"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/525 E., 2024/477 K.
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; maliki olduğu 703 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlarını satmak istediğini, bu konuda görüştüğü emlak ve inşaat işiyle uğraşan davalı ...'nin, bu taşınmazların yanı sıra davacının ağabeyinden intikal edecek hissesinin bulunduğu dava konusu 517 parsel sayılı taşınmazın satışı için de vekaletname istediğini, davalının eşi olan diğer davalı ...'a, Bakırköy 18. Noterliğinin 03.01.2013 tarihli 182 yevmiye numaralı vekaletnameyle söz konusu taşınmazların satışı için yetki verdiğini, davalı ...'ın 517 parsel sayılı taşınmazda davacıya ait 33/2240 payını 09.12.2015 tarihinde davalı ...'ye 30.000,00 TL bedelle sattığının öğrenilmesi üzerine Bakırköy 18. Noterliğinin 15.01.2016 tarihli 722 yevmiye numaralı azilname ile vekilin azledildiğini, dava konusu taşınmazdaki payın satımı için talimat verilmediğini, karı koca arasındaki satışın muvazaalı olduğunu, satış bedelinin düşük olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmazsa şimdilik 30.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, dava konusu yerin 13.02.2010 tarihinde haricen satın alındığını, buna ilişkin davacının imzaladığı adi senet bulunduğunu, davacının parasını aldığını, taşınmaz ifraz görmediğinden ve iştirak halinde mülkiyet durumu çözülmediğinden devrin 09.12.2015 tarihinde mümkün olduğunu, satış için vekaletname vermenin yeterli olup ayrıca talimat verilmesinin gereksiz olduğunu, davacının tutumunun ahde vefa ilkesine aykırı olduğunu, kötüniyetli olarak dava açtığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.03.2020 tarihli ve 2016/37 Esas, 2020/131 Karar sayılı kararıyla; davalı tarafça sunulan adi senedin şeklen geçersiz olduğu, taşınmazın gerçek değeri ile temlikte belirtilen değer arasında fark olduğu, satım bedelinin ödendiğinin ispat edilemediği, vekil ...'ın basiretli bir vekil gibi hareket etmeyerek vekalet görevini kötüye kullandığı, davalı ...'nin ise vekilin eşi olması nedeniyle bu durumu bilecek konumda olduğu, bu nedenle iyi niyetli sayılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2022 tarihli ve 2020/846 Esas, 2022/713 Karar sayılı kararıyla; vekaletnamenin harici satış senedinin ifası amacıyla verildiğinin ispat edilmediği, vekaletnamede bu husustan bahsedilmediği, dava konusu taşınmazda davacıya ait payın davalı vekil ... tarafından vekalet görevi kötüye kullanılmak suretiyle el ve iş birliği içerisinde hareket ettiği davalı eşi ....’ye satış suretiyle devredildiği, dava konusu taşınmazın yargılama sırasında ifrazıyla yeni parseller oluştuğu,bir kısım parsellerde kat irtifakı kurulduğu gözetilerek İlk Derece Mahkemesince, yeni mülkiyet durumu esas alınarak tapu iptali ve tescil istemi yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 14.03.2023 tarihli ve 2022/5305 Esas, 2023/1513 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik bulunmadığından, davalılar vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazlarının yerinde görülmediği, ancak Bakırköy 18. Noterliğinin 03.01.2013 tarihli 182 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalı ...'ın vekil tayin edildiği, vekaletnamede davacı tarafından İstanbul ili .... ilçesinde mirasbırakanlarından intikal eden veya edecek taşınmazların intikal işlemleri, intikal eden 517, 703 ada 7 ve 8, 704 ada 9 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını intikalden önce veya sonra dilediği kişiye, dilediği bedelle satmaya, satış bedellerini almaya ilişkin yetki verildiği, vekil ...’ın davacı adına kayıtlı 33/2240 payı 09.12.2015 tarihinde 30.000,00 TL bedelle davalı ...’ye devrettiği, davalı ...’nin dava konusu pay dışında dava dışı 3. kişilerden de aldığı 5249/13440 payı daha olduğu, taşınmazın 17.11.2016 tarihinde imar işlemi ile 410 ada 21 parsel sayılı 615,46 m2 miktarlı arsanın tamamı, 429 ada 11 parsel sayılı 1.104,77 m2 miktarlı arsanın 83/1105 payı, 536 ada 10 parsel sayılı 2.318,63 m2 miktarlı arsanın 469/1159 payı davalı ... adına tescil edildiği, 536 ada 10 ve 429 ada 11 parsel sayılı taşınmazlarda 17.07.2019 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği bir kısım paylarını uhdesinde tutarak her paydaş (davalı dahil) KRC Proje Yapı İnşaat Şirketine devrettiği, 429 ada 11 parsel sayılı taşınmazda davalı adına 83/2210 pay ve 536 ada 10 parsel sayılı taşınmazda 469/2318 pay kaldığı, 04.11.2019 tarihinde kat irtifakına geçilerek 429 ada 11 parsel sayılı taşınmazda A blok 3, B blok 4, 536 ada 10 parsel sayılı taşınmazda A blok 6, 9, 19 ve B blok 3, 8, 12, 16, 19, 20 nolu bağımsız bölümlerin adına tescil edildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle davalının dava konusu 33/2240 pay dışında, davacıdan ve dava dışı 3. kişilerden pay satın aldığı, Mahkemece davalı adına kayıtlı tüm bağımsız bölümlerde dava konu payın(198/13440) iptaline karar verildiği, temlike konu davacı payının arsa ve bağımsız bölümlere hangi oranda yansıdığının denetime elverişli bilirkişi raporu ile tespiti ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesi isabetsiz olduğu belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşımazın gerçek değerinden hayli düşük bir bedelle satıldığı, vekil ...’a yahut davacıya satım bedelinin ödendiğinin ispat edilemediği, vekil ...’ın basiretli bir vekil gibi hareket etmeyerek vekalet görevini kötüye kullandığı, davalı ...’nin ise vekilin eşi olması nedeniyle bu durumu bilebilecek durumda olduğu, bu nedenle iyi niyetli sayılamayacağı, temlike konu davacı payının dava konusu bağımsız bölümlere hangi oranda yansıdığının denetime elverişli bilirkişi ek raporuyla tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının taşınmazdaki payını satmak için davalı ... ile anlaştığını, 10.02.2010 tarihli adi sözleşme ile bu durumu tevsik ettiğini, bu amaçla da davalı ...’ı vekil tayin ettiğini, davacının verdiği vekaletnamede 517 parsel sayılı taşınmazı dilediği kişiye, dilediği bedel ile satma hususunda yetki verdiğini, taraflar arasında düzenlenen adi sözleşmede davacının 517 parseli sattığını ve satış bedelini aldığının belirtildiğini, vekaletnamenin taraflar arasında imzalanan adi sözleşmenin gereğinin yapılması için verildiğinin açık olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 504/1 ve 506. maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 517 parsel sayılı 5.700 m2 miktarlı tarla nitelikli taşınmazın 26.01.1972 tarihinde...mirasçıları adına 7/28 payı eşi ..., 3/28’er payı çocukları davacı ... ile ...,...,...,.. adına tespit ve tescil edildiği, davacının adına kayıtlı 3/28 payını 08.03.2005 tarihinde 32.000,00 TL bedelle davalı ...’ye devrettiği, davacının annesi ...’nin ölümü ile payının çocuklarına intikal ettiği ve davacı ...’nin annesinden gelen 3360/67200 (285m2) payını da 06.02.2008 tarihinde 11.000,00 TL bedelle davalı ...’ye devrettiği, davacının kardeşi ...’in ölümü ile 3/28 payının annesi ve kardeşlerine 04.12.1998 tarihinde intikal ettiği, anne ...’nin ...’ten gelen payının da 26.05.2015 tarihinde çocuklarına intikal ettiği, 21.10.2015 tarihinde iştirakin feshi ile davacı adına 33/2240 payın tescil edildiği, Bakırköy 18. Noterliğinin 03.01.2013 tarihli 182 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalı ...'ın vekil tayin edildiği, vekaletnamede davacı tarafından İstanbul ili .... ilçesinde mirasbırakanlarından intikal eden veya edecek taşınmazların intikal işlemleri, intikal eden 517, 703 ada 7 ve 8, 704 ada 9 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını intikalden önce veya sonra dilediği kişiye, dilediği bedelle satmaya, satış bedellerini almaya ilişkin yetki verildiği, vekil ...’ın davacı adına kayıtlı 33/2240 payı 09.12.2015 tarihinde 30.000,00 TL bedelle davalı ...’ye devrettiği, davalı ...’nin dava konusu pay dışında dava dışı 3. kişilerden de aldığı 5249/13440 payı daha olduğu, taşınmazın 17.11.2016 tarihinde imar işlemi ile 410 ada 21 parsel sayılı 615,46 m2 miktarlı arsanın tamamının, 429 ada 11 parsel sayılı 1.104,77 m2 miktarlı arsanın 83/1105 payının, 536 ada 10 parsel sayılı 2.318,63 m2 miktarlı arsanın 469/1159 payının davalı ... adına tescil edildiği, 536 ada 10 ve 429 ada 11 parsel sayılı taşınmazlarda 17.07.2019 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği her paydaşın (davalı dahil) bir kısım paylarını uhdesinde .... Proje Yapı İnşaat Şirketine devrettiği, 429 ada 11 parsel sayılı taşınmazda davalı adına 83/2210 pay ve 536 ada 10 parsel sayılı taşınmazda 469/2318 pay kaldığı, 04.11.2019 tarihinde kat irtifakına geçilerek 429 ada 11 parsel sayılı taşınmazda A blok 3, B blok 4, 536 ada 10 parsel sayılı taşınmazda A blok 6, 9, 19 ve B blok 3, 8, 12, 16, 19, 20 nolu bağımsız bölümlerin adına tescil edildiği, davalı tarafından sunulan 13.02.2010 tarihli alım-satım anlaşması başlıklı adi yazılı belgede müşteri ... ile mülk sahibi ... arasında 517 parselin 11.000,00 TL bedelle satışının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan
sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 6.061,43 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.