Logo

11. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/100 Esas, 2024/401 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/142 E., 2021/397 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 09, 35, 36, 42. sınıflarda tescil edilmek üzere 2020/70837 sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusu yaptığını, başvurularının Markalar Dairesi Başkanlığınca 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-b ve 5/1-c maddeleri uyarınca kısmen reddedildiğini, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından müvekkilinin bu karara itirazlarının da reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin 2013 yılından itibaren kripto para borsası hizmetleri için yazılım, aplikasyon, kurulum ve altyapı hizmeti veren ve müşterileri için kripto para alım satım platformları oluşturan bir şirket olduğunu, Türkiye’nin ilk ve dünyanın da dördüncü kripto para alım satım platformu olan BtcTurk’ün de tüm yazılım altyapısı ve işleyişinin mimarı olan müvekkilinin müşterilerine ... markası altında mal ve hizmet sunduğunu, müvekkiline ait markanın tanımlayıcı olmadığını, ayırt ediciliği haiz bir marka olduğunu, ana dili İngilizce olan birçok ülkede "..." ibaresini içeren birçok tescil bulunduğunu, bu ülkelerde markanın ayırt edicilikten yoksun ya da tanımlayıcı olarak değerlendirilmediğini, müvekkiline ait markanın hem tescil talebinde bulunulan mal ve hizmetler hem de hitap edilen tüketici kitlesi bakımından ayırt edici olduğunu, TÜRKPATENT nezdinde "..." ve "..." ibaresini içeren çok sayıda marka kaydı bulunduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2021-M-1809 sayılı kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvurunun, başvuru kapsamında yer alan mallar ve hizmetler bakımından herhangi bir ayırt ediciliğinin bulunmadığını, SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c hükmü anlamında tescil engelinin oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın beyaz zemin üzerine siyah renk ile yazılan "..." ve "..." ibareleri ile "..." ibaresinin üst kısmında, logodaki ibarelere oranla oldukça geri planda yer alan bir şekil unsurundan oluşturulduğu, İngilizce olan "..." ibaresinin, Türkçe’de "...., ..., Ticaret Adamı, ..." gibi anlamları taşıdığı, "..." ibaresinin ise Bitcoin ibaresinin kısaltması olarak kullanıldığı, dava konusu başvurunun SMK'nın 5/1-b-c hükümleri uyarınca gerek soyut gerekse de somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı, başvuru konusu ibareye ayırt edicilik kazandırıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, başvuruda ayrıca yer verilen şekil unsurunun ayırt ediciliğe katkısının olmadığı, "..." ibaresinin, bitcoin yatırımcısı, bitcoin alım satımı yapan kişi olarak algılanacağı gibi piyasada da bu anlamı ile yaygın kullanımının bulunduğu, dolayısıyla dava konusu başvurunun, kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden marka algısı yaratmayacağı, öte yandan bu ibarenin tanımlayıcı nitelik de taşıdığı, SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c hükmü koşullarının somut olayda bulunduğu, başvuru tarihinden önce başvuru konusu ibareye kullanımla ayırt edicilik kazandırıldığının da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

***