Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/195 E., 2022/1538 K.

DAVA TARİHİ : 25.04.2017

HÜKÜM/KARAR : Ret/Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ezine Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/225 E., 2021/322 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde, 20 ada 337 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazı 160.000,00 TL bedel ile davalı ...'a satma konusunda sözlü olarak anlaştıklarını, davalının kredi çekeceğini, kredi çekilir ise evin bedelini peşin ödeyeceğini, kredi çekemez ise taksit ile ödeyeceğini söylediğini ve vekaletname düzenlendiğini, bedelin 20.000,00 TL sini peşin ödediğini, 3 adet de senet düzenlendiğini, senet ödenmeyince vekaletnameyi iptal etmek istediğinde devrin yapıldığını öğrendiğini, davalı ...'ın da taşınmazı davalı ...'e, ...'in de davalı ...'e temlik ettiğini, devirlerin muvazaalı olduğunu, kendisine ödeme yapılmadığını, bedelin çok düşük kaldığını, dolandırıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... ve ... cevap dilekçelerinde; tapu kaydına ve noter vekaletnamesine güvenerek taşınmazı edindiklerini, davalı ...’ı tanımadıklarını, davalı ...’in eşi ...’ın satılık ilanı görmesi üzerine taşınmazın yanına gittiğinde ... ile görüştüğünü, ...’ın satıcının kendisi olduğunu söylediğini, pazarlık yapılırken de davacı ile görüştüğünü, ...’in ...’ı tapuya geldiğinde gördüğünü, yeni bir ihtiyacı çıkması üzerine taşınmazı köylüsü davalı ...’e sattığını, ...'ün taşınmazı yatırım amacıyla aldığını, davacının beyanlarının çelişkili olduğunu, taşınmazın ...’dan pazarlıkla 55.000,00 TL’ye alındığını, davacının bedeli davalı ...’dan alamadığı için eldeki davayı açtığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

2.Davalı ... öninceleme duruşmasında, taşınmazı 160.000,00 TL’ye aldığını, taşınmazın arsa olarak kayıtlı olduğunu, evin kayıtlı olmadığını görmediğini, davacının taşınmazın 6 kat imara açık olduğunu söylediğini, Belediyeden bu durumun gerçek olmadığını öğrendiğini, taşınmazı o gün tanıştığı ...’in eşi ...’a arsa fiyatı üzerinden sattığını, devri ...’ın eşine yaptığını, kalan 140.000,00 TL'yi alacağım olan kişilerden alacağını aldıktan sonra ödeyeceğini bildirmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 03.04.2019 tarihli ve 2017/127 Esas, 2019/93 Karara sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinafı üzerin Bölge Adliye Mahkemesinin yemin deliline dayanan davacıya yeminin hatırlatılması gerektiği gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına ve yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve esası belirtilen kararı ile kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonucunda davacının iddiasını ispat edemediği, davacı tarafa yemin delili hatırlatılmasına rağmen yemin deliline dayanılmayacağının beyan edildiği gerekçesiyle tapu maliki olmayan davalılar ... ve ...'e karşı açılan davanın husumet yönünden, davalı ...'e karşı açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı istinaf dilekçesinde özetle, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yemin deliline dayanmak için süre verildiğini, yemin teklifi neticesinde ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya kalacaklarından tarafların doğru şekilde yemin etmeyeceklerini, yemin teklifine gerek olmadığını, davayı ispat ettiklerini,taşınmazı 160.000,00 TL bedel ile davalı ...'a satma konusunda sözlü olarak anlaştıklarını, davalının kredi çekeceğini, kredi çekilir ise evin bedelini peşin ödeyeceğini, kredi çekemez ise taksit ile ödeyeceğini söylediğini ve vekaletname düzenlendiğini, bedelin 20.000,00 TL sini peşin ödediğini, 3 adet de senet düzenlendiğini, senet ödenmeyince vekaletnameyi iptal etmek istediğinde devrin yapıldığını öğrendiğini, davalı ...'ın da taşınmazı davalı ...'e, ...'in de davalı ...'e temlik ettiğini, davalı ... ve ... hakkında verilen husumetten ret kararının hatalı olduğunu, dolandırıldığını, ...'e yapılan temlikin muvazaalı olduğunu, bedeller arasında fahiş fark olduğunu, ...'ın ikrarı bulunduğunu, eksik ve yanılgılı değerlendirme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yemin deliline başvurmadığı, davalılar arasında çıkar ve işbirliği bulunduğu hususunun ispatlanamadığı, davalı ... ve ...'ün iyi niyetli üçüncü kişi olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı, istinaf dilekçesindeki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 506 ncı maddesi,

