Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1053 E., 2022/1203 K.

DAVA TARİHİ : 10.12.2015

HÜKÜM/KARAR : Ret/Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Türkoğlu Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2015/1646 E., 2021/284 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesi ile, Kahramanmaraş İli, Türkoğlu İlçesi, ... konutları mevkiinde davacının 40 yıldan beri zilyet olduğu, tarıma elverişli meyve bahçesi halinde getirdiği taşınmazı bulunduğunu ve her nasılsa taşınmazın 460 ada 1 parsel, 461 ada 1 parsel ve 462 ada 1 parsel adı altında davalı İdare adına kaydedildiğini öne sürerek 460 ada 1 parsel, 461 ada 1 parsel ve 462 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

Davacı yargılama sırasında ölmüş, diğer mirasçıları mirası reddetmiş olup dava tek mirasçısı ... tarafından takip edilmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 460 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalıya devredilen taşınmazlardan olmaması nedeniyle davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, 461 ada 1 ve 462 ada 1 parsel sayılı taşınmazların ise davalı İdareye bedelsiz devrinin uygun görüldüğünü, tapuda kayıtlı bulunan taşınmazların zilyetlikle edinilemeyeceğini, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, Hazinenin de davalı olarak davada yer alması gerektiğini, davalı idarenin iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazda imar ihyanın hiç bir zaman gerçekleştirilmediği, ekonomik amaca uygun zilyetliğin bulunmadığının saptandığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde hükme karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarıyla davanın kanıtlandığını, davaya konu taşınmazın davacının diğer tapulu taşınmazlarıyla bütün olarak kullanıldığını, jeodezi ve fen bilirkişisi raporlarının denetime açık olmadığını, raporlar ile beyanlar arasında çelişkinin bulunduğunu, taşınmazın bina yapılmayan kısımlarında imar ihyanın açıkça görüldüğünü, Mahkemece ilk duruşmadan sonra davacı tarafa haber verilmeksizin yapılan keşifte davacının yer gösteremediğini, yapılan bu keşfi kabul etmediklerini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı lehine imar ihya ve zilyetlik şartlarının gerçekleşmediği, her ne kadar mahalli bilirkişi ve tanıklar taşınmazın davacı tarafça kullanıldığını ifade etmişlerse de bir taşınmazın kullanım süresini ve niteliğini en iyi belirleme yönteminin hava fotoğraflarının incelenmesi olduğu bu nedenle yetersiz ve soyut içerikteki yerel bilirkişi ile tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli olduğu, Mahkemece verilen ret kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki hususlar tekrarlamıştır.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastrodan önceki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve 17 nci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Çekişme konusu 463 ada 1 parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 3611 parsel sayılı taşınmazın yörede 1963 yılında yapılan tesis kadastro çalışmasında tepe olarak tescil harici bırakıldığı, 17.07.2006 tarihinde ihdasen Hazine adına tapuya tescil edildiği, daha sonra 461 ada 1 parsel, 462 ada 1 parsel ve 463 ada 1 parsel olarak davalı Kurum adına tapuya tescil edildiği, ifraz ve tevhit ile 461 ada 3, 4, 5 parsellere ayrıldığı, 461 ada 4 ve 5 parsellerin park alanı olarak 461 ada 3 parselin de davalı kurum adına tescil edildiği ve davaya konu taşınmaz olduğu, bu parselin de 2019 yılında ifraz ile 461 ada 6, 7, 8 parsellere ayrıldığı anlaşılmıştır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

***