Logo

11. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/143 Esas, 2023/1484 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2019/782 E., 2021/1046 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından icra takibine konu edilen bononun müvekkillerince teminat olarak davalıya verildiğini, bononun teminat amacıyla verildiğinin senedin arkasında yazılı olduğunu, ancak taraflar arasında mutabakata varılan ve takibe konu teminat senedinin de arkasına yazılan anlaşmanın temel/kurucu şartının yerine gelmemiş olduğunu, senedin bedelsiz kaldığını ileri sürerek Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü'nün 2019/17824 E. Sayılı dosyasına konu 300.000,00 TL tutarlı bonodan dolayı davacıların borçlu olmadıklarının tespitine, takibinin iptaline, kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, bir senedin teminat senedi olarak kabulü için senet üzerinde sadece teminat senedi ibaresinin yer almasının yeterli olmadığını, davacının teminat senedi iddiasını kanıtlaması gerektiğini, senedin arka kısmından hiçbir şey anlaşılamadığını, neyin teminatı olduğunun açıkça belirtilmediğini, davacının mutabakata varıldığını iddia ettiği hususların kabul edilmediğini, var ise belirtilen şartın gerçekleşmiş olduğunu savunarak davanın reddi ile davacıların tazminata mahkum edilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, davaya konu teminat senedinin hangi hukuki ilişkinin ve hangi şartın teminatı olarak düzenlendiğinin senedin arka yüzünde açıkça yazılı olduğu, davalı alacaklının senede dayalı olarak talepte bulunabilmesi için senet arkasında yazılı olan şartın gerçekleşmiş olmasının gerektiği, ancak Kültür ve Turizm Bakanlığına yazılan müzekkere cevabında belirtilen şartın gerçekleşmediği ve davalı tarafın yetkilisi bulunduğu şirket adına tahsis yapılmadığının belirtildiği, senet arkasında teminat amacı ile verildiği ve teminatın hangi amaçla verildiği açıkça yazılı olduğu ve dosya kapsamı ile teminat amacının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, icra takibe konu bonodan dolayı davacıların davalı tarafa borçlu olmadıklarının tespitine, icra takibinin iptaline, kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, derdestlik itirazına konu dosyanın arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığı gerekçesi ile usulden reddedildiği ve kararın 04.02.2020'de kesinleştiği, bu nedenle derdestlik şartının gerçekleşmediği, dava konusu senette nakden kaydı mevcut olup davacı senedin teminat senedi olduğunu iddia ettiğinden iddiasını ispatla yükümlü olduğu, bononun arka yüzünde; "İş bu senet teminat senedi olup ... 5 nolu parselden 15.000,- m2 arsayı kullanımının ... Turizm Anonim Şirketi tahsis edilmesi Ordu Yatırım adına imzalanmıştır. Taahhüt yerine gelmezse işleme konulacaktır." ibaresinin yer aldığı, 5 özel parsel numaralı taşınmazın 12.03.2018 tarihinde ... Yatırım Tur... Şti'ye teslim edildiği, davalının yetkilisi olduğu şirketin ön izinlerinin ise iptal edildiği, davacıların bonoda asıl borçlu olarak yer aldıkları, davalının istinaf dilekçesinde tahsis işleminin dava dışı ORBEL şirketine yapıldığını beyan ettiği dikkate alındığında teminatın dayanağı hükümsüz kaldığından mahkemece menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği, davalının takipte kötüniyetli olduğunun sabit olmadığı dikkate alındığında davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, icra takibine konu bononun teminat senedi olduğu iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden edenlere yükletilmesine, 19.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

***