Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

...

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/846 E., 2022/1281 K.

DAVACILAR : ..., ... vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ : ...

HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/34 E., 2022/107 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.02.2024 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz eden davacılar ... vd. vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen diğer davalı vekili gelmedi. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi, ... köyünde bulunan 124 ada 3, 5; 125 ada 1, 3; 123 ada 13 ve 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazların davalı ve davacıların kök mirasbırakanı ...’ten gelmesine ve terekesinin taksim edilmemiş olmasına rağmen köyde yapılan kadastro çalışmalarında hatalı olarak mirasçılardan sadece davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek taşınmazların tapu kaydının davacıların miras payı oranında iptali ile davacılar adına tapuya tescilini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların bir kısmının mirasbırakandan gelmediğini, davalının halası ...’a ait yerler olup davalıya verildiğini, bir kısım taşınmazların ise mirasbırakandan geldiğini ve mirasbırakanın sağ iken bu yerleri davalıya verdiğini, davalının anne ve babası ölmeden önce anne ve babasına bakıp her türlü ihtiyaçlarını giderdiğini, sonrasında ise mirasbırakanın vefatından önce ve halen engelli kardeşleri ...,... 'e bakmakta ve onların her türlü ihtiyaçlarını gidermekte olduğunu, mirasbırakan vefat ettiğinde tüm mirasçıların bir araya gelip mirasbırakandan intikal eden dava konusu taşınmazları davalıya devrettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Ünye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.03.2020 tarih, 2018/722 Esas 2020/173 Karar sayılı kararı ile ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Kaldırma Kararı

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 31.12.2020 tarihli ve 2020/1252 Esas, 2020/1597 Karar sayılı kararıyla; eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

C. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu edilen taşınmazların mirasbırakan ...'in bütün mirasçıları adına tespit ve kayıt görmesi gerekirken sadece davalı adına tespit görüp davalı adına kaydının yapılmasının yolsuz tescil olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

D. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

E. İstinaf Nedenleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin, gerek keşif sırasında gerekse talimat yolu ile dinlenen tanıkların beyanlarına itibar etmezken sadece mahalli bilirkişi olarak dinlenen ...'in beyanlarını doğru kabul ederek hüküm kurduğunu, ...'in beyanlarını kabul etmesine gerekçe olarak da mirasbırakanın gelini olması ve tarafların aile ilişkilerini bilebilecek olmasını gösterdiğini, dosyada dinlenen tanıkların bizzat mirasbırakanın çocukları olup onların beyanlarının dikkate alınmadığını, mirasbırakanın 1993 yılında vefat ettiğini, o tarihten bugüne kadar dava konusu taşınmazları davalının ihya ettiğini, zilyetliğini ve kadastro sonrası mülkiyet hakkını kesintisiz kullandığını, bu süre zarfında ne davacıların ne de dava dışı diğer mirasçıların bu duruma itiraz ettiğini, kendilerinin de gayet iyi bildiği üzere dava konusu taşınmazların mirasbırakan tarafından özürlü kardeşlere bakan kişiye bırakıldığını Mahkeme karar verirken mirasbırakanın gerçek iradesini dikkate almadığını, mirasbırakanın dava konusu taşınmazdaki payını temlikinde gerçek irade ve amacının diğer mirasçılardan mal kaçırma olmadığını, yıllardır kendisi ile ilgilenen, bakımını yapan (eşine) duyduğu minnet sonucu devri yaptığı sonucuna varılması gerektiğini, izah edilen nedenlerle Yerel Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

F. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazların öncesinde tarafların ortak mirasbırakanı ...'e ait olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, ancak tarafların kardeşi olması nedeniyle beyanları hükme esas alınması gerekip 25.06.2021 tarihinde yapılan keşif sırasında dinlenilen tanık ...ile yine tarafların kardeşi olup talimat yoluyla dinlenen tanık ...'ın beyanlarında özet ile babalarının vefat ettiği gün kardeşlerin bir araya geldiğini ve engelli kardeşlere davalı ...'in bakacağını ve köydeki yerlerin onun olacağını kararlaştırdıklarını beyan etmeleri hususları bir arada değerlendirildiğinde, çekişmeli taşınmazların öncesinde mirasbırakan ...'e ait iken mirasbırakanın vefatı üzerine mirasçıların bir araya gelerek mirasbırakanın terekesine ait çekişmeli taşınmazları taksim etmeleri neticesinde taşınmazların taksimde davalıya kaldığı, ayrıca davacı ...'in taksime katılmadığının kabulü halinde dahi mirasbırakanın vefat tarihi olan 1993 yılından kadastro tespit tarihi olan 2008 yılına kadar çekişmeli taşınmazların davalının zilyetliğinde olmasına ve özellikle alınan beyanlara göre taşınmazların kullanımına ilişkin taraflar arasında tespit tarihine kadar uyuşmazlık olmadığının anlaşılmasına göre de taksime katılmayan mirasçının taksime icazet verdiğinin anlaşıldığı, davacıların terekeden gelen bir haklarının kalmadığı gerekçesi ile Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tanık olarak dinlenen ...ve ... davacıların baba bir üvey kardeşleri olup davalının ana ve baba bir öz kardeşi olduğunu, bu sebeple yanlı beyanda bulunduklarını, diğer tanık beyanlarına göre tarafların babalarının ölümü üzerine bir araya gelip taksim yapmadıklarını, davalı tanık beyanlarının bir birbiri ile çeliştiğini, mirasçılar arasında bir taksim olmadığını, kadastro tespitinden sonra davacıların bir çok kez paylarını davalıdan istediklerini, tescilin yolsuz tescil olduğunu, davalının olağanüstü kandırıcı zamanaşımı suretiyle malik olabilmesi için mirasbırakanın vefatından sonra 20 yıl zilyet olması gerektiğini, ancak bu şartın oluşmadığını, davalının zilyetliğinin kendi adına olmadığını, tüm mirasçılar adına olduğunu, bu kullanım nedeniyle diğer mirasçılara ecrimisil ve tazminat ödemek zorunda olduğunu, ayrıca yasada aranan sahipsiz malların kandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanabileceğini, dava konusu taşınmazların sahipli yerlerden olduğunu, Borçlar Kanunu'na göre bağış sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması gerektiğini, somut olayda mirasbırakanın ya da davacıların taşınmazları davalıya bağışlamadığını, Medeni Kanun'un 705 ve 706 ıncı maddelerine göre gayrimenkul mülkiyetinin resmi şekilde ve tapu tescili ile kazanılabileceğini, mirasbırakanın vefat edene kadar çekişmeli taşınmazları bizzat kullandığını, diğer mirasçıların başka şehirde olmaları nedeniyle taşınmazları davalının kullandığını, dinlenen tanık, tutanak ve mahalli bilirkişilerin mirasbırakanın engelli çocuklarına bakması şartıyla taşınmazları davalıya verdiğine veya bağışladığına ilişkin bir şey görmediklerini duymadıklarını beyan ettiklerini, bozma sonrası ikinci keşifte dinlenen ...,... taşınmazları ölene kadar mirasbırakanın kullandığını, öldükten sonra tüm mirasçılarına geçtiğini, mirasbırakanın sağlığında taşınmazları paylaştırmadığını beyan etmişler, ... ise mirasbırakandan bizzat engelli çocuklara kim bakarsa onların payını da bakan çocuğum alsın dediğini duyduğunu, davalı tanık beyanlarının bir kısmında mirasbırakanın sağlığında taşınmazları engelli çocuklara bakana vereceğini söylediğini, bir kısmında ise mirasbırakanın ölümünden sonra tüm kardeşlerin toplanarak taşınmazların davalıya verilmesi yönünde karar alındığını beyan ettiklerini belirterek ret kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı ve miras payına yönelik olarak açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı maddesi; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 15 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ve 713 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme

... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 124 ada 3, 5; 125 ada 1, 3; 123 ada 13 ve 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden ... adına tespit ve tescil edilmiştir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 346,90 TL bakiye onama harcının davacılardan alınmasına

Temyiz edilen davalı vekili duruşmaya katılmadığı için duruşma vekalet ücreti alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

...

***