"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/310 E., 2024/811 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Perşembe Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/248 E., 2023/91 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalılara ait Ordu ili, Perşembe ilçesi, Çaytepe Mahallesi 149 ada 29 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 250-350 m2'lik yerin murisleri Kıymet Özdemir'e ait iken 1998 yılındaki kadastro tespitinde davalılar adına tespit edildiğini ileri sürerek anılan taşınmazın 250-350 m2'lik alanın tapu kaydının iptali ile ilgili parselden ayrılarak yeni parsel numarası ile davacılar adına tescilini, şayet iptal-tescil mümkün değilse bu kısmın bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılardan ... cevap dilekçesinde özetle; davanın kadastro öncesi sebebe dayandığından hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Davalılardan ... vekili; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının kesinleşme tarihinin 23.01.1998 olduğu, muris Kıymet Özdemir'in 18.12.2011 tarihinde vefat ettiği, her ne kadar davacı vekilinin Kadastro Müdürlüğüne düzeltme talebinde bulunduğuna ilişkin yazı cevabı dosyaya ibraz edilmiş ise de yazı cevabında talebin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca "Sınırlama Hataları" başlıklı 8. maddenin 4 numaralı "Sınırlama Hatalarına Yönelik yapılacak düzeltmelerde yeni bir parsel oluşturulamaz" maddesi gereği ayırma işlemine ilişkin düzeltme işlemi yapılamayacağının bildirildiği, davanın 22.10.2021 tarihinde açıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin 23.01.2008 tarihinde dolacağı, bu haliyle 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu tarihte muris Kıymet Özdemir'in hayatta olduğu ve usulüne uygun açılmış bir dava da bulunmadığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini, zira taşınmazın önceki halini gösteren krokileri incelemediğini, taşınmazdan doğu karadeniz yolu geçmiş olması sebebiyle kamulaştırma yapılıp yapılmadığı ve yapılmışsa da yolun güney kısmında kalan bir alanın olup olmadığının araştırmadığını, murisin 18.12.2011 tarihinde vefat ettiğini, murisin ölüm tarihine göre 18.12.2021 tarihinden önce 10 yıllık süre geçmeden davayı ikame ettiklerini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki hususları tekrarla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli Ordu ili, Perşembe ilçesi, Çaytepe Mahallesi 149 ada 29 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tespit edildiği, kadastro tespit tutanağının 23.01.1998 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın kadastro öncesi sebeplere dayalı olarak hak düşürücü süre geçtikten sonra 22.10.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması HMK'nın 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve mülkiyet hakkı bulunmayan davacı tarafça artık bu hakka dayalı olarak tazminat isteminde de bulunulamayacağına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.