"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/532 E., 2023/1803 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hendek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/114 E., 2022/583 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; muris ...'nun eşi ...'nun Hendek Noterliğinin 22.05.2007 tarih ve 3769 yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile tüm mal varlığını eşi ...'na bıraktığını, ...'nun vasiyetnameye konu malvarlığı içinde davacının annesinden intikal eden ve davacının da miras hakkı bulunduğu taşınmazlar olduğunu, vasiyetname ile miras haklarının bertaraf edildiğini, ...’nun sağlığında annelerinden gelen miras payını davacıya vereceğini ifade ettiğini belirterek 1348 ada 4, 1348 ada 10, 1348 ada 13, 1358 ada 1, 1358 ada 2, 1359 ada 4, 1359 ada 5, 1359 ada 6, 1359 ada 7, 1364 ada 14 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tesciline, olmadığı takdirde şimdilik 10.000,00 TL'nin yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, aşamada ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil olmuşlardır.
II. CEVAP
Davalılar vekili; ...'nun ölümü üzerine Hendek Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/44 Esas, 2020/14 Karar sayılı dosyası ile ...'na ait vasiyetnamenin açıldığını ve vasiyetname neticesinde ...'nun tüm malvarlığını ...'na bıraktığının tespit edildiğini, ...’nun 02.05.2020 tarihinde öldüğünü ve vasiyetnamenin tenfizi işlemlerini tamamlayamadığını, ...'nun mirasçıları olarak geride davalıların kaldığını, vasiyetnamenin iptali için bir dava açılmadığını, davacı tarafın, kardeşi ...'nun ölümünden önce dava açmadığını, akabinde vasiyetinin açıklanmasından sonra bu iddia ile ortaya çıkmasının kötü niyetli ve haksız olduğunu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; taşınmazların kök muris ... tarafından bağış suretiyle devredildiği gözetildiğinde dava konusu taşınmaz yönünden muris muvazaası nedenine dayalı tapu iptali ve tescil kararı verilmesinin yerinde olmayacağı, irade sakatlığından bahsedilmeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararıyla; 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanabilmesi için muris tarafından devredilen taşınmaza ilişkin işlemin ya satış ya da ölünceye kadar bakım akdi şeklinde yapılması gerektiği, davaya konu taşınmazların geldisinin eski 250 parsel olduğu, taşınmazın tamamı muris ... adına kayıtlı iken, Hendek Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/11 Esas, 1994/572 Karar sayılı dosyasında bulunan hibe senedinden anlaşıldığı üzere, murisin iş bu taşınmazı 22.01.1962 tarihli işlemle oğlu ...'na hibe ettiği anlaşıldığından davacının muris muvazaası nedenine dayalı davasının dinlenemeyeceği gerekçesi ile dahili davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Dahili davacılar vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaları tekrar ederek ve muris Ayşe’nin tüm malvarlığını birlikte yaşadığı oğlu ...’a bedelsiz devrettiğini, diğer erkek kardeşlerin haklarını aldıklarını ancak davacıya miras hakkının verilmediğini, tanıkların da bu hususu açıkça ifade ettiklerini, davanın süresinde açıldığını, davacının annesinden kendisine intikal etmesi gereken taşınmazlardan hakkını alamadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, murisin gerçek iradesinin araştırılmadığını, kredi ile alınan ve yıllarca bu kredinin ödenmesine olanak sağlayan, 9 yaşından beri annesiyle bu kredileri ödemek için çalışan davacının dava konusu taşınmazlarda miras payı bulunduğunu, ...’nun mal kaçırmak amacı ile tüm malvarlığını eşine vasiyetname ile bıraktığını, vasiyetnamenin gerek şekil şartları, gerekse ...’nun 66 yaşında olması sebebiyle akli melekeleriyle ilgili çelişkilerin olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Muris ...’nun 15.04.1990 tarihinde öldüğü, geride kızı olan davacı, oğlu olan ...’ın eşi Nebiye ile dava dışı diğer mirasçıların kaldığı, murisin dava konusu taşınmazın geldisi olan 250 parsel sayılı taşınmazını 22.01.1962 tarih, 48 numaralı akit ile oğlu ...’a bağış suretiyle temlik ettiği, taşınmazların ifraz ve 22/a uygulaması sonucu dava konusu taşınmazlara gittiği, daha sonra ...’ın dava konusu taşınmazları Hendek Noterliğinin 22.05.2007 tarih ve 3769 yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile davalıların murisi olan eşi ...'na vasiyet ettiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dahili davacılar vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Dahili davacılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, fazla yatan harcın talep halinde ilgilisine iadesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.