Logo

11. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi (İlk Derece sıfatıyla)

SAYISI : 2024/2 Esas, 2024/3 Karar

HÜKÜM : Ret

Bölge Adliye Mahkemesi (İlk Derece sıfatıyla) kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz

şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne

karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler

incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in davalı şirket ... Gaz Armatürleri Tic. A.Ş.'de çalışması sırasında geliştirdiği buluşun, davalı tarafça Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2006/00048 sayılı patent başvurusuna konu edilmesi ve tescilinin alınması, bu patent üzerinden uzun yıllardır süregelen şekilde kazanç elde etmesi, ancak müvekkiline buluştan kaynaklı bedel hakkının ödenmemesi sebepleriyle tahkim kararının iptalini talep ettiklerini, iptalini talep ettikleri tahkim kararının pek çok yönden kamu düzenine aykırılık barındırdığını, tahkim kararının, yürütülen tahkim yargılamasındaki tüm deliller, uzman görüşleri ve taraf beyanlarına aykırı bir şekilde, mevzuattaki boşluğa ve ilgili hususta içtihat da bulunmamasına karşın müvekkilinin bedel hakkı alacağının zamanaşımına uğradığı şeklindeki görüşle davalarının reddi yönünde verildiğini, özellikle tahkim kararının mevzuata, içtihada, doktrinsel görüşe, yahut mehaz kanuna dayandırılmamış olduğunu, seri tahkim yoluyla uyuşmazlığın görülmüş olması nedeniyle kararın tek bir hakem tarafından verilmiş olmasının, çalışan buluşlarında bedel hakkı taleplerinin zorunlu tahkim yoluyla çözüleceğinin kanunen öngörülmüş olması nedeniyle ilgili taleplerini inceleyecek tek mercinin hakemlik olmasının, tahkim kararlarına karşı iptal davası dışında kanun yolunun öngörülmemiş olmasının, bu bakımdan tek hakem dışında dosya kapsamının incelenmesinin mümkün olmamasının, tahkim süresi aşılarak kararı verilmesinin, patent hukukundan kaynaklanan ve işçilik alacakları ile benzer nitelikteki bedel hakkı alacak taleplerinin, tek bir hakem tarafından karara bağlanarak doğrudan zamanaşımı sebebiyle ret kararı verilmesinin, bu alanda zamanaşımı hususunda verilmiş başkaca emsal karar da bulunmadığından buluş hakkı sahiplerinin haklarını talep için hukuki yollara başvurmalarına engel teşkil edebilecek olmasının, patent hukukundan kaynaklı davalarının, patent hukukunun kamu düzenine ilişkin yönünün de mevcut olması dikkate alınarak iptal davası incelemesi ile kabulü gerektiğini, tahkim yargılaması sırasında davalı ticari kayıtları, patentin kullanıldığı üründen son 10 yılda yaklaşık 58.000.000,00 USD gelir elde edildiğinin ortaya çıkması ve davalının maliyeden patent ile ilgili teşvik alması, halihazırda gelir elde edilmeye devam edilmesi durumları değerlendirildiğinde, müvekkilin haklılığının açık olduğunu, yüksek mühendis olan müvekkilinin, davalı şirkette çalışmaya başladıktan kısa süre sonra yeni buluşlar geliştirmeye başladığını, davalı şirketin tek bir patent başvurusu dahi yokken müvekkilinin buluşları ile davalı şirketin 160'a yakın patentin TÜRKPATENT nezdinde sahibi olduğunu, bu patentler arasında olan dava konusu patentten de davalı şirketin çok ciddi gelir elde ettiğini ve hala da gelir elde etmeye devam ettiği bir buluş olduğunu, müvekkilinin, bu buluşu geliştirmesi ve akabinde 160'a yakın başka buluşu geliştirerek davalı şirketin ve bağlı şirketi ...'ın patent sahibi olmasını sağladığını, 2021 yılında iş akdinin haksız feshine kadar davalı ve davalının bağlı şirketi ... nezdinde çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin, bu haksız fesih tarihine kadar esasen, şifahi olarak davalı şirketten patente ilişkin bedel hakkı taleplerinde bulunmuşsa da, halen ilgili şirkette çalışıyor olması, taleplerinin karşılanacağının şifahi olarak kendisine bildirilmesi gibi nedenlerle herhangi bir hukuki yola başvuramadığını, takdir edileceği üzere, halihazırda çalışmakta olduğu şirkete karşı bir işçinin bedel hakkı alacağına istinaden dava açmasının beklenmesinin, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ancak Hakemlikçe müvekkilinin alacağının, davalının patent başvuru tarihinde tam hak talebinde bulunduğunun