"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istemine ilişkin açılan davadan dolayı Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ilişkin verilen karar süresi içinde davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; Batman ili Kozluk ilçesi Koçaklar köyünde bulunan 54 parsel sayılı taşınmazın 40 yılı aşkın bir zamandır kendi zilyetliklerinde olduğunu taşınmazın dedesinden, babasından kaldığını, ancak davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiğini belirterek tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Kozluk Asliye Hukuk Mahkemesinin 24/12/2014 tarihli ve 2013/44 E. 2014/229 K. sayılı kararıyla; davacının, dava konusu taşınmazın babasından kendisine kaldığı iddiasıyla dava açtığı, yargılama aşamasında taşınmazın babasından kalıp mirasçılar arasında taksim yaılmadığı anlaşıldığından, davacının tek başına davayı açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Kozluk Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma Kararı
Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 17/04/2017 tarih 2015/7549 E. 2017/ 2453 K. sayılı kararıyla Mahkemece, davacı tarafa diğer mirasçıların davaya katılmalarının sağlanması ya da muvafakatlerinin alınması veya terekeye temsilci tayin ettirilmesi için süre verilmesi, dava koşulunun bu şekilde sağlanması halinde davaya devam edilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken davacıya bu konuda süre verilmeksizin davanın reddine karar verilmesinin isabetsizliğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Kozluk Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/09/2019 tarih ve 2017/249 E. 2019/266 K. sayılı kararıyla; bilirkişi raporları, yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacılar lehine zilyetlik koşulları oluşmuş olduğundan davanın kabulüne, dava konusu Kozluk ilçesi Koçaklar köyünde kain, 54 no.lu parselin 24/11/2014 havale tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (K) harfi ile gösterilen kısmın tapu kaydının iptaline, kök muris Abdi Bayındır mirasçıları adına payları oranında tapuya kayıt tesciline karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Kozluk Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Temyiz Nedenleri
Mahkemenin eksik inceleme neticesinde karar verdiğini, davacıların taleplerinin dayanaktan yoksun olduğunu, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
6. Gerekçe
6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
6.2. İlgili Hukuk
6.2.1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1. maddesi, “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. “
6.2.2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi, “ Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.” hükümlerini içermektedir.
6.3. Değerlendirme
6.3.1. Mahkemece, davacıların murisi yönünden iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesi ile 54 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (K) harfi ile gösterilen bölümün tapu kaydının iptali ile muris Abdi Bayındır mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
6.3.2. Kozluk Kadastro Mahkemesinin 2004/1 Esas 2014/26 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; aynı çalışma alanı içerisinde bulunan 41 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tespitinin yapıldığı, davacılar çekişmeli taşınmazın muris Abdi Bayındır’ın zilyetliğinde olduğu ve muris lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu iddiasıyla tespitin iptali ile adlarına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açtıkları, Mahkemece Abdi Bayındır adına 7.000,00 metrekare yerin belgesizden tescil edildiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 93.000,00 metrekarelik kısma ilişkin tespitin iptali ile Abdi Bayındır mirasçıları adına, (B) harfi ile gösterilen 41.200,00 metrekarelik kısmın tespit gibi davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği kararın 07/05/2005 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
6.3.3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.” hükmünü içermektedir. Davacılar eldeki dava dosyasında zilyetliğe dayanmış, başkaca bir kayda dayanmamışlardır. Bu durumda uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Aynı çalışma bölgesinde zilyetlikle edinme sınırının kuru toprakta 100 dönüm olduğu davacıların murisi adına 7.000,00 metrekare taşınmazın belgesizden tescilinin yapıldığı, 93.000,00 metrekare taşınmazın ise Kozluk Kadastro Mahkemesinin 2004/1 Esas 2014/26 Karar sayılı kararı ile tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; murisin ölüm tarihinin kadastro tespit tarihinden sonra olması, davacıların müstakil zilyetlik iddiasında bulunmamış olmaları davacıların murisi adına kuru toprakta 100 dönüm taşınmazın tesciline karar verilmiş olması nedeniyle, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
V. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda belirtilen nedenlerle hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK.un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 19/09/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi