Logo

11. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI :2024/138 Esas, 2024/848 Karar

HÜKÜM :Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ :Siirt 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)

SAYISI :2023/26 E., 2023/146 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı bankanın Siirt şubesi arasında 06.08.2014 ve 28.11.2017 tarihli genel kredi sözleşmeleri akdedildiğini, müvekkili firma tarafından ilgili kredilerin birden fazla kez yapılandırması yoluna gidildiğini, davalı banka tarafından müvekili aleyhine icra takibi başlatılmasından sonra bilgileri verilen kredi borçlarının haricen ödenerek icra dosyalarının kapatıldığını, müvekili ile davalı arasında imzalanan kredi sözleşmelerinde davalı tarafın büyük oranda faiz uyguladığını, sözleşmelerde taraflara yüklenen edimler arasında aşırı dengesizlik bulunduğunu, müvekkilinin kredi çektiği dönemde müzayaka halinde olmasından kaynaklanarak davalının ağır sözleşme şartlarını müvekkiline kabul ettirdiğini, müvekkilinin sözleşme içeriğine müdahale edemediğini, ekonomik açıdan güçlü olan banka ile krediye ihtiyaç duyan müşterisi arasında serbest ve karşılıklı iradeler ile sözleşmenin imzalandığının söylenemeyeceğini, müvekkilinin zorda kalma halinden faydalanarak imzalanan sözleşmelerin hem 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesinde düzenlenen dürüst davranma kuralına hem de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 28 inci maddesinde düzenlenen aşırı yararlanma kuralına aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 2014-2022 dönemleri arası faiz adı altında tahsil edilen 1.000,00 TL'nin iadesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili banka ile davacı arasında genel kredi sözleşmeleri akdedildiğini, bu sözleşmeler kapsamında davacı firmaya krediler kullandırıldığını ve bankacılık hizmetleri verildiğini, bu kredilerin kapsamında birden fazla taksitli kredi, rotatif kredi, teminat mektuplarının davacı tarafa kullandırıldığını, davacı firmanın müvekkili bankadaki tüm risklerinin faiz indirimi yapılmak suretiyle tasfiye olduğunu, müvekkilinin toplamda 600.046,56 TL faiz indirimi yaparak alacaklarını davacı taraftan tahsil ettiğini, davacının iddia ettiği üzere fazla ve fahiş miktarda faiz ödemesinin söz konusu olmadığını, bunun aksine faiz indiriminin yapıldığını, ödemelerin yapılması esnasında davacı taraf ile faiz indirimine ilişkin protokol imzalandığını, müvekili bankanın uyguladığı faiz oranlarına ilişkin genelgelerin cevap dilekçesi ekinde sunulmakta olduğunu ve kredilere fiilen uygulanan faiz oranları ile genelgelerdeki oranların aynı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının müzayaka halinde olduğuna ilişkin dosya kapsamında bir delil bulunmadığı, faiz oranları noktasında davalı bankanın sunmuş olduğu genelgelerde belirtilen oranlardan daha düşük oranda faiz uygulandığı, davacının tüzel kişi tacir olduğu, iş ve işlemlerinde basiretli tacir gibi davranması gerektiği, düzenlenen sözleşmelerde geri ödemelerin öngörülebilir nitelikte olduğu, davacının müzayaka halinde olduğuna ilişkin bir delil sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri gereğince alınan kredi alacaklarına fahiş faiz uygulandığı iddiasıyla açılan alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6098 sayılı Kanun'un 20, 28, 88 ve 120 nci maddeleri.

3.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 8 ve 9 uncu maddeleri.

3.Değerlendirme

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

***