kabulü ile patent başvuru tarihi olan 05.01.2006 tarihinde muaccel olduğu, bu tarihten itibaren ise buna ilişkin özel hüküm düzenlenmediğinden genel alacak zamanaşımı süresi olan 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanarak 05.01.2016 tarihinde zamanaşımına uğradığı yönünde karar verildiğini, öncelikle bu tarihlerde müvekkilinin, halen davalı ve bağlı şirketi nezdinde çalışmasını sürdürdüğünü, bir işçinin çalışmakta olduğu şirkete karşı dava açmasının beklenmesinin makul olmadığını, taraflar arasında bu buluşa ilişkin anlaşma da mevcut olmadığından ödemelerin her yıl yeniden hesaplanarak yıllık olarak ödeneceğinin anlaşıldığını, hakemlikçe yapılan hukuki değerlendirmenin kabul edilebilir olmadığını iddia ederek İstanbul Tahkim Merkezinin 2023/DA-790 sayılı dosyasında verilmiş 02.05.2024 tarihli nihai kararın iptaline, yapılacak yargılama ile müvekkilinin bedel hakkına ilişkin taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; iptal davasına konu olan hakem kararının esas itibarıyla esasa girilerek zamanaşımı def'inin haklı olup olmadığı noktasında toplandığını, zamanaşımı def'i yerinde görülerek davanın reddine karar verildiğini, hakem kararının zamanaşımına ilişkin tespit ve değerlendirmesinin huzurdaki iptal davasında incelenemeyeceğinin açık olduğunu, iptal davasına konu olan davanın esasen zamanaşımından dolayı reddedildiğini, zamanaşımı defi’nin de esasa ilişkin olduğunu ve kamu düzeni ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını savunarak İstanbul Tahkim Merkezinin 2023/DA-790 sayılı dosyasında verilmiş 02.05.2024 tarihli nihai kararın aynen onanmasına ve iptal başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, asıl karar ile tavzih kararının davacıya tebliğ tarihini gösteren bir belge dosya içinde tespit edilememişse de, karar tarihinden itibaren bir aylık yasal süre dolmadan 31.05.2024 tarihinde iptal davasının açıldığı, davacı tarafın 25.07.2023 tarihinde Tahkim Merkezi'ne başvurduğu, tarafların hakemin Tahkim Merkezi tarafından seçilmesini ve seri tahkim usulünün uygulanmasını kabul ettikleri, İSTAC Tahkim Divanı tarafından 06.10.2023 tarihinde hakem olarak Doç. Dr. ...’nun seçildiği, tarafların seçilen hakeme itiraz etmedikleri, hakemin 06.10.2023 tarihinde görevi kabul ettiği, 10.10.2023 tarihinde dosyayı teslim aldığı, kararın 02.05.2024 tarihinde verildiği, karar tarihine kadar seri tahkim usulündeki üç aylık sürenin geçtiği, ancak hakem dosyası içinde mevcut davacı vekili ve davalı vekilinin hakeme gönderdikleri 07.03.2024 ve 08.03.2024 tarihli e-mailler ile hakemin talebi üzerine tahkim süresinin 07.05.2024 tarihine kadar uzatılmasına muvafakat ettikleri, yasal süre içerisinde kararın verildiği, hakem kararının iptaline ilişkin hükümlerin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 439 uncu maddesinde sınırlı olarak düzenlendiği, hakemin esasa ilişkin değerlendirmeleri yönünden Mahkemenin bir denetleme yapmasının mümkün olmadığı gibi davalı tarafça süresinde zamanaşımı itirazında bulunulduğu, zamanaşımı nedeniyle talebin reddedildiği ve zamanaşımının kamu düzeniyle ilgisi bulunmadığı, somut olayda hakem kararında kamu düzenine aykırılık tespit edilemediği, davacı, talep edilen alacağın işçilik haklarından olduğu ve bedel hakkı alacağının patentin koruma süresi boyunca her gün doğan ve muacceliyeti başlayan bir alacak türü olması nedeniyle zamanaşımının söz konusu olmadığı ve kararın kamu düzenine aykırılık oluşturduğunu ileri sürmüş ise de, bu hususun incelenmesinin hakem kararının esasının denetlenmesi ve yerindelik denetimi anlamına geleceğinden bu yöndeki iddialarının yerinde görülmediği, hakem yargılaması sürecinde taraflar arasındaki eşitliğin gözetildiği, tarafların iddia ve savunma haklarının kısıtlanmadığı, usuli hükümlere riayet edildiği, hakem kararının yeterli gerekçeyi içerdiği, iptal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, hakem kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 439 uncu maddesi.

3. Değerlendirme

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

V. SONUÇ: Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***