Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1303 E., 2023/1498 K.

HÜKÜM/KARAR : Kabul/Esastan Ret-Kabul-Karar Kaldırılarak Dava Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/248 E., 2021/558 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı; İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ... Mah. 588 ada 27 parsel sayılı ... Vakfından olan taşınmazın ifrazı sonucu oluşan 837 ada 40 parsel sayılı taşınmazda bulunan 5 nolu bağımsız bölümün ... adına kayıtlı iken, mirasçısı bulunmaması nedeni ile Kadıköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 07.10.1982 tarih 1982/2 Esas, 1982/143 Karar sayılı kararı ile davalıya devredildiği ve 18.03.1984 tarihinde davalı adına tescil edildiğini, Vakıflar Kanunu'nun 17. maddesinin yasal koşullarının oluştuğunu, taşınmazın evveliyatının vakfa ait olduğunu, 2888 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihi olan 24.09.1983 tarihinden sonra Hazineye intikalinin yasal olarak mümkün olmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile vakfı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili; taşınmazın mahkeme kararı ile adına tescil edildiğini, taşınmaz kaydında vakıf şerhi bulunmadığını, vakfın kuruluş tarihi, karakteri, türü, sahih olup olmadığı, vakıf senedi ve diğer yasal hususların araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI

İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi 28.12.2021 tarih 2019/248 E., 2021/558 K. sayılı kararı ile, sûbut bulan davanın kabulü karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Nedenleri

Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; taşınmazın mahkeme kararı ile adına tescil edildiğini, Vakıflar Kanunu ve Vakıflar Yönetmeliği'nin 178. maddesine göre vakıf yoluyla meydana getirilen kültür varlığı niteliğinde taşınmaz olması gerektiğini, yasal koşulların oluşmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın kabulüne karar verilmesine karşın harç ve yargılama giderlerinin hatalı olduğunu belirtip kararın düzeltilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 02.10.2023 tarih 2022/1303E., 2023/1498K. sayılı kararı ile; Vakıflar Kanunu'nun 17. madde şartları oluştuğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, kararın yargılama giderleri yönünden düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 353/(1).b.2 maddesi gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz talebinde bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri

Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; tescil hükmünün Yasa'nın yürürlük tarihinden önce kesinleştiğini, tescilin açıklayıcı olduğunu, vakıf şerhi olmadığını, aleyhine vekalet ücreti takdirinin yerinde olmadığını, mazbut vakıf tespiti yapılmadığını, taşınmazın sadece zemininin vakfa ait olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, Vakıflar Kanunu'nun 17. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 17. maddesi.

3. Değerlendirme

Dava konusu 837 ada 40 parsel sayılı taşınmazda bulunan 5 nolu bağımsız bölümün geldiği 588 ada 27 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının nevi hanesinde “zemini ... Vakfı” şeklinde şerh bulunduğu, 06.07.1950 tarihinde ifraz ile 837 ada 40 parselin oluştuğu, 5 nolu bağımsız bölüme isabet ettiği anlaşılan 120/2440 payın 20.06.1973 tarihinde ... kızı ... tarafından satın alındığı, Kadıköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesi 1981/682E-721K. sayılı veraset ilamına göre ...’ın 06.03.1981 tarihinde ve eşi ...’ın ise 08.04.1963 tarihinde ölümü ile geride müşterek çocukları ...’ın mirasçı olarak kaldığı, Kadıköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 07.10.1982 tarih 1982/2 Esas, 1982/143 Karar sayılı kararı ile ...’ın 08.08.1981 tarihinde bekar olarak öldüğü, mirasçısı bulunmadığından terekesinin son mirasçı sıfatıyla Hazineye devrine karar verildiği, taşınmazın 15.03.1984 tarihinde intikal işlemi ile davalı Hazine adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazinenin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının ise davanın kabulü halinde harcı ikmal edilen dava değeri üzerinden nispi vekalet ücreti takdiri gerektiği, Bölge Adliye Mahkemesince 2023 yılı AAÜT’ne göre hesaplama yapılması gerekirken 2022 yılı AAÜT esas alınarak hesaplama yapıldığı, bu durumun temyiz edenin sıfatına göre aleyhe bozma yasağı kapsamında kaldığı gözetildiğinde davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine.

Öte yandan; harç kamu düzeni ile ilgili olup temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın ve aleyhine olsa bile re’sen gözetilmesi gereken hususlardandır.

Mahkemece, davalı Hazine harçtan muaf olup harç alınmasına yer olmadığına karar verilip davacı tarafından yatırılan harçların davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, harcın davacıdan tahsil edilmesi isabetli değildir.

Ne var ki, anılan bu hususun giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddine,

Kamu düzeni yönüyle yapılan inceleme sonunda, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 3 numaralı bendinin hükümden çıkarılarak, yerine “Davalı ...harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafça yatırılan 1.267,13TL peşin harç, 9.052,00TL tamamlama harcı ve 31.763,22TL bakiye karar harcı olmak üzere toplam 42.082,35TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

***