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nu 1023 ve 1024 üncü maddeleri,

14.02.1951 tarihli ve 1949/17 Esas, 1951/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı

3. Değerlendirme

1. Dosya içeriğinden; davacı ...'nin Ezine 2. Noterliğinin 29.03.2017 tarihli ve 1415 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalı ...'ı dava konusu 20 ada 337 parsel sayılı taşınmaz için vekil tayin ettiği, ...'ın da anılan vekaletname ile 03.04.2017 tarihinde taşınmazı 55.000,00 TL bedelle davalı ...'e temlik ettiği, ...'in taşınmazı 20.04.2017 tarihinde 55.000,00 TL bedelle davalı ...'e devrettiği anlaşılmıştır.

2. Somut olayda, dava konusu taşınmazın 2017 yılı için keşfen saptanan değerinin 197.837,36 TL olmasına rağmen davalılara 55.000,00 TL bedelle temlik edildiği, vekil ...'ın 29.03.2017 tarihli vekaletname ile 03.04.2017 tarihinde taşınmazı ...'e devrettiği, ...'in de 17 gün sonra taşınmazı köylüsü olan ...'e aynı bedelle temlik ettiği, her ne kadar davacıya çeşitli tutarlarda üç adet senet verilmiş ise de davalı ...'ın öninceleme duruşmasında senet bedellerini ödemediği yönünde beyanda bulunduğu, davalı tanığı olarak dinlenilen davalı ...'in eşi ...'ın ise "daha önce davacının evinde satılık levhası görerek davacıyı aradım, evin durumunu sordum, ev için 150.000 TL istedi, bana fiyat yüksek geldi, alamam dedim, ben belediyeyey arsanın durumunu sordum, inşaat izni olmadığı söylendi, ben almaktan vazgeçtim, beni daha sonra ... aradı, ben taşınmazı satın aldım, ama kırık arsa olduğunu bilmiyordum, bu taşınmazı satacağım dedi, ev sığmıyor dedi, sen alır mısın dedi, kaça alırsın dedi, ben de 50.000 TL'ye alırım dedim, 55.000 TL ver al dedi, ben de hanıma sordum, o da alalım dedi, daha sonra pişman oldu, ... aynı fiyata ben alayım dedi, eşim ... de ...'e taşınmazı aynı fiyata sattı, ... ile ... ben aynı köylüyüz, birbirimizi tanırız" yönünde beyanda bulunduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamı, 14.02.1951 tarihli ve 1949/17 Esas, 1951/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile birlikte değerlendirildiğinde; vekil ...'ın taşınmazı 160.000,00 TL bedelle satın alacağını beyan ederek kendisini vekil tayin ettirdiği, dava konusu taşınmaz için toplamda 160.000,00 TL ödeme yapmayı kabul eden davalı ...'ın taşınmazı 55.000,00 TL bedelle başkasına satmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının dava konusu taşınmazı 55.000,00 TL'ye satma yönünde bir düşüncesi olmadığı, davalı ...'in eşinin de taşınmazın satış bedeli hususunda davacı ile görüştüğünü ve anlaşamadıklarını beyan ettiği, dava konusu taşınmazın davalı ...'e devri yapılırken taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, ...'ın temlikte vekil olarak yer aldığı, bu durumda ...'ın vekalet görevinin kötüye kullandığı, davalıların da el ve işbirliği içerisinde oldukları, davalı ...'in köylüsü ve tanıdığı olan son kayıt maliki ...'ün de durumu bilen ya da bilmesi gereken konumunda olduğu ve TMK'nin 1023 üncü maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı kanaatine varılmıştır.

3. Diğer taraftan, vekilin vekalet görevini kötüye kullandığı, ara malikin de el ve işbirliği içerisinde olduğu, davanın kabulü halinde her ikisinin de yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği hususu göz ardı edilerek davalı vekil ... ve ilk el davalı ... yönünden kayıt maliki olmadıkları gerekçesiyle anılanlar yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır.

4.Hal böyle olunca, tüm davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davacının temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***