ve nüfus kayıtlarına göre mirasbırakan tek mirasçısı davacı olmadığına göre, davacının eldeki davada aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, öte yandan nizalı taşınmaz bölümünde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının da oluşmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Dahili davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; nizalı taşınmaz bölümünün bulunduğu yerde imar uygulaması yapılması söz konusu olduğundan zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

3. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının nizalı taşınmazın mirasbırakandan kendisine kaldığını ileri sürerek eldeki davayı açtığını ancak murisin tek mirasçısı olmadığından aktif dava ehliyetinin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 08.07.2015 tarihli, 2013/14 Esas, 2015/142 Karar sayılı kararıyla; davanın tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olduğu, davacı tarafından hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin dava konusu edildiği, (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü çalılık vasıfta olup üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyet olmadığı, (B) ve (C) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin ise davacı tarafından zilyet edildiği, (B) harfi ile gösterilen bölümde 24-25 yaşlarında zeytin ağaçlarının bulunduğu, (C) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümünde ise yonca ekimi yapıldığı, bu bölümlerde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, teknik bilirkişinin 08.01.2015 havale tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 13.612,95 metrekare ve (C) harfi ile gösterilen 9.059,25 metrekarelik taşınmaz bölümlerinin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkeme kararına karşı süresi içerisinde davalı Hazine vekili, dahili davalı ... Belediye Başkanlığı vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

2. Karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.06.2020 tarihli, 2016/18158 Esas, 2020/1382 Karar sayılı kararıyla; davacı nizalı taşınmaz bölümlerinin annesinden kendisine intikal eden yerlerden olduğunu iddia etmesine rağmen annesine ait nüfus aile kayıt tablosu getirtilerek davacı dışında mirasçısı olup olmadığının belirlenmediği, başka mirasçıları da mevcut ise taşınmazın davacıya ne şekilde (taksim, hibe, satın alma vs.) intikal ettiği hususunda davacıdan izahat alınıp açıklamasına göre kendisine bu hususta ispat hakkı tanınmadığı, böylelikle davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının inceleme ve değerlendirme konusu yapılmadığı, bir arazinin kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarının incelenmesi olup bu fotoğraflar üzerinde nizalı taşınmaz bölümlerinin niteliğinin belirlenmesi için uzman jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi eliyle inceleme yapılması gerekirken Mahkemece harita mühendisi bilirkişinin tek bir hava fotoğrafı üzerinde yaptığı incelemeye dayalı, yalnızca taşınmazın yerinin hava fotoğrafı üzerinde işaretlendiği rapora itibar edildiği, ziraat mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan raporun bilimsel temele dayanmadığı ve soyut ifadeler içerdiği, öte yandan nizalı taşınmaz bölümlerine komşu taşınmazlara ait kayıtlar getirtilerek dava konusu taşınmaz yönünü ne okuduklarının da saptanmadığı belirtilerek açıklanan hususlarda araştırma ve inceleme yapılıp toplanan ve toplanacak deliller uyarınca karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Temyize Konu Karar

Mahkemenin 26.01.2022 tarihli, 2020/119 Esas, 2022/9 Karar sayılı kararıyla; hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca yapılan araştırma sonucunda, nizalı taşınmaz bölümlerinin evveli itibariyle davacının mirasbırakana ait olduğu, mirasbırakanın ölümüyle davacıya kaldığı, hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü çalılık vasıfta olup üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyet olmadığı, (B) ve (C) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin ise 1988 yılında imar-ihya edilip davacı tarafından dava tarihine kadar kullanıldığı, bu taşınmaz bölümlerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, bilirkişilerin 03.12.2021 havale tarihli raporlarına ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 13.615,00 metrekare ve (C) harfi ile gösterilen 9.062,58 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz bölümlerinin davacı ... adına zeytin bahçesi vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkeme kararına karşı süresi içerisinde davalı Hazine vekili ile dahili davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

B. Temyiz Nedenleri

1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, nizalı taşınmaz bölümlerinin özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olup olmadığı, davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek re’sen göz önünde bulundurulacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

2. Dahili davalı ... Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, imar planı içerisinde kalan taşınmazların zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava; tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1 inci maddesi; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17 nci maddeleri; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesi

3. Değerlendirme

1. 1961 yılında Aydın ili, Karacasu ilçesi, Güzelbeyli Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında, dava konusu taşınmaz “fundalık” vasfında olduğundan bahisle tescil harici bırakılmıştır.

2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Hazine vekili ile dahili davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Ne var ki, lehine tescil hükmü kurulan davacı ...’ın hüküm tarihinden önce ölmesi sebebiyle mirasçıları tarafından davaya devam olunduğu halde, ölü kişi adına tescil hükmü kurulması isabetsizdir. Anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davalı Hazine vekili ile dahili davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Re’sen yapılan inceleme sonucunda, hükmün 1. fıkrasının 5 inci ve 6 ıncı bendinde yer alan “davacı ...” kelimelerinden sonra gelmek üzere, “mirasçıları” kelimesinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***