Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2019/2148 E., 2022/1258 K.

HÜKÜM/KARAR : Ret/Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/238 E., 2019/36 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı ... dava dilekçesinde; dedesi zamanından dava tarihine kadar ekilip biçilmek suretiyle zilyet edilen taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında 6 parsel numarasıyla mera olarak sınırlandırılarak özel siciline yazıldığını, oysa taşınmazın mera vasfında olmayıp özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden bulunduğunu, 1936 yılından beri vergisinin ödendiğini ileri sürerek sınırlandırmanın iptali ile taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1970’li yıllarda mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline yazıldığını, özel mülkiyete konu olamayacak bu yerin zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, kaldı ki taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği tarihen dava tarihine kadar 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı ... Tüzel Kişiliği tarafından davaya cevap verilmemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın kadim mera vasfında olduğu, özel mülkiyete konu edilemeyeceği gibi taşınmazda davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı istinaf dilekçesinde; Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının kadastro öncesi nedene dayalı olarak eldeki davayı açtığı, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 10.12.1977 tarihinden eldeki davanın açıldığı 04.12.2017 tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 üncü maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği, İlk Derece Mahkemesince davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu belirtilerek davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.02.2019 tarihli, 2017/238 Esas, 2019/36 Karar sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 2020 yılında sayısallaştırma kadastrosu yapıldığı halde Mahkemece bu çalışmanın eldeki davaya etkisinin tartışılmadığını, 10 yıllık hak düşürücü sürenin ancak 2020 yılından itibaren başlayacağını, taşınmazın çok uzun zamandır eklemeli şekilde tarafından kullanıldığını ileri sürerek re’sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; tesis kadastrosu öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 üncü maddesi,

3. Değerlendirme

1. Tesis kadastrosu çalışmaları sonucunda Muş ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 6 parsel sayılı 127.750,00 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, kadimden beri köy halkı tarafından orta malı olarak kullanıldığı gerekçesiyle mera vasfıyla sınırlandırılarak 10.12.1977 tarihinde özel siciline yazılmıştır.

2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3.Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava tesis kadastrosu öncesi nedene dayalı olarak açılmış olup dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 10.12.1977 tarihinden davanın açıldığı 04.12.2017 tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığına göre usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

***