Logo

11. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tescilli, tanınmış "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının kendi adına tescilli "... ÖZEL SERVİS" markasının müvekkilinin markaları ile iltibas yaratacak nitelikte benzer, davalı marka tescilinin ise kötüniyetli olduğunu, davalı kullanımlarının aynı zamanda müvekkili marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalı adına tescilli "... ÖZEL SERVİS" markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkini ile davalı eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalıya ait alan adının iptali ile sicilden terkinine, davalıya ait sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine, "..." markası bulunan ambalaj, ilân, reklam, broşür, afiş, tabela vs. diğer unsurların basılı evrak, fatura ve benzeri her tür ticari evraka el konulmasına ve imhasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunmadığını, davacı iddialarının haksız ve dayanaksız olduğunu, marka tecavüzü teşkil eden bir eylem olmadığını, müvekkilinin davacı şirket markalı araçlara özel oto tamir servisi olarak hizmeti vermesinin haksız rekabet teşkil eden bir yönü bulunmadığını, söz konusu durumun bir ticari işbirliği olarak kabul edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ana sözleşmesinde belirtilen konularda faaliyet gösterdiğini, müvekkili firma tarafından açıkça “özel servis” olduğu hususunun belirtildiğini, müvekkili firmanın yetkili firma izlenimi yaratmadığını, müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği işletmesinin yetki belgesi bulunduğunu, söz konusu yetkiye rağmen müvekkili firmanın hiçbir platformda “yetkili servis” ibaresini kullanmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taraf marka işaretlerinin benzer olmadığı, benzer olmayan markalar arasında karıştırılma ihtimali olmayacağından hükümsüzlük koşullarının bulunmadığı, davalının internet sitesinde ve servis tabelası üzerinde "..." markası ve ... tek başına kendi adına tescilli markasından uzaklaşacak şekilde kullandığının tespit edildiği, otomobil bakım ve tamir hizmeti veren firmaların araç markasının logosunun hakim unsur olarak kullanılmasının hukuka aykırı bir kullanım olduğu, davalı kullanımlarında " ..." markasının büyük şekilde hakim unsur olarak yazılıp kullanıldığı, bu hali ile davalı şirketin davacı şirketin yetkili servisiymiş izlenimi uyandırdığı, davalının adına tescilli markası ile ""..." ibaresini birlikte kullanıldığı kısımlarda ise "..." marka ve ... hakim unsur olarak kullanıldığının belirlendiği, davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve eylemlerinin aynı zamanda davacı markasının tanınmışlığından faydalanmaya yönelik yetkili servisi izlenimi uyandıracak şekilde haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğundan haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle hükümsüzlük talebi yönünden davanın reddine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yönünden davanın kısmen ile; davalının "..." markasını tek başına veya hakim unsur olarak veya "... özel servisi" ve "... servisi" kullanmasının davacının "..." markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalı tarafından tek başına veya hakim unsuru olarak "..." markasının kullanıldığı kart vizitler, ambalajlar, ilan, reklam broşürü, kataloğ. tabela vs. her türlü ticari emtia ve malzemeye el konulmasına, karar kesinleştiğinde imhasına, davalının "..." markasını tek başına veya hakim unsuru olarak veya "... Özel Servisi" ve "... Servisi" şeklinde kullanmasının her türlü internet ve sosyal medya ortamında yasaklanmasına, davalının "www.instagram.com.volvoservisi=end" uzantılı İnstagram hesabına erişimin engellenmesine, "davalının ..." alan adının iptaline yönelik talebin reddine, sair taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, dava konusu taraf markalarının iltibasa neden olacak nitelikte benzer olduğu iddiasına dayanan marka hükümsüzlüğü ve davalı kullanımlarının davacı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği iddiasına dayanan marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi istemlerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Davacı vekili davasında, davalı adına tescilli markanın, müvekkilinin markaları ile iltibas yaratacak nitelikte benzer olduğu, davalı kullanımlarının ise müvekkili adına tescilli hem "..." ibareli, hem de "...+şekil" ibareleri markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmüştür. Davacı vekili davalının müvekkilinin şekil markaları üzerinde tahrifat yapılmış halleri olduğunu iddia eden davalı kullanımlarına ilişkin delillerini dosyaya sunmuş, ancak dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ve verilen mahkeme kararlarında davacının şekil markası yönünden davalı kullanımları değerlendirilmemiş, davalının şekil ve logo kullanımlarına ilişkin herhangi bir hükme varılmamıştır. O halde İlk Derece Mahkemesince dosyanın ek rapor aldırılmak üzere bilirkişilere tevdi ile davalının şekil ve logo kullanımlarının, davacının dava konusu şekil markalarına tecavüz oluşturup oluşturmadığının tespiti ile varılacak sonuca göre bu yönden de hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme sonucu içerik yönünden eksik karